Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16/05/2018 tarihli 2018/2926 esas sayılı iddianamesi ile sanıkların Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçundan TCK'nun 158/1-f, 53/1. maddeleri gereğince cezalandırılması amacıyla kamu davası açılmıştır.
Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesi Mahkemesinin 14/01/2019 tarih,2 018/177 Esas ve 2019/9 Karır sayılı kararı ile sanıkların TCK 245/1, 62/1, 52/2-4 maddeleri uyarınca banka ve kredi kartının kötüye kullanılması suçundan netice olarak 3 yıl 4 ay hapis ve 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına dair karar verilmiştir.
Sanıkların müdafiileri süresi içinde hükmü istinaf etmişlerdir.
Davanın yeniden görülmesi şartları oluştuğundan dairemizce duruşma açılmasına karar verilmiştir.
İddia makamının esas hakkındaki mütalaasında: " 04/04/2017 günü katılan .........'i ......... numaralı hattan arayan hakkında soruşturma evresinde tefrik kararı verilen meçhul bayan şahsın kendisini ......... Bankası görevlisi olarak tanıttığı, hesap işletim ücretinin geri verileceğini söyleyip hesap bilgilerini katılana ait hesap bilgilerini söyleyip katılandan para aktarımı sırasında telefonuna gelen şifreyi söylemesini istediği katılanın da telefonuna gelen şifreyi meçhul bayana söylediği, katılanın ......... Bankası A. Ş'nin ......... numaralı kart hesabında bulunan 11.670 TL paranın öğrenilen şifre sayesinde sanık ......... 'in ......... Bankası kart hesabına aktarıldığı ve ......... 'in işlettiği otelin post makinesinden paranın çekildiği, post cihazından para çekme işleminin şifre kullanılarak gerçekleştirildiği ve katılanın hesabından sanık .........nin hesabına havalenin gerçekleştiği saatin 11: 56 , paranın post cihazından çekiliş saatinin 12:01 olduğu, bu durumda hesap sahibi ve para çekilen işletme sahibinin birlikte hareket ettiklerinin açıkça anlaşıldığı, buradan hareketle sanıklar ......... ve .........nin fikir ve irade birliği ile tespit edilemeyen şekilde katılanın hesap bilgilerini edinerek ve katılanı kandırarak telefonuna gelen şifreyi isteyip şifreyi öğrenerek katılanın hesabından 11.670 TL. EFT yapıp daha sonra da sanık .........'ın iş yeri hesabına aktararak menfaat temin ettikleri, bu şekilde vuku bulan ve yerel mahkeme tarafından da kabul gören olayda Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17/11/2009 tarih, 2009/11-193 Esas, 2009/268 Karar sayılı ve Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 08/03/2017 tarih, 2017/1218 Esas, 2017/2297 Karar sayılı kararları gözetildiğinde eylemin 5237 sayılı TCK.nun 142/2-e madde ve fıkrasında düzenlenen "Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık" suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm tesisi yerine ilk derece mahkemesince suçun vasfında yanılgıya düşülerek Kredi kartının kötüye kullanılması suretiyle menfaat temin etmek suçu olarak kabulü ve uygulama yapılması usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatiyle;
Sanıklar Müdafiilerinin istinaf taleplerinin kabulüyle Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/01/2019 tarih, 2018/177 Esas ve 2019/9 Karar sayılı kararının tümüyle ORTADAN KALDIRILMASINA,
