Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Antalya C. Başsavcılığı'nın 26/12/2018 tarihli iddianamesi ile sanığın Özel Belgede Sahtecilik ve Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçlarından TCK'nın 155/2, 207/1, 53/1. Maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 06/05/2019 tarih ve 2019/22 Esas - 2019/486 Karar sayılı kararı ile sanığın Özel Belgede Sahtecilik ve Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçlarından mahkumiyetine dair karar verilmiştir.
Katılan şirket vekili süresi içinde hükümleri istinaf etmiştir.
Davanın yeniden görülmesi şartları oluştuğundan dairemizce duruşma açılmasına karar verilmiştir.
İddia makamının esas hakkındaki mütalaasında: "Sanık ........'ın ........ Tic. A.Ş. İsimli şirketin Antalya şubesi eski müdürü olduğu, sanığın şirket müşterisi olan ........'e 27/11/2015 tarihinde 15.000 tl bedelle ikinci el ........ kırıcı sattığı, satışa ilişkin tanzim ettiği 744554 sıra nolu faturada satış bedelini 11.800 tl olarak gösterdiği ve 3.200 TL parayı şirket hesabına göndermediği, ayrıca ........ isimli şirket müşterisine 15/12/2015 tarihinde ........ model mini eskavatörü 30.000 TL bedel karşılığında sattığı, müşteriden parayı nakit olarak aldığı, almış olduğu paranın 5.000 TL.sini şirket hesabına yatırdığı, 15/12/2015 tarihli 1488 nolu tahsilat makbuzunun müşteriye verilen birinci nüshasına tahsilat miktarını 30.000 TL, kalan nüshaya 5.000 TL yazdığı, kalan 25.000 TL.yi şirket hesabına yatırmadığı ve bu şekilde üzerine atılı özel belgede sahtecilik ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarını işlediği;
Elde edilen haksız menfaatin miktarı ve zararın giderilmemiş olması hususları gözetilerek TCK’nın 3/1 ve 61 maddeleri uyarınca alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Zincirleme suç hükümlerinin tatbiki gerektiğinin nazara alınmaması,
Kısa kararda yargılama giderlerinin ayrıntılı olarak belirtilmemiş olması ve sanığın sabıka kaydında yer alan HAGB hükümleriyle ilgili merciine ihbarlarda bulunulmaması usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatiyle;
Katılan ........ A.Ş vekili Av. ........’in istinaf talebinin kabulüyle, Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/05/2019 tarih, 2019/22 Esas ve 2019/486 Karar sayılı kararının yekünen ORTADAN KALDIRILMASINA,
Sanığın sabit olan ve eylemine uyan TCK 207/1, 43/1, 53, 155/2, 43/1, 53 maddeleri uyarınca elde edilen haksız menfaatin miktarı ve zararın da giderilmemiş olması hususları gözetilerek alt sınırdan bir hayli uzaklaşılmak suretiyle CEZALANDIRILMASINA,
Dair, karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur " demiştir.
Sanık ........Dairemiz huzurunda alınan savunmasında: "Önceki savunmalarım doğrudur, aynen tekrar ederim. Ekleyeceğim ya da çıkaracağım bir husus yoktur. " demiştir.
Dairemizce Sanığa hakkında Özel Belgede Sahtecilik ve Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçlarına ilişkin hakkında TCK'nın 43/1. Maddesinin uygulanması ihtimaline binaen CMK'nın 226. Maddesi gereğince ek savunma hakkı verilmiş ve sanık önceki savunmalarını ek savunması olarak tekrar etmiştir.
Sanık ........ ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında: "Ben üzerime atılı suçlamayı anladım. Olay tarihinde ben ........ isimli iş yerinde çalıştığım doğrudur, satmış olduğum kırıcı makinesine ait 30.000 TL'lik tutarın 25.000 TL'sini haftasonu olduğu için ben parayı elimde tutmamak için banka hesabıma yatırdım. Sonra hesaplarımda icra ve bloke olduğu için bu para blokelendi, sonrasında durum ortaya çıkınca para da icra borçlarına gitmiş oldu. Ben sonrasında şirketle görüşerek durumu onlara da anlattım ve onlara borcuma karşılık 28.000 TL senet verdim. Ancak söz konusu senedi ödeyemedim. Daha sonra çalıştığım iş yerlerinde de maaşıma haciz kondu. Ben söz konusu parayı mal edinmek için hesabıma yatırmadım ancak borçlarım sebebi ile böyle bir durum yaşandı. Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, beraatimi talep ederim. " demiştir.
