(5237 S. K. m. 43, 52, 53, 54, 62, 158, 168, 204) (5271 S. K. m. 223, 286)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Davanın yeniden görülmesi şartları oluştuğundan duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Mersin C. Başsavcılığı'nın 01/02/2016 tarihli iddianamesi ile sanığın resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından TCK.nın 204/1, 158/1(f), 53, 54 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Mersin 1.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan TCK'nın 204/1, 43/1, 62/1, 53/1, nitelikli dolandırıcılık suçundan TCK'nın 158/1-f, 52/2, 158/1-f-2-c, 43/1, 168/2, 62/1, 52/4, 53/1 maddeleri gereğince mahkumiyetine, Mersin 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/172 Esas, 2013/40 Karar sayılı dosyasında verilen cezaların sonuç cezadan mahsubuna dair karar verilmiştir.
Hüküm sanık müdafii tarafından istinaf edilmiştir.
İddia makamı esas hakkında mütalaasında: "Sanığın Resmi Belgede Sahtecilik suçunu işlediğinin sabit olması, kararda zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan verilen netice 2 yıl 1 ay hapis cezasından Mersin 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/272 Esas, 2013/40 Karar sayılı kararı ile verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının mahsup edilerek hükmün infaz edileceği hususunun da açıkça belirtilmiş olması karşısında sanık müdafiinin bu suça yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, sanığın alışveriş sırasında verdiği çeklerin sahte olduğunun anlaşılması üzerine bu kez davaya konu sahte çekleri verdiği, haksız menfaatin bu davaya konu çeklerin verilmesinden önce elde edildiği, önceki sahte çek verilerek yapılan alışverişten kaynaklı dolandırıcılık suçundan da sanığın yargılanıp mahkum olduğu, önceden doğan borç için suça konu sahte çekin verilmiş olması karşısında Dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı anlaşıldığından sanığın Dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine dair ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak sanığın unsurları oluşmayan Nitelikli Dolandırıcılık suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmesi kamu adına talep olunur" demiştir.
Sanık A.Z. ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında: "Benim olay tarihleri öncesinde faal olan Z..özel eğitim sistemleri üzerine ve ayrıca G..Kuyumculuk isimli eşimin üzerine kayıtlı işyerlerim bulunuyordu. Mersin 9.ASLCM de görülen bir iftira sonucu açılmış dava sırasında benim toplam 560.000 TL bedelli müşteri çek ve senetlerime el konmuştu. Yargılama sonucunda beraat etmiş olmama rağmen el konan müşteri çek ve senetleri sebebi ile iflas ettim. Müşteki O.’dan da önceden bir miktar borç para almıştım. Ödeyememiştim. Ödeyebilmek için kısa bir süreye ihtiyacım vardı. O tarihlerde görüştüğüm ve kendisini önceden tanıdığım İ. K.’ya sıkıntılarımı anlatırken kendisinin müşteri çekleri verebileceğini söylemesi üzerine bende kabul ettim ve o zaman kendisinden 3 adet çek aldım. Bunlardan bir tanesini müşteki O. Y.’a olan borcuma karşılık ciro edip ona verdim.1 ay kadar sonra O. beni arayarak verdiğim çekin karşılıksız çıkmasını söylemesi üzerine bu kez daha önce İ.’dan aldığım diğer çeki kendisine ciro edip verdim. Çeklerin sahte olduğunu bilmiyordum. Şu an kesin miktarını hatırlamıyorum. Müşteki O.a toplam 17-18.000 TL civarında borcum bulunuyordu. İlk verdiğim çekin karşılıksız çıktığını söylemesi üzerine diğer iki çeki verdim. Onlarında karşılıksız çıktığını söyleyince kendisine olan borcumun tamamını nakit olarak kendisine ödedim. Herhangi bir borcum kalmamıştır, İ. K. iş bu çekleri hatır çeki olarak verdiğinden karşılığının çek keşidecisi tarafından ödenmeyeceğini biliyordum. Ben ödeyecektim. Çeki alıp müştekiye vermemin sebebi zaman kazanmak içindi. Müşteki O.'ın zararını 3.ACM deki yargılama sırasında tamamen karşıladım. Kendisi de bunu beyan etti, mahkemeniz dosyasından dava konusu olan son 2 adet çeki Mersin 3.ACM nin 2012/272 esas sayılı dosyasından soruşturma öncesi müştekiye vermiştim. Onlarda ödenmeyince soruşturma başlatıldı" demiştir.
Müşteki O. Y. ilk derece mahkemesinde alınan beyanında: "Sanık A. Z. bana önce bir adet çek verdi. Bir hafta kadar sonra bana bir çek daha verdi. bana verdiği ilk çek karşılıksız çıkınca bir hafta sonra başka bir çek verdi. Onun da karşılığı çıkmadı. Daha sonra 3. Ağır Ceza Mahkemesine dava açılınca kendisi bana borcunu nakit olarak ödedi. Mahkemenize dava açıldıktan sonra benim zararım tamamen sanık tarafından karşılandı. Ben bu konuda dilekçe vermiştim. Bu konuda vermiş olduğum dilekçeyi de tekrar ederim. Benim olay nedeniyle maddi bir zararım yoktur, ilk çeki borca karşılık aldım. İkinci çeki de ilk çek ödenmediği için aldım, sanık A. Z. bana olan borcunu 3. ACM.de görülen dava bitmeden önce ödedi, bu konuda ben daha önce ifade vermiştim" demiştir.