Sanıklar ......... ve .........'nin fikir ve irade birliği ile tespit edilemeyen şekilde katılanın hesap bilgilerini edinerek ve katılanı kandırarak telefonuna gelen şifreyi isteyip şifreyi öğrenerek katılanın hesabından 11.670 TL tutarında EFT yapıp daha sonra da sanık .........'ın iş yeri hesabına aktararak menfaat temin ettiklerinin anlaşıldığı, her ne kadar sanık ......... aşamalardaki savunmasında ......... isimli şahsa tekstil ürünü satışı yaptığını, ancak ticari defterinden anladığı üzere bu satışı kontör satışı olarak gösterdiğini diğer sanık .........'i tanımadığını, satış yaptığı kişinin sanık ......... olup olmadığını bilmediğini, her gün iş yerinden onlarca insanın alışveriş yaptığını bu nedenle satış yaptığı kişiyi hatırlamadığını beyan ederek suçlamayı reddetmiş ise de .........'in , .........'e tekstil ürünü ya da başkaca bir ürün (kontör vb..) sattığına ilişkin fatura ibraz edemediği, ticari defter vb. Belgeleri sunamadığı, sanık .........'nin ise aşamalardaki savunmasında özetle hesabına bilgisi dışında para yatırıldığını, diğer sanık .........'ın iş yerinden harcama yapmadığını hiçbir ticari işinin olmadığını ve .........'ı tanımadığını beyan ettiği, soruşturma evresinde savcılıkta alınan savunmasında ''Müştekinin dolandırıldığı tarihte polis beni aradı. Hesabıma yatan paradan haberimin olmadığını o zaman da söyledim'' şeklindeki beyanı dikkate alındığında, sanık .........'nin katılanın hesabından kendi hesabına yüksek miktarda para havalesi yapılmasını bilmediğini beyan ederek olayı geçiştirdiği ve konu ile ilgili araştırma yapmadığı, ilgili bankaya başvurusunun bulunmadığı, ......... Bankasının 03/07/2017 tarihli yazı cevabı ekinde yer alan sanık .........'nin söz konusu banka nezdinde ki hesaba ait ekstre dökümünden suç tarihinden yaklaşık yaklaşık bir ay önce de ......... ile sanık ......... arasında 890 TL'lik para aktarımının bulunduğunun anlaşıldığı tüm bu hususlar gözetildiğinde sanıkların birbirini tanımadıkları ve üzerlerine atılı suçu işlemedikleri yönündeki savunmalarına itibar edilmemesi gerektiği, dosyada mevcut banka cevabi yazıları ve aşamalarda toplanan delillerden atılı suçu iştirak iradesiyle işledikleri anlaşılmakla;
Sanıkların sabit olan ve eylemlerine uyan TCK’nın 37/1 maddesi delaletiyle TCK’nın 142/2-e, 53. Maddeleri uyarınca AYRI AYRI CEZALANDIRILMALARINA,
Aleyhe istinaf olmaması ve sadece sanıkların müdafiilerini istinaf yoluna başvurmuş olması hususları nazara alınarak verilecek netice ceza belirlenirken CMK’nın 283. maddesinin amir hükümlerinin ve sanıkların kazanılmış haklarının GÖZETİLMESİNE,
Dair, karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur " demiştir.
Sanık.........in Dairemiz huzurunda alınan savunmasında: "Doğrudur, aynen tekrar ederim, Ekleyeceğim ya da çıkaracağım bir husus yoktur. Suçsuzum. Beraatimi istiyorum" demiştir.
Sanık .........'in Dairemiz huzurunda alınan savunmasında: "Doğrudur, aynen tekrar ederim, Ekleyeceğim ya da çıkaracağım bir husus yoktur. Suçsuzum. Beraatimi istiyorum" demiştir.
Sanık ......... ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında: "Ben Toptan tekstil ve kontür işi ile uğraşırım. Suç tarihinde otel de işletiyordum. Ancak daha sonra işlerimin iyi gitmemesi nedeni ile otelde kapandı. Toptan tekstil işyerinde ......... isimli bir şahsa hatırlamadığım meblağ da satış yaptım. Ancak şahıs fatura istememiş ki bu satış nedeni ile fatura düzenlememişiz. Ticari defterlerimi incelediğimde bu satışın yapıldığını anladım. Fatura çıkışında bir başka şekilde kontür satışı olduğunu göstermişiz. Suçlamayı kabul etmiyorum, ilgim alakam yoktur. Beraatimi talep ederim demiştir.
Müştekinin kart bilgilerinin ele geçirilmesi saati ile kredi kartından paranın çekilmesi saatinin eş zamanlı oluşu hatırlatılarak sanıktan soruldu;
Sanık cevaben; Biz bu şekilde toptan satışı her gün çok fazla yaparız, bu nedenle alıcıların kimliklerini de kontrol etmeyiz. Kredi kartı ile satışta sadece müşteri kredi kartı şifresini girer başkaca bir denetim yapmayız, başkalarının yaptığı dolandırıcılık haberim yoktu demiştir.
