(5271 S. K. m. 279, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın tüm aşamalarda suça konu çeki tanık M. Y.'dan aldığını savunmasına, bu savunmanın tanık M. Ç. tarafından doğrulanmasına, tanık M. Y.'ın da çekin kendisinden habersiz H. O. tarafından sanığa verilmiş olabileceğini belirtmesine, suça konu çekin arkasındaki ilk cirantanın TC Kimlik numarası ve telefon numarası yazılı A. T., ikinci cirantanın H. O., üçüncü cirantanın M. Y. olmasına, sahte çeklerde denetimin ilk cirantadan itibaren yapılmasının gerekmesine,
Dairemizce Uyap'tan yapılan sorgulamada ve dosya arasına alınan karar örneklerinde M. Y. ve H. O. haklarında birlikte işledikleri belirtilen çek sahteciliği ve dolandırıcılık suçlarından yapılan soruşturma ve kovuşturmaların bulunmasına rağmen ciro silsilesinin birinci ve ikinci sırasında bulunan kişilerin araştırılıp tanık olarak dinlenip, gerekirse imza incelemesi de yaptırılması, oluşacak sonuca göre "önceden doğmuş borç için verilen çekin dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağı hususunun da tartışılması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmasının savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğu; anlaşıldığından CMK'nın 289/1-h maddesi gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine CMK'nın 279/2 maddesi gereğince KESİN olarak 17.01.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)