(5271 S. K. m. 280, 284, 286, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Müşteki O.'ın Finansbank Altınkum şubesine başvurarak kredi talebinde bulunduğu, banka görevlilerinin kredi teminatı olarak çek ibraz etmesi gerektiğini bildirmesi üzerine müşteki O.'ın arkadaşı olan tanık Ş.'den yardım istediği, tanık Ş.'in sanık Ü.'in çek bulabileceğini söyleyerek müşteki O. ile sanık Ü.'i tanıştırdığı, durumun anlatıldığı sanık Ü.'in 7.000 TL karşılığında bankaya ibraz edilebilecek bir çek bulabileceğini belirttiği, müşteki O.'ın kabul etmesi üzerine suç tarihinde müşteki ile sanıklar Ü. ve C. M.’n buluştuğu, sanık Ü.'in suça konu keşidecisi M. D., keşide tarihi 16/02/2015 olan, 34.200 TL bedelli çeki doldurmuş vaziyette müşteki O.'a verip karşılığında 7.000 TL para aldığı, müştekinin bankaya birlikte gitmeyi önermesi üzerine her iki sanığın müşteki O. ile birlikte Finansbank Altınkum Şube Müdürlüğü'ne gittikleri, bankaya girmeden önce çekin yazı ile miktar gösterir kısmında "otuzdörtikiyüz" yazdığının fark edilmesi üzerine sanık C. M.'in çeki alıp otuzdört ve ikiyüz yazılarının arasına "bin" ibaresini sıkıştırdığı, Finansbank tarafından takasta kullanılmak istenilen çekin sahte olduğunun müşteki Garanti Bankası tarafından bildirilmesi üzerine yürütülen soruşturmada alınan 26/08/2015 günlü ekspertiz raporunda çekin ön yüzünde iki farklı mürekkepli kalem ile yazılar ve imzanın oluşturulduğu, çekin yazı ile değer belirtilen kısmında bin ibaresinin sonradan yazıldığı, çekin arkasındaki ciro imzasının müşteki O. elinden çıktığı, diğer yazı ve imzaların sanıkların yada müştekinin elinden çıkmadığının belirtildiği, bu şekilde sanıkların baştan itibaren fikir ve irade birliği içerisinde hareket ederek sahteliğini bildikleri suça konu çeki para karşılığında müşteki O.'a vererek kullanmak suretiyle atılı resmi belgede sahtecilik suçunu, bankaların maddi varlıklarından olan çekin sahtesini kullanmak suretiyle hileli hareketlerle müşteki O.'ı kandırıp kendilerine haksız yarar sağlamak suretiyle atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilerek atılı suçlardan cezalandırılmalarının talep edildiği olayda; yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle beraatlarına, müşteki O. G. ve bu dosyada tanık olarak ifadesi alınan Ş. G. hakkında iştirak halinde resmi belgede sahtecilik ve banka tarafından tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçundan gereğinin takdir ve ifası için Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmiş ise de; beraatlarına karar verilen sanıkların ve haklarında suç duyurusunda bulunulan müşteki ve tanığın dosya kapsamına göre karşılıklı olarak birbirlerini suçladıkları ve suça konu çeki sahte olarak düzenleyenin kendileri olmadıklarını beyan ettikleri gözetilerek, müşteki O. G. ve tanık Ş. G. hakkında aynı eylemler sebebiyle suç duyurusunda bulunulup kamu davası açılması sağlanarak, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması amacına yönelik olarak ve suçun asıl faillerinin kesin olarak ortaya çıkartılması bakımından suç duyurusunun sonucuna göre ve delillerin daha sağlıklı değerlendirilebilmesi amacıyla her iki dosyanın hukuki ve fiili irtibat nedeniyle bu dava ile birleştirilmesi, sanıkların hukuki durumlarının buna göre birlikte yapılacak yargılama sonucunda belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre de;
Müşteki O.'ın katılmasına karar verildiği halde gerekçeli karar başlığında katılan olarak değil, müşteki sıfatıyla gösterilmesi ayrıca sanıklar kendilerini vekaletnameli vekille temsil ettirdikleri ve haklarında beraat kararı verildiği halde hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre sanıklar yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Usul ve yasaya aykırı olduğundan istinaf taleplerinin bu yönlerden kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-b ve 289/1-h maddeleri gereğince hükmün sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5271 sayılı CMK'nın 284 ve 286/1. madde ve fıkraları gereğince KESİN olarak 26.05.2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)