Sanığa üzerine atılı suçun sübutu halinde hakkında TCK'nın 158/1-L, 245 maddelerinin uygulanma ihtimaline binaen ek savunma hakkı verildi.
Sanıktan soruldu; ek savunma için süre talebim yoktur, önceki savunmalarımı ek savunmam olarak tekrar ederim demiştir.
Sanıktan satış yaptığını beyan ettiği şahsın huzurda bulunan diğer sanık ......... olup olmadığı hususu soruldu.
Sanık cevaben; Günde 40-50 kişiye satış yapmaktayız, bunu hatırlamam mümkün değildir" demiştir.
Sanık ......... ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında: "Benim dolandırıcılık eylemi ile bir alakam yoktur. Maaşımı çekmek için bankaya gittiğimde bankadakiler bana hesabıma yatırılıp, çekildiğini söylediler. Bu nedenle maaşıma bloke koyulduğunu söylediler. Bende bunun üzerine suç duyurusunda bulunmak için savcılığa gittim. Ben kartımı hiç kimseye kullandırmadım demiştir.
Çelişki nedeni ile soruldu; Müştekinin hesabıma para gönderdiğini banka görevlilerinin söylemesi üzerine öğrendim demiştir.
Sanıktan suç tarihinde kredi kartının ve banka kartının nerede olduğu hususu soruldu.
Sanık: Her iki kartımda cebimde idi demiştir.
Sanıktan lüzum üzerine soruldu; ......... otelden alışveriş yapmadım, o alışverişler için maddi imkanım yoktur. Ben diğer sanığı daha önceden tanımam, hiçbir ticari ilişkim de olmamıştır, maddi gücüm yoktur, daha önce ......... apart otelde çalışmıştım. O dönemde de diğer sanık ile herhangi bir ilişkim olmadı demiştir.
Lüzum üzerine sanıktan soruldu: Ben kredi kartımdan para çekilmesine dair herşeyi kendim bankaya giderek öğrendim, cep telefonuma gelen mesajlardan haberim yoktu demiştir.
Sanığa üzerine atılı suçun sübutu halinde hakkında TCK'nın 158/1-L, 245 maddelerinin uygulanma ihtimaline binaen ek savunma hakkı verildi.
Sanıktan soruldu; ek savunma için süre talebim yoktur, önceki savunmalarımı ek savunmam olarak tekrar ederim demişti
Sanık ......... müdafii söz alarak diğer sanık ......... 'Den şu anda hangi işi yaptığı ......... apart otelde hangi pozisyonda çalıştığı sorulsun demiştir.
Sanık ......... Cevaben; Şu an pazarda mısır satmaktayım, otelde çalıştığım dönemde satın alma işi ile ilgilenirdim, otel yetkilileri bana alınacakları bildirirdi. Mutfak ekipmanı ve gıda malzemelerini alırdım, ancak tekstil alımını ben yapmazdım. Toptan tekstil alımını otel yetkilileri yapardı" demiştir.
Katılan .........'in dairemizce yazılan talimat yolu ile alınan beyanında: "......... ve ......... isimli şahısları tanımam. Olay tarihinde bayan bir şahıs beni ......... numaralı telefon hattımdan aradı. Kendisinin numarasını da şu an hatırlayamadım. Bir cep telefonu numarası idi. Bu bayan şahıs kendisini ......... Bankasında çalışan bir görevli olduğunu, hesap işletim ücretlerinin geri verileceğini söyledi. Bu şahıs bana telefonda ismimi soy ismimi, çalıştığım yerin adresini, kart numaramın da yarısını söyledi. Bende bu bilgileri söyleyince bu şahsa güvendim ve kart numaramın geri kalanını da ben söyledim. Yine benim telefonuma şifreler geleceğini ve bu şifreleri kendisine söylememi istedi. Telefonuma internet bankacılığı erişim şifresi geldi. Bende telefondaki bayan şahsa bu şifrelerimi verdim. Daha sonra hesap kartımdan ......... adına 11.760,00 TL para havalesinin yapıldığını gördüm Telefondaki bayan şahıs bana kendisini K8 olduğunu söylemiştir. Söz konusu zararım karşılanmamıştır. Ben 11.760,00Tl olan zararımın karşılanmasını istiyorum. Sanık veya sanıklardan davacı ve şikayetçiyim Davaya katılmak istiyorum. Ben elimde bulunan banka dekontolarını daha önce Mahkemeye ibraz etmiştim." demiştir.