Katılan şirket vekili dairemizde alınan beyanında: "İstinaf dilekçemizi tekrar ederiz. Sanığın savunmasındaki aleyhe olan hususları kabul etmiyoruz. Zararımız bu aşamaya kadar giderilmemiştir. Sanığın cezalandırılmasını ve atılı suçlardan pişmanlık göstermemesi dolayısıyla ağır bir şekilde cezalandırılmasını talep ediyoruz" demiştir.
Katılan şirket vekili ilk derece mahkemesinde alınan beyanında: "Sanık çalıştığı dönemde tamamen suç işleme kastı ile müvekkil şirkete karşı atılı suçu işlediği kanaatindeyiz, sanık kendini suçtan kurtarma amaçlı beyanda bulunmaktadır, sanıktan şikayetçiyiz, davaya katılmak istiyoruz sanık atılı suçlardan cezalandırılmasını talep ederiz," demiştir.
Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı dosyada mevcuttur.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama, Dairemizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ........'ın atılı suç tarihlerinde katılan ........ San. Tic. A.Ş. isimli şirketin Antalya Şubesi müdürü olduğu, sanığın şirket müşterisi olan ........'e 27/11/2015 tarihinde, sanığın da kabulünde olduğu üzere 15.000 TL bedelle ikinci el ........ kırıcı ve aksesuarlarını sattığı, satışa ilişkin tanzim ettiği 744554 sıra nolu faturada satış bedelini 11.800 TL olarak gösterdiği ve aradaki bedeli uhdesine alarak şirket hesabına aktarmadığı, yine ........ isimli şirket müşterisine 15/12/2015 tarihinde ........ model mini yükleyiciyi 30.000 TL bedel karşılığında sattığı, müşteriden parayı nakit olarak aldığı, almış olduğu paranın 5.000 TL'sini şirket hesabına yatırdığı, 5/12/2015 tarihli 1488 nolu tahsilat makbuzunun müşteriye verilen birinci nüshasına tahsilat miktarını 30.000 TL, şirkette kalan makbuz nüshasına ise 5.000 TL yazdığı, kalan 25.000 TL'yi uhdesine alarak şirket hesabına yatırmadığı ve bu suretle atılı suçları işlediği yolunda katılan tarafça sunulan fatura ve makbuz suretleri, soruşturma aşamasında dinlenen tanıklar ........ ve ........'ün beyanları, sanığın tevil yollu ikrar içeren savunmaları ve tüm dosya kapsamından tam bir vicdani kanaate ulaşılmış olup, ilk derece mahkemesinin sanığın üzerine atılı her iki suçtan da mahkumiyetine dair kabulünde yasaya aykırılık bulunmadığı ancak meydana gelen zarar miktarı, sanığın suç kastının yoğunluğu gibi hususlar göz önüne alındığında, sanık hakkında Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçundan hapis ve adli para cezası uygulamasında alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerektiğinin, Özel Belgede Sahtecilik suçundan ceza tayini yapılırken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, sanık katılan tarafa karşı her iki eylemi de farklı zamanlarda birden fazla kez işlediği halde verilen cezalarda TCK'nın 43/1.maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri uyarınca arttırım yapılmamış olması, ayrıca sanık hakkında daha önce verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması ilamlarının bulunması, dosyaya yansıyan suç işlemeye eğilimli kişiliği göz önüne alındığında bir daha suç işlemekten çekineceği yönünde olumlu vicdani kanaat oluşmamasına rağmen hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezaların TCK'nın 51.maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiş olması yasaya aykırı bulunduğundan, ilk derece mahkemesinin atılı her iki suçtan kurmuş olduğu hükümler kaldırılmış, Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçunun Özel Belgede Sahtecilik suçu ile birlikte işlenmiş olması nedeniyle uzlaşma işlemi yaptırılmasına yer olmadığı anlaşılmış ve Dairemizce aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda anlatılan nedenlerle;
A) Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin06/05/2019 tarih, 2019/22 Esas, 2019/486 Karar sayılı kararı ile kurulan hükümlerin Ceza Muhakemesi Kanununun 280. Maddesinin 2. Fıkrası uyarınca KALDIRILMASINA,
B) 1-Sanık ........'ın üzerine atılı katılan ........ Sanayi ve Tic. A.Ş.'ye karşı Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçunu işlediği anlaşıldığından eylemine uyan 5237 Sayılı TCK’nın 155/2 Maddesi gereğince suçun işleniş şekli, elde edilen menfaat miktarı gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini ile takdiren ve teşdiden 2 YIL HAPİS ve 600 TAM GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA
2-Sanığın üzerine atılı suçu aynı kasıt altında farklı zaman dilimlerinde zincirleme şekilde işlediği anlaşıldığından verilen cezada TCK'nın 43/1 Maddesi gereğince eylemin tekrarlanma sayısı gözetilerek takdiren 1/4 oranında artırım yapılmasına ve sanığın 2 YIL 6 AY HAPİS ve 750 TAM GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA
3-Sanığın kaçamaklı da olsa suçunu ikrarı, mahkemeye karşı saygılı tutumu lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek verilen cezada TCK.nın 62.Maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına ve sanığın 2 YIL 1 AY HAPİS ve 625 TAM GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Sanığa verilen 625 Tam Gün Karşılığı Adli para cezasının sanığın sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak TCK'nın 52/2 Maddesi gereğince günlüğü takdiren 20 TL'den paraya çevrilerek sanığın 12.500 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Adli para cezasının kesinleşmesinden itibaren TCK'nun 52/4 Maddesi gereğince 1'er aylık aralıklarla 24 Eşit takside bağlanmasına, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsiline,
Adli para cezasının ödenmemesi halinde 6545 Sayılı Kanunun 81. maddesi ile değişik 5275 Sayılı Yasanın 106/3 Maddesinin uygulanacağının TCK'nun 52/4 Maddesi gereği sanığa ihtarına, (Sanığa gerekli açıklama yapıldı)
5-Sanık hakkında TCK'nın 53.Maddesinin tatbikine, infaz sırasında Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gözetilmesine,
C) 1-Sanık ........'ın üzerine atılı katılan ........ Sanayi ve Tic. A.Ş.'ye karşı Özel Belgede Sahtecilik suçunu işlediği anlaşıldığından eylemine uyan 5237 Sayılı TCK’nın 207/1 Maddesi gereğince suçun işleniş şekli, meydana gelen zarar miktarı gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini ile takdiren ve teşdiden 1 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA
2-Sanığın üzerine atılı suçu aynı kasıt altında farklı zaman dilimlerinde zincirleme şekilde işlediği anlaşıldığından verilen cezada TCK'nın 43/1 Maddesi gereğince eylemin tekrarlanma sayısı gözetilerek takdiren 1/4 oranında artırım yapılmasına ve sanığın 1 YIL 10 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA
3-Sanığın kaçamaklı da olsa suçunu ikrarı, mahkemeye karşı saygılı tutumu lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek verilen cezada TCK.nın 62.Maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına ve sanığın 1 YIL 6 AY 22 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Sanık hakkında daha önce verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması ilamlarının bulunması, dosyaya yansıyan suç işlemeye eğilimli kişiliği göz önüne alındığında bir daha suç işlemekten çekineceği yönünde olumlu vicdanı kanaat oluşmadığından TCK'nın 51. Maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine yer olmadığına ve ayrıca katılan tarafın zararını da gidermediğinden hakkında CMK'nın 231/5. Maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına,
5-Sanık hakkında TCK'nın 53.Maddesinin tatbikine, infaz sırasında Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gözetilmesine,
-Karar kesinleştiğinde açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağı hususunda gereğinin takdir ve ifası için Kadıköy 3. Sulh Ceza Mahkemesine (2007/2545 Esas, 2011/689 Karar) ve Antalya 10. Sulh Ceza Mahkemesine(2010/1243 Esas, 2011/281 Karar) bildirimde bulunulmasına,
-Katılan taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dairemizce kurulan hüküm gözetilerek ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre hesaplanan 2.725 TL maktu vekalet ücreti ile dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre hesaplanan 1.700 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan tarafa verilmesine,
- İlk derece mahkemesince yapılan 3 davetiye ücreti 42 TL, istinaf aşamasında yapılan 4 adet davetiye gideri 66 TL, 1 adet posta gideri 12.50 TL olmak üzere toplam 120,50 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, sanık ve katılan şirket vekilinin yüzlerine karşı, iddia makamında C. Savcısı ........'ün huzuru ile isteme uygun, tefhimden itibaren 15 gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veyahut Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesi uyarınca TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere 08/01/2020 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)