(5237 S. K. m. 53, 158, 204) (5271 S. K. m. 223, 280, 286)
Yerel Mahkemece Resmi Belgede Sahtecilik, Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçlarından verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Davanın yeniden görülmesi şartları oluştuğundan duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Antalya C. Başsavcılığının 29/09/2015 tarih ve 2015/20416 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçundan eylemine uyan 5237 Sayılı TCK'nın 204/1, 158/1-f, 53 maddeleri gereğince cezalandırılması amacıyla kamu davası açılmıştır.
Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/11/2016 tarih ve 2015/141 Esas - 2016/209 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine dair karar verilmiştir.
Hüküm sanık tarafından istinaf edilmiştir.
İddia makamı esas hakkında mütalaasında: "Her ne kadar sanık hakkında TCK'nın 158/1-f-son ve TCK'nın 204/1 maddelerinden mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; bu duruşmada dinlenen tanık A. A.'nın suça konu çekte cirosu bulunan A. A. olduğu, ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararında müdahil olarak bulunan A. A.'nın çekte cirosu bulunan kişi olmadığı, mağduriyetinin sadece gereksiz bir şekilde aleyhine hukuki bir takip yapılmasından doğduğu, davaya konu çekin sahte olmadığı, çekteki ciroların da gerçek olduğu anlaşıldığından sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak, atılı dolandırıcılık ve sahtecilik suçundan suçların yasal unsurları oluşmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi kamu adına mütalaa olunur," demiştir.
Sanık İ. B. dairemiz huzurunda alınan savunmasında: "ticareti ben yaptım, ben katılanı tanımıyorum, tanığın beyanına bir diyeceğim yoktur, ben H. K.'la hala ticaret yapmaktayım, ben esnafım, H. K.'la o tarihte 40.000,00 TL civarında bir ticaretimiz oldu, ben kendisine 7.500,00 TL bedelli bir tane çeki huzurda bulunan o tarihte çalışanım olan tanıkla H. K.'a gönderdim. H. çekin arkasına A. A.'nın cirosunu almış. Ancak benim de imzam olması gerektiğini söyleyerek tekrar A. A. ile çeki bana geri gönderdi. Ben de bunun üzerine hemen A.'ten sonraki kısma kendi ismimi ve telefonumu yazarak tekrar A.'le H. K.'a gönderdim. Olay bundan ibarettir. Çek sahte değildir," demiştir.
Sanık İ. B.ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında "Üzerime atılı suçları kabul etmiyorum, ben mobilya imalatçısıyım, suça konu çeki yapmış olduğum ticari alışveriş nedeni ile D.. Mimarlık Mobilya San.Tic.Ltd.Şti'inden aldım ve H. K.'dan almış olduğum yatar daire makinası karşılığında cirolayarak verdim, çekin üzerinde yanımda çalışan A. A.'nın cirosunun bulunup bulunmadığını bilmiyorum, olay tarihinde A. A. benim yanımda çalışıyordu, A. A.'nın çeki cirolamasına gerek yoktu." demiştir.
Katılan A. A. dairemiz huzurunda alınan beyanında: "benim isim benzerliği dolayısıyla aleyhime icra takibi gerçekleştirildi. Bende bu yüzden şikayetçi oldum. Bu olay dolayısıyla başkaca herhangi bir mağduriyetim yoktur, sadece bu olay dolayısıyla 3 yıl mahkemeye gidip geldim. Avukat tuttum" demiştir.
Katılan A. A. ilk derece mahkemesinde alınan beyanında: "önceki beyanımı tekrar ederim, sanık benim yanımda hiç çalışmadı, çekteki imza bana ait değildir, benim ismim kullanılarak sahte hazırlanmıştır, şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum." demiştir.
Katılan H. K. ilk derece mahkemesinde alınan beyanında: "Ben sanayide mobilya ve marangoz makineleri satmaktayım, sanık İ. B.'a yatar daire makinesi satmıştım, sanık da bana suça konu 7.500-TL bedelli çeki vermişti, çek icraya konulduğunda cirantalardan A. A.'nın imzasının sahte olduğu anlaşılınca A. A. yönünden icra takibinden vazgeçtim, ben alacağımı alamadım, sanık İ. B.'dan şikayetçiyim, davaya da katılmak istiyorum." demiştir.
Tanık Ö. A.'ın ilk derece mahkemesinde alınan beyanında: "Olay tarihinde D.. Mimarlık Şirketi yetkilisiydim. Bahse konu çekin asıl sahibi K. M. idi. K. M. şirketi zor durumda olduğu için çekini kaşelememi istedi. Bana K. M. çeki, sende kalsın, ben ileride bu çekin karşılığında senden malzeme alırım diye vermişti. Daha sonra da paraya sıkışınca ben de kaşelemiş olduğum çeki geri verdim. Çekin de vadesi gelmeye yakındı. Daha sonra K. M. çeki İsmail'e vermiş. Benim bu durumdan sanık İ. B.bana gelerek çekte neden senin kaşen var diye sorduğunda öğrendim. Benim İ. B.ile herhangi bir alış verişim olmadı. Çeki de bu alışveriş karşılığında kendisine vermedim. İ. B.'a çeki veren bildiğim kadarı ile K. M.'dir. Ancak çeki verdiğini de görmedim. Sadece biliyorum. Bildiklerim bu kadardır." demiştir.
Tanık A. A.'nın dairemizde alınan beyanında: "Ben 2013 yılında İ. B.'ın yanında montaj elemanı olarak çalışmaktaydım. O tarihte D.. Mimarlık isimli işyerinden çek alıp H. K.'a götürdüğümü, H. K.'ın kabul etmemesi üzerine İ. B.'a getirdiğimi ve sonra onlar görüştükten sonra benim tekrar çeki H. K.'a götürdüğümü hatırlıyorum. Bu çeke imza attığımı da hatırlıyorum" demiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriği ile tüm dosya kapsamına göre; suça konu Yapı Kredi Bankası Kepez Şubesine ait 01/11/2013 tarihli 7.500 TL bedelli çekin K. M. tarafından D.. Mimarlık Mob. San. Tic. Ltd. Şti. lehine keşide edildiği, bu şirket yetkilisi tanık Ö. A. tarafından yapılan ciro ile çekin A. A.'ya onun cirosu ile İ. B.'a ve onun da cirosu ile H. K.'a geçtiği, H. K.'ın çeki 01/11/2013 tarihinde bankaya ibrazında çekin karşılıksız çıktığı, bu nedenle H. K. vekili tarafından Antalya 3. İcra Müdürlüğünün 2014/9020 Esas sayılı dosyasında K. M., D.. Mimarlık Mob. San. Tic. Ltd. Şti., A. A. ve İ. B. aleyhine takip başlatıldığı, A. A. tarafından cirodaki imzanın kendisine ait olmadığı itirazı üzerine Antalya 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/1064 Esas sayılı dava dosyası üzerinden yapılan imza incelemesi sonucu çekte yer alan A. A. imzasının A. A.'ya ait olmadığının anlaşılması üzerine A. A. hakkındaki takipten katılan H. K. tarafından vazgeçildiği anlaşılmış, bu kez A. A. aleyhine imzası taklit edilerek icra takibi yapılmasına neden olan sanık hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılması talebiyle iş bu davanın açılması sağlanmıştır.
Her ne kadar yerel mahkeme kararında sahte çekin sanık İ. B. tarafından katılan H. K.'a verildiği sabit görülerek sanık İ. B.'ın A. A.'nın yanında çalıştığı ve çeki cirolamasına gerek bulunmadığı beyanı ile istinaf dilekçesinde yanında çalışan ve çekte ciro imzası bulunan A. A.'nın 153220445.. TC Kimlik numaralı ve 0549 481 06 75 nolu telefonu kullanan kişi olduğunu, katılan A. A.'nın yanlışlıkla ifadesinin alındığını savunması üzerine dinlenen 153220445.. TC Kimlik numaralı tanık A. A. 2013 yılında sanık İ. B.'ın yanında çalıştığını, o tarihte D.. Mimarlık isimli iş yerinden çek alıp H. K.'a götürdüğünü, H. K.'ın kabul etmemesi üzerine tekrar İ. B.'a getirdiğini ve onlar kendi arasında görüştükten sonra çeki tekrar H. K.'a götürdüğünü ve bu çeke imza attığını, kendisine gösterilen suça konu çek fotokopisi arkasındaki A. A. ismi altındaki imza ile hemen altındaki rakam grubu yazılı cep telefonu yazılarının kendisine ait olduğunu beyan etmesi karşısında tanık sıfatıyla dinlenen A. A.'nın suça konu çekte cirosu bulunan A. A. olduğu, ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararında katılan olarak bulunan A. A.'nın çekte cirosu bulunan kişi olmadığı, çekin sahte olmadığı, çekteki ciroların da gerçek olduğu anlaşılmakla;
Sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak üzerine atılı resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarının yasal unsurları oluşmadığından her iki suçtan da beraatine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda anlatılan nedenlerle;
A) Antalya 7.Ağır Ceza Mahkemesinin 08/11/2016 tarih, 2015/141 Esas 2016/209 Karar sayılı Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin Ceza Muhakemesi Kanununun 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca KALDIRILMASINA,
B) Sanık İ. B.'a yüklenen Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık suçlarının yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanığın CMK'nın 223/2-a madde ve fıkrası gereğince atılı suçlardan ayrı ayrı BERAATİNE,
-Yargılama giderlerinin kurulan hüküm gereğince takdiren devlet hazinesi üzerinde bırakılmasına,
-Adli emanetin 2015/8288 sırasında kayıtlı çekin katılan H. K.'a iadesine,
Dair, sanık ve katılan A. A. ile vekili Av. O. P.'ın yüzlerine karşı, katılan H. K.'ın yokluğunda, iddia makamında C. Savcısı A. S.'ün huzuru ile isteme uygun, kararın duruşmada hazır bulunanlar yönünden tefhimden itibaren, katılan H. yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesi uyarınca TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere 26.04.2017 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. (¤¤)