Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Isparta Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 28/11/2016 tarih 2016/4414 esas sayılı iddianamesi ile sanığın Resmi Belge Niteliğindeki Kambiyo Senedinde Sahtecilik, Kamu Kurumunun Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılığa Teşebbüs suçlarından TCK nın 210/1 maddesi delaletiyle 204/1. maddesi, TCK nın 35/1,2. maddesi delaletiyle 158/1-d, 53, 58. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/02/2019 tarih,2016/266 Esas ve 2019/46 Karar sayılı kararı ile sanığın kamu kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçlarından cezalandırılmasına dair karar verilmiştir.
Sanık müdafii süresi içinde hükmü istinaf etmiştir.
Davanın yeniden görülmesi şartları oluştuğundan dairemizce duruşma açılmasına karar verilmiştir.
İddia makamı esas hakkındaki mütalaasında: "Katılanın 2015 yılı 8. ayı içerisinde ....... rent a-car isimli iş yerinden araç kiraladığı, kira süresi bitiminde aracı teslim etmeye gittiğinde iş yeri sahibinin gelebilecek trafik cezalarına karşı teminat olması için katılana suça konu senedi imzalattığı, bir süre sonra sanık .......'ın katılan hakkında 25.500 TL bedelli senede dayalı olarak icra takibi başlattığı, katılanın icra takibine itiraz ettiği, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında alınan bilirkişi raporları incelendiğinde suça konu senetteki borçlu ....... adına atılan imzaların katılanın eli ürünü olduğu, ödeme miktarı bölümündeki "25.500" rakamlarının binler hanesindeki "5" ve onbinler hanesindeki "2" rakamlarının sonradan eklendiği, senetteki rakam ve yazıyla bedel belirten kısımlar ile vade tarihleri, keşide yeri kısımlarındaki yazı ve rakamların da sanığın eli ürünü olduğunun tespit edildiği, senetteki miktara ilişkin ilk düzenlemenin 3.500 TL olduğu, daha sonra aynı ton (renk) tükenmez kalemle tahrifat yapılarak 25.500 TL haline getirildiği hususlarının tespit edildiği, sonradan yapılan eklemelerin sanık .......'ın el ürünü olduğunun alınan bilirkişi raporlarıyla tespit edildiği, sanığın eylemine uyan suç maddeleri uyarınca iddianame düzenlenip dava açıldığı, yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık suçlarından mahkumiyet hükmünün kurulduğu ancak sanığa isnat edilen eylemin dolandırıcılık suçu açısından teşebbüs aşamasında kaldığı, iddianamede bu suç yönünden TCK'nın 35. maddesinin talep edildiği, yargılama sırasında başsavcılık mütalaasında da TCK 35'in talep edildiği, mahkemenin yargılama neticesinde sanığa herhangi bir ek savunma vermeksizin tamamlanmış dolandırıcılık suçu olarak mahkumiyet hükmünü kurduğu anlaşılmış olmakla,
Sanık müdafiinin istinaf talebinin kabulüyle, Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/02/2019 tarih, 2016/266 Esas ve 2019/46 Karar sayılı kararının tümüyle ORTADAN KALDIRILMASINA,
Sanık hakkında sübut bulan eylemine uyan TCK'nın 207/1; 158/1-d, 53, 58. maddeleri uyarınca CEZALANDIRILMASINA,
Dair, karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur " demiştir.
Sanık .......'ın aşamalarda alınan ifade ve savunmaları okunarak Dairemiz huzurunda alınan savunmasında: "Doğrudur, aynen tekrar ederim. Ekleyeceğim ya da çıkaracağım bir husus yoktur, " demiştir.
Dairemizce sanığa hakkında üzerine atılı Nitelikli Dolandırıcılık suçu açısından TCK'nın 35. Maddesinin uygulanmama, Resmi Belgede Sahtecilik suçu açısından eyleminin TCK'nın 207/1. Maddesine uyma ihtimaline binaen CMK'nın 226. Maddesi gereğince ek savunma hakkı verilmiştir.
Sanık .......'ın ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında: "Ben müştekiyle araç alım ya da kiralama işi yapmadım, kendisini çalıştığı otel nedeniyle tanırım, bana eşinin doğum yapacak olduğunu söyledi ve borç istedi, ben de istediği borç miktarını babası vasıtasıyla kendisine gönderdim" demiştir.
Katılan ....... dairemizde alınan beyanında :"Okunan belgelere karşı bir diyeceğim yoktur. Şikayetim devam etmektedir. Sanığın cezalandırılmasını istiyorum," demiştir.