Katılan İ. A. ilk derece mahkemesinde alınan beyanında: "Bana sormuş olduğunuz A. Z.'yı tanımıyorum. 2012 yılının sonlarına doğru evime hırsız girdi. Giren kişi ya da kişiler tarafından evimde bulunan çek koçanları, cep telefonu ve bir miktar param çalındı. Ben de bu olayla ilgili şikayetçi oldum. O dönem ben İstanbul'da oturuyordum. Şikayetin sonucunda ne olduğunu bilmiyorum. Evimden çalınan Çek koçanları başkaları tarafından kullanılmaya başlanılmış. Kimler tarafından kullanıldığını bilmiyorum. Çek koçanlarını benden habersiz olarak kullanan kişi ya da kişilerden şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, suçtan doğan maddi zararım bulunmamaktadır" demiştir.
Mağdur N. G. ilk derece mahkemesinde alınan beyanında: "Ben iddianamede adı geçen sanık A. Z. ve müştekiler O. Y. ve İ. A.'ı tanımıyorum, benim adıma çek düzenlemişler, benim bu olaylar ile ilgim ve bilgim yoktur, hiçbir zararım yoktur, kimseden davacı ve şikayetçi değilim, davaya katılmak istemiyorum" demiştir.
Mersin 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/172 Esas, 2013/40 Karar sayılı dosyası dosya arasında mevcuttur.
15/12/2015 tarihli uzmanlık raporunda çekler üzerinde bulunan keşideci imzalarının çek sahiplerinin eli ürünü olmadığı, çekin arka yüzünde bulunan ciranta imzalarının ise sanığa ait olduğu belirtilmiştir.
Suça konu çekler ilk derece mahkemesi heyetince duruşmada incelenmiş, aldatma kabiliyetinin bulunduğu görülmüştür.
Yapı Kredi Bankasının 27/01/2015 tarihli yazısında 4402341 numaralı çekin sisteme kayıtlı olmadığı, Teb Bankasının 19/06/2013 tarihli yazısında 29665 seri numaralı çekin müşterilerinin çalıntı çeklerinden olduğu belirtilmiştir.
Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı dosyada mevcuttur.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mersin 3.Ağır Ceza Mahkemesine ait belgeler ve karar örneği incelendiğinde; sanık hakkında Fortisbank bankasına ait 16.850 TL bedelli sahte çeki O. Y.'a aldığı para karşılığı vermek suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından 06/06/2012 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda sanığın her iki suçtan da mahkumiyetine ve kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, ayrıca yargılama sırasında müşteki O.'ın kendisine verilen 16.850 TL bedelli çekin sahte çıkması üzerine sanığın kendisine bu sefer 9.350 TL ve 8.750 TL bedelli iki adet çek verdiğini, bu çeklerin de sahte olduğunu belirtmesi üzerine bu çeklerle ilgili de resmi belgede sahtecilik suçundan suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, suç duyurusu yazısında bulunmamasına rağmen soruşturma sonucunda sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan da kamu davası açıldığı, Mersin 1.Ağır Ceza Mahkemesinin yargılamasına konu söz konusu iki adet çekin de ilk önce verilen 16.850 TL çekin sahte çıkması üzerine müşteki O.'a verildiği, tüm çeklerin sanık hakkında Mersin 3.Ağır Ceza Mahkemesinin yargılamasına konu 06/06/2012 tarihli iddianameden önce müşteki O.'a verildiği, 16.850 TL bedelli sahte çekin müşteki O.'a para karşılığı verilmesi ile dolandırıcılık suçunun oluştuğu, sonraki çeklerin ise önce doğan borca ilişkin olduğunun tarafların beyanları ile sabit olduğu, önceden doğan borç için sahte çek verilmesi eyleminde haksız menfaatin daha önceden elde edilmiş olması nedeniyle dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmayacağı, ancak bu davaya konu çeklerin de sahte olması nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçunun oluşacağı, sanıkların daha önce mahkum oldukları resmi belgede sahtecilik eylemi ile ilgili suç tarihinden sonra fakat hakkında hukuki kesintiyi oluşturacak iddianame tarihinden önce bu davaya konu sahte çekleri vermesinin kül halinde zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, Mersin 3.Ağır Ceza Mahkemesinin sanığın TCK'nın 204/1, 62, 53 maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararının kesinleşmiş olması nedeniyle mükerrer mahkumiyetin önlenmesi bakımından iş bu dava dosyasında TCK'nın 204/1, 43/1, 62 maddeleri uyarınca verilen netice 2 yıl 1 ay hapis cezasının infazı sırasında daha önce verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının mahsubuna karar verilmiş olduğu, bu nedenle resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda anlatılan nedenlerle;
A- Sanık A. Z. hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümde usul ve yasaya aykırılık bulunmaması nedeniyle sanık müdafiinin bu suça yönelik istinaf talebinin CMK'nın 286/2 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
B-a-Mersin 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 18/11/2016 tarih, 2016/76 Esas 2016/347 Karar sayılı hükmünün nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin bölümünün Ceza Muhakemesi Kanununun 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca KALDIRILMASINA,
b-Sanık A. Z.'nın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince sanığın bu suçtan BERAATİNE,
- İlk derece mahkemesi hükmünün emanet eşyası ve yargılama giderine ilişkin bölümlerinin aynen muhafazasına,
Dair, sanık müdafiinin yüzüne karşı, sanık, katılan ve müştekilerin yokluklarında, iddia makamında C. Savcısı Ahmet Soytürk'ün huzuru ile isteme uygun, Resmi Belgede Sahtecilik suçundan verilen karar yönünden CMK'nın 286/2-b maddesi gereğince KESİN, Dolandırıcılık suçundan verilen karar yönünden duruşmada hazır bulunanlar yönünden tefhimden itibaren, duruşmada hazır olmayanlar yönünden ise tebliğden itibaren 7 gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesi uyarınca TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere 08.02.2017 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/02/2017 (¤¤)