Katılan .........'in ilk derece mahkemesinde talimat yolu ile alınan beyanında :"Ben olay tarihinde hamileydim, evde ders çalışıyordum. Cep telefonundan bilmediğim başka bir cep telefonu numarası ile arandım. Arayan şahıs bir kadındı. ......... bankasından aradığını, isminin K8 olduğunu o dönem yapılan 340 TL.lik hesap işletim ücretinin bana geri ödeneceğini söyledi. Önce telefondaki şahıs bana ......... Bankasındaki kart numaramı söyledi, son iki numarası kaldı, telefondaki şahıs bana bu numaraları da bana siz söyleyeceksiniz dedi. Ben o numaraları söyleyerek tamamladım. Sonra bütün kişisel bilgilerimi söyledi ve benden konuştuğumuz sırada telefonuma gelecek şifreleri söylememi istedi. Ben telefondaki şahsa işlemler için bankaya gidebileceğimi söyledim. Ancak telefondaki şahıs buna gerek olmadığını, telefon işlemleri ile geri ödemenin hesabıma yapılacağını söyledi. Bu durum bende güven uyandırdı ve ben telefondaki şahsın benden istediklerini, bilgileri, telefonuma gelen şifreleri, telefondaki şahsa söyledim. Telefondaki şahıs benim biraz beklemem gerektiğini söyledi. Sonrada konuşma bitti telefonu kapattım. Konuşma bittikten sonra ......... Bankası internet Şubesinden hesabımı kontrol ettim. Hesabımdan ......... isimli şahsa 11.670TL gönderilmiş olduğunu gördüm. Soruşturma aşamasındaki ifademde bu miktar 11.760TL olarak zapta geçmiş ise de doğru miktar 11,670TLdir. Ben buna ilişkin dekontuda mahkemeye ibraz etmiştim. Bu makbuzun dosyamda olup olmadığını bilmiyorum. Şimdi de mahkemenize ibraz ediyorum. (Makbuz alındı dosyasına konuldu) sonrasında ben ......... Bankası Müşteki hizmetlerini arayarak konuyu anlattım. Onlar da bütün kartlarıma bloke koydular. ......... isimli şahsa yapılan havalenin ......... Bankasına yapıldığını öğrendim. Durumu anlatmak için ......... Bankasına gittim. Banka kontrol ettiğinde ......... isimli şahsa yapılan havalenin kredi kartı ödemesi olduğunu, dolayısıyla buna bloke koyamayacaklarını, işlem yapamayacaklarını söylediler. Sadece ......... isimli şahsın bilgilerini verdiler. Ben de o bilgiler ile karakola gidip şikayetçi oldum. Ben, beni dolandıran şahıslardan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum. Maddi zararım vardır, bugüne kadar giderilmemiştir" demiştir.
Sanıkların adli sicil ve nüfus kayıtları dosya içerisinde mevcuttur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ EYLEMLERİN HUKUKSAL NİTELİĞİ VE GEREKÇE:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
04/04/2017 günü katılan .........'i yabancı uyruklu …..isimli şahıs adına kayıtlı ......... numaralı hattan arayan hakkında soruşturma evresinde tefrik kararı verilen ve kendisini K8 ismiyle tanıtan meçhul bayan şahsın kendisini ......... Bankası görevlisi olduğunu, hesap işletim ücretinin geri verileceğini söyleyip katılana ait hesap bilgilerini söyleyip katılandan para aktarımı sırasında telefonuna gelen şifreyi söylemesini istediği katılanın da telefonuna gelen şifreyi meçhul bayana söylediği, katılanın ......... Bankası A. Ş'nin ......... İBAN numaralı hesabında bulunan 11.670 TL paranın öğrenilen şifre sayesinde sanık ......... 'in ......... Bankasının ......... kart hesabına 04/04/2017 tarihinde aktarıldığı ve sanık ......... 'in işlettiği ......... Otel......... Bankasına bağlı post makinesinden paranın çekildiği, post cihazından para çekme işleminin şifre kullanılarak gerçekleştirildiği ve katılanın hesabından sanık .........'nin hesabına havalenin gerçekleştiği saatin 11:56, paranın post cihazından çekiliş saatinin aynı gün 12:01 olup arada geçen zaman diliminin sadece 5 dakikalık çok kısa bir süre olduğu, bu durumda hesap sahibi ve para çekilen işletme sahibinin birlikte hareket ettiklerinin açıkça anlaşıldığı, buradan hareketle sanıklar ......... ve .........'nin fikir ve irade birliği ile tespit edilemeyen şekilde katılanın hesap bilgilerini edinerek ve katılanı kandırarak telefonuna gelen şifreyi isteyip şifreyi öğrenerek katılanın hesabından 11.670 TL. EFT yapıp daha sonra da sanık .........'ın iş yeri hesabına aktararak menfaat temin ettikleri, her ne kadar sanık ......... aşamalardaki savunmasında ......... isimli şahsa tekstil ürünü satışı yaptığını, ancak ticari defterinden anladığı üzere bu satışı kontör satışı olarak gösterdiğini diğer sanık .........'i tanımadığını, satış yaptığı kişinin sanık ......... olup olmadığını bilmediğini, her gün iş yerinden onlarca insanın alışveriş yaptığını bu nedenle satış yaptığı kişiyi hatırlamadığını beyan ederek suçlamayı reddetmiş ise de .........'in , .........'e tekstil ürünü ya da başkaca bir ürün (kontör vb..) sattığına ilişkin fatura ibraz edemediği, ticari defter vb. belgeleri sunamadığı, sanık .........'nin ise aşamalardaki savunmasında özetle hesabına bilgisi dışında para yatırıldığını, diğer sanık .........'ın iş yerinden harcama yapmadığını hiçbir ticari işinin olmadığını ve .........'ı tanımadığını beyan ettiği, soruşturma evresinde savcılıkta alınan savunmasında ''Müştekinin dolandırıldığı tarihte polis beni aradı. Hesabıma yatan paradan haberimin olmadığını o zaman da söyledim'' şeklindeki beyanı dikkate alındığında, sanık .........'nin katılanın hesabından kendi hesabına yüksek miktarda para havalesi yapılmasını bilmediğini beyan ederek olayı geçiştirdiği ve konu ile ilgili araştırma yapmadığı, ilgili bankaya başvurusunun bulunmadığı, ......... Bankasının 03/07/2017 tarihli yazı cevabı ekinde yer alan sanık .........'nin söz konusu banka nezdinde ki hesaba ait ekstre dökümünden suç tarihinden yaklaşık yaklaşık bir ay önce de 09/03/2017 tarihinde sanık ......... ile sanık ......... arasında 890 TL'lik para aktarımının bulunduğunun anlaşıldığı, yine başka bir banka olan ......... Bankasından gelen 09/09/2020 tarihli cevabi yazıdan da anlaşılacağı üzere sanık .........'in bu bankada da hesabının bulunduğu ve bu bankaya ait ......... nolu kredi kartı hesabından suç tarihinden bir gün sonraya ait ve katılanın rızası dışında havale edilen suça konu 11.670 TL para ile ilgisi olmayan harcamaların bulunduğu, bu kart çekimi yoluyla yapılan işlemlerde de yine sanık .........'a ait ......... Otel ile 11.000 TL alış verişin yapıldığı ayrıca yine aynı tarihte bizzat sanık ......... adına 8.800 TL başka bir harcamanın dahi bulunduğu, bu harcamaların da pos cihazları üzerinden peşin satış şeklinde gerçekleştirildiği, ......... Bankasından gelen 26/04/2017 tarihli cevabi yazıda da adı geçen hesap ile ilgili bahsi geçen bu iki işlemin sanık .........'e ......... bankasında kayıtlı ......... nolu GSM hattına SMS mesajları yoluyla bildirildiği, sanık .........'in hesabına gelen bu havalelerden haberdar olduğunun banka tarafından verilen bilgilerden anlaşıldığı, sanık .........'nin ise 20 gün sonra 24/04/2017 tarihinde yapılan bu işlemlerle ilgili şikayette bulunmasının, Dairemizce kendisini suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik çabalar olarak değerlendirildiği, sanık .........'nin soruşturma evresinde Cumhuriyet Savcılığınca alınan 06/02/2018 tarihli ifadesinde ve yerel mahkemece alınan savunmasında kendisinin Alanya ilçesinde bulunan ......... Apart Otelde daha önceden çalıştığını beyan ettiği gözetildiğinde diğer sanık ......... ait ......... Otel'in de Alanya ilçesinde olduğu, sanık ......... adına kayıtlı ......... Bankasının ......... kart hesabına katılanın hesabından gelen havale ile 11.500 TL alış verişin 04.04.2017 tarihinde diğer sanık ......... iş yerinde yapılması, dava konusu edilmeyen ve katılanın havale edilen parası ile ilgisi bulunmayan ancak yine sanık .........'e ait ......... Bankasından alınan ......... nolu başka bir kredi kartı hesabından sanık .........'a ait ......... Otel ile 11.000 TL alış verişin yapılması ayrıca yine aynı tarihte bizzat sanık ......... adına 8.800 TL başka bir harcamanın yapılması, bu şekilde sanık .........'ye ait hem ......... Bankası kartından hem de ......... Bankası kartından fiziki kart ve şifre kullanılarak diğer sanık ......... iş yerinde yapılan harcamalar gözetildiğinde, sanık .........'nin bu alışverişleri kendisinin yapmadığı yönündeki savunması ile sanıkların birbirlerini tanımadıkları yönündeki savunmalarının inandırıcı bulunmadığı, suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu, dosyada mevcut bankalara ait cevabi yazılar ve aşamalarda toplanan delillerden ve dosya kapsamından atılı suçu iştirak iradesiyle birlikte işledikleri sonuç ve kanaatine varıldığı, bu şekilde vuku bulan ve yerel mahkeme tarafından da kabul gören olayda Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17/11/2009 tarih, 2009/11-193 Esas, 2009/268 Karar sayılı ve Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 08/03/2017 tarih, 2017/1218 Esas, 2017/2297 Karar sayılı kararları gözetildiğinde eylemin 5237 sayılı TCK.nun 142/2-e madde ve fıkrasında düzenlenen "Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık" suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm tesisi yerine ilk derece mahkemesince suçun vasfında yanılgıya düşülerek kredi kartının kötüye kullanılması suretiyle menfaat temin etmek suçu olarak kabulü ve uygulama yapılması usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından Dairemizce yeniden yapılan yargılama sonucunda, yerel mahkemece verilen hükümlerin ortadan kaldırılmasına ve sanıkların "Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık" suçundan ek savunmaları da alınarak cezalandırılmalarına, aleyhe istinaf bulunmadığından 5271 sayılı CMK'nın 283.maddesi uyarınca sanıkların ceza miktarı yönünden kazanılmış haklarının korunmasına dair mütalaa doğrultusunda oy birliği ile aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda anlatılan nedenlerle;
A)Sanıklar ......... ve.........hakkındaki Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/01/2019 tarih, 2018/177 Esas, 2019/9 Karar sayılı kararı ile kurulan mahkumiyet hükümlerinin Ceza Muhakemesi Kanununun 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca KALDIRILMASINA,
B)1-Sanık .........'in katılan .........'e yönelik Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılıp İlk Derece Mahkemesince Banka veya Kredi Kartlarının İzinsiz Kullanılması Suretiyle Yarar Sağlama suçundan cezalandırılması cihetine gidilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan tüm delillere göre sanığın saptanan ve kabul edilen eyleminin Bilişim Sistemlerinin Kullanılması Suretiyle Hırsızlık suçunu oluşturduğu anlaşıldığından değişen suç vasfı dolayısıyla sanığın eylemine uyan Bilişim Sistemlerinin Kullanılması Suretiyle Hırsızlık suçundan eylemine uyan 6545 Sayılı Yasa ile Değişik 5237 Sayılı TCK'nın 37/1. Maddesi delaletiyle aynı yasanın 142/2-e Madde ve Fıkrası gereğince suçun işleniş biçimi, sanığın amaç ve saiki, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek takdiren ve teşdiden 6 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Sanığın duruşma tutanaklarına yansıyan mahkemeye karşı saygılı tutum ve davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasının TCK'nın 62/1. Maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirimi ile 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanık hakkında ilk derece mahkemesince neticeten 3 yıl 4 ay hapis ve 10.000 TL (500 gün karşılığı) adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün sadece sanık tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle 5271 Sayılı CMK'nın 283. Maddesi gözetilerek sanığın cezasının sonuç olarak 3 YIL 4 AY HAPİS VE 10.000 TL (500 GÜN KARŞILIĞI) ADLİ PARA CEZASI OLARAK BELİRLENMESİNE,
4- Hapis cezası ile cezalandırılan sanık hakkında TCK'nın 53. Maddesinin tatbikine, infaz sırasında Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gözetilmesine,
5-Sanığa verilen adli para cezasının kesinleşmesinden itibaren TCK'nun 52/4 maddesi gereğince 1'er aylık aralıklarla 24 Eşit takside bağlanmasına, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsiline,
Adli para cezasının ödenmemesi halinde 6545 sayılı kanunun 81. maddesi ile değişik 5275 Sayılı Yasanın 106/3 maddesinin uygulanacağının TCK'nun 52/4 maddesi gereği sanığa ihtarına, (Sanığa gerekli açıklama yapıldı)
C)1-Sanık .........'in katılan .........'e yönelik Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılıp İlk Derece Mahkemesince Banka veya Kredi Kartlarının İzinsiz Kullanılması Suretiyle Yarar Sağlama suçundan cezalandırılması cihetine gidilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan tüm delillere göre sanığın saptanan ve kabul edilen eyleminin Bilişim Sistemlerinin Kullanılması Suretiyle Hırsızlık suçunu oluşturduğu anlaşıldığından değişen suç vasfı dolayısıyla sanığın eylemine uyan Bilişim Sistemlerinin Kullanılması Suretiyle Hırsızlık suçundan eylemine uyan 6545 Sayılı Yasa ile Değişik 5237 Sayılı TCK'nın 37/1. Maddesi delaletiyle aynı yasanın 142/2-e Madde ve Fıkrası gereğince suçun işleniş biçimi, sanığın amaç ve saiki, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek takdiren ve teşdiden 6 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Sanığın duruşma tutanaklarına yansıyan mahkemeye karşı saygılı tutum ve davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasının TCK'nın 62/1. Maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirimi ile 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanık hakkında ilk derece mahkemesince neticeten 3 yıl 4 ay hapis ve 10.000 TL (500 gün karşılığı) adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün sadece sanık tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle 5271 Sayılı CMK'nın 283. Maddesi gözetilerek sanığın cezasının sonuç olarak 3 YIL 4 AY HAPİS VE 10.000 TL (500 GÜN KARŞILIĞI) ADLİ PARA CEZASI OLARAK BELİRLENMESİNE,
4- Hapis cezası ile cezalandırılan sanık hakkında TCK'nın 53. Maddesinin tatbikine, infaz sırasında Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gözetilmesine,
5-Sanığa verilen adli para cezasının kesinleşmesinden itibaren TCK'nun 52/4 maddesi gereğince 1'er aylık aralıklarla 24 Eşit takside bağlanmasına, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsiline,
Adli para cezasının ödenmemesi halinde 6545 sayılı kanunun 81. maddesi ile değişik 5275 Sayılı Yasanın 106/3 maddesinin uygulanacağının TCK'nun 52/4 maddesi gereği sanığa ihtarına, (Sanığa gerekli açıklama yapıldı)
- Bu dava için İlk Derece Mahkemesince yapılan 86 TL yargılama gideri ile karardan sonra ve istinaf aşamasında yapılan 6 tebligat gideri 67,01 TL olmak üzere toplam 153,01 TL yargılama giderinin birlikte suç işleyen sanıklardan ayrı ayrı ve eşit olarak tahsiline,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, sanıklar ......... ve ......... ile sanık ......... müdafiinin yüzlerine karşı, katılan ......... ve sanık ......... müdafiinin yokluğunda, iddia makamında C. Savcısı .........ün huzuru ile isteme uygun, duruşmada hazır bulunanlar yönünden tefhimden itibaren, duruşmada hazır olmayanlar yönünden ise; tebliğden itibaren 15 gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veyahut Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesi uyarınca TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere 23/09/2020 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup gerekçesi ana çizgileriyle anlatıldı. (¤¤)