Katılan ....... ilk derece mahkemesinde alınan beyanında: "Ben 2015 yılında ....... mahallesi civarında bulunan bir rent a car şirketinden çocuğum olması sebebiyle iki günlüğüne bir araç kiraladım. Süresi dolunca aracı gün ve saatinde iade ettim. Bana trafik cezalarının sonradan geldiğini söyleyip bana 500.TL'lik senet düzenlediler. Ben de işyerim yakın olduğu için kabul ettim ve senedi imzaladım. 20-25 gün sonra senedi teslim almak için gittiğimde işyerinin kapandığını gördüm. Bana verilen telefonları aradım. Telefonlar kapalıydı. Daha sonra Isparta İcra Dairesinden 25.500 TL'lik ödeme emri geldi. Ben borcum olmadığı için icraya itiraz ettim ve savcılığı suç duyurusunda bulundum. Ben daha önce kimseye senet vermedim. Ben olay nedeniyle sanıktan şikayetçiyim. Davaya katılmak isterim. Bana gösterilen evraktan babam bahsetti, bir şahıs gelerek babama, kendisini kurye olarak tanıtmış ve benim adıma bir mektup olduğu ve babama da mektubu teslim aldığına ilişkin imza atmasını istemiş. Babam da buna istinaden evraka imza atmış. Babam para almamış" demiştir.
Tanık ....'in ilk derece mahkemesinde alınan beyanında: "İmza benimdir. Beni mahallenin muhtarı aradı ve kargom olduğunu söyledi. Postacı bana bir zarf verdi. Hepsi o kadar. Bu olan 01/02/2017 tarihinde meydana gelmiştir. Ben bana göstermiş olduğunuz şekilde bir belgeyi imzalamadım. Böyle bir belge karşılığında da para almadım " demiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı Nitelikli Dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine dair mahkemenin kabulünde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ancak iddianamede sanık hakkında TCK'nın 35.Maddesi uyarınca teşebbüs hükümlerinin uygulanmasının talep edildiği, Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında da teşebbüs hükümlerinin uygulanmasını talep ettiği halde sanığa CMK'nın 226.Maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmaksızın tamamlanmış suçtan hüküm kurulmasının hatalı olduğu anlaşıldığından, Dairemizce sanığa üzerine atılı Nitelikli Dolandırıcılık suçundan TCK'nın 35.Maddesinin uygulanmama ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmiş ve tamamlanmış suç hükümleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Her ne kadar mahkemece sanığın üzerine atılı Resmi Belgede Sahtecilik suçundan cezalandırılmasına karar verilmişse de, suça konu senette çift vade tarihi bulunduğundan kambiyo senedi yani resmi belge niteliğinde olmayacağı, hatta Antalya 2.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/610 E.-2018/105 K.sayılı kararı ile suça konu bononun çift vade içermesi nedeniyle kambiyo senedi vasfında olmadığından bahisle katılan hakkındaki icra takibinin İİK'nın 170/a Maddesi uyarınca iptaline karar verildiği görülmüş, dolayısıyla mahkemece sanığın Özel Belgede Sahtecilik suçu yerine Resmi Belgede Sahtecilik suçundan cezalandırılmasına karar verilmesinin hatalı olduğu anlaşıldığından, Dairemizce sanığın Özel Belgede Sahtecilik suçundan ilgili yasa maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda anlatılan nedenlerle;
A) Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/02/2019 tarih, 2016/266 Esas, 2019/46 Karar sayılı kararı ile sanık ....... hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Kamu Kurum ve Kuruluşları vb. Tüzel Kişiliklerinin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin Ceza Muhakemesi Kanununun 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca KALDIRILMASINA,
B)1- Sanık .......'ın üzerine atılı kamu kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği anlaşıldığından sanığın sabit olan eylemine uyan ve lehine olan 5237 Sayılı TCK'nın 158/1-d (6763 Sayılı Yasa ile Değişiklik öncesi) bendi uyarınca suçun işlenme biçimi elde edilmek istenen menfaat miktarı suç kastının yoğunluğu, sanığın amacı ve saiki gözetilerek takdiren ve teşdiden ceza tayini ile sanığın 3 YIL HAPİS VE 1250 TAM GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Sanığın adli sicil kaydından anlaşılan sabıkalı ve suç işlemeye meyilli kişilik özellikleri, yargılama sürecinde hiç bir pişmanlığının görülmemesi dikkate alındığında nedenleri bulunmadığından Sanık hakkında takdiri indirim nedenlerini düzenleyen TCK 62. Maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
3-Yasal şartlar oluşmadığından Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerini düzenleyen TCK 168. Maddenin uygulanmasına yer olmadığına,
4-Sanığa verilen 1250 tam gün karşılığı adli para cezasının sanığın dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumu gözetilerek TCK 52/2 fıkrası uyarınca bir günü 20,00 TL den çevrilerek sanığın 25.000 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-Sanığın ekonomik ve sosyal durumu göz önünde bulundurularak verilen adli para cezasının TCK'nun 52/4. Maddesi uyarınca birer ay ara ile takdiren 24 eşit taksit halinde ödettirilmesine, taksitlerden birisinin zamanında ödenmemesi halinde geriye kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine,
Adli para cezasının ödenmemesi halinde 6545 sayılı kanunun 81. maddesi ile değişik 5275 Sayılı Yasanın 106/3 maddesinin uygulanacağının TCK'nun 52/4 maddesi gereği sanığa ihtarına, (Sanığa gerekli açıklama yapıldı)
6-Sanık hakkında TCK'nın 53.maddesinin tatbikine, infaz sırasında Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gözetilmesine,
7-Adli Sicil Kaydında birden fazla tekkerrüre esas sabıka kaydı bulunan Sanık hakkında Kocaeli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2014 Tarih 2013/331 Esas 2014/43 Karar sayılı kararı ile hükmedilen 8 ay 22 günlük hapis cezasına ilişkin mahkumiyet 02/04/2015 tarihinde kesinleşip 09/03/2016 tarihinde yerine getirildiği göz önüne alındığında tekerrüre esas olduğu tekerrüre esas alınan bu ilamda Sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, Sanık hakkında cezanın infazında TCK'nun 58/7. maddesi uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
C)1-Sanık .......'ın üzerine atılı Resmi Belgede Sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; yapılan yargılama ve toplanan tüm delillere göre sanığın saptanan ve kabul edilen eyleminin Özel Belgede Sahtecilik suçunu oluşturduğu anlaşılmakla değişen suç vasfı dolayısıyla sanığın Özel Belgede Sahtecilik suçundan eylemine uyan TCK'nın 207/1 Maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, sanığın amaç ve saiki, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılarak takdiren ve teşdiden 1 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA
2-Sanığın adli sicil kaydından anlaşılan sabıkalı ve suç işlemeye meyilli kişilik özellikleri, yargılama sürecinde hiç bir pişmanlığının görülmemesi dikkate alındığında nedenleri bulunmadığından Sanık hakkında takdiri indirim nedenlerini düzenleyen TCK 62. Maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
3-Sanık hakkında TCK'nın 53.maddesinin tatbikine, infaz sırasında Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gözetilmesine,
4-Adli Sicil Kaydında birden fazla tekkerrüre esas sabıka kaydı bulunan Sanık hakkında Kocaeli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2014 Tarih 2013/331 Esas 2014/43 Karar sayılı kararı ile hükmedilen 8 ay 22 günlük hapis cezasına ilişkin mahkumiyet 02/04/2015 Tarihinde kesinleşip 09/03/2016 tarihinde yerine getirildiği göz önüne alındığında tekerrüre esas olduğu tekerrüre esas alınan bu ilamda Sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, Sanık hakkında cezanın infazında TCK'nun 58/7. maddesi uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
5-Sanığın dosyaya yansıyan suç işlemeye eğilimli kişiliği gözönüne alındığında bir daha suç işlemekten çekineceği yönünde dairemizde olumlu kanaat oluşmadığından ve zarar giderilmediğinden sanık hakkında CMK 231. Maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması, TCK 51. Maddesinde düzenlenen hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenmesine ilişkin hükümlerin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
-Isparta Cumhuriyet Başsavcılığı Emanet Memurluğunun 2016/633 sırasında kayıtlı suça konu senet aslının karar kesinleştiğinde dosyada DELİL OLARAK SAKLANMASINA,
-Katılan kendisini vekaletnameli vekil ile temsil ettirdiğinden dairemizce kurulan hüküm gözetilerek ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre hesaplanan 5.450 TL vekalet ücreti ile dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre hesaplanan 1.700 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine,
-Karar kesinleştiğinde açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağı hususunda gereğinin takdir ve ifası için Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesine (2009/353 Esas, 2012/1091 Karar) ve Gebze 4. Asliye Ceza Mahkemesinin (2009/1234 Esas - 2015/309 Karar) bildirimde bulunulmasına,
- İlk derece mahkemesince yapılan toplam 1.906,4 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline, istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ise kamu üzerinde bırakılmasına,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, sanık ve katılanın yüzlerine karşı, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yokluklarında, iddia makamında C.Savcısı …..'ın huzuru ile isteme uygun, CMK'nın 286/2-b maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16/09/2020 tarihinde oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)