(6284 S. K. m. 2, 20) (5237 S. K. m. 53, 62, 63, 102, 142, 150, 168) (5271 S. K. m. 280, 284, 286, 289, 303)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Davadan haberdar edilmeyen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin istinaf dilekçesinin aynı zamanda katılma talebini de içerdiği gözetilerek 6284 Sayılı Yasanın 2 ve 20/2 maddeleri gereğince Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının davaya katılmasına oy birliği ile karar verildi.
Sanık hakkında mağdure E.'ya yönelik Cinsel Taciz ve Güveni Kötüye Kullanmak suçlarından şikayetten vazgeçme nedeniyle verilen düşme kararları kesinleştirildiğinden inceleme dışı bırakılmıştır.
Sanık K. E.'in katılan R. N.'i rızası dışında hile ile bağlık bir alana götürdüğü ve burada sarkıntılık ve hırsızlık eylemlerini gerçekleştirdiği tespitine göre, sanık hakkında katılan Reyyan'a yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçundan mahallinde her zaman işlem yapılması mümkün görülmüştür.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın katılan R. N.'e yönelik eylemlerinin incelenmesinde;
Sanık K. E.'in 08.09.2015 tarihinde A. A. ismi ile Adana İş Organizasyonları adli sitede dişçi yanında çalışacak sekreter şeklinde iş ilanı verdiği, katılan R. N.'in bu ilanı görerek iş başvurusunda bulunduğu ve facebook üzerinden sanık ile görüştüğü, sanığın kendisinin Tarsus'ta diş polikliniği bulunduğunu, adının B. B. olduğunu, iş görüşmesi için Mersin'e gelmesi gerektiğini söylediği ve katılan R.'ın 13/09/2015 tarihinde Mersin'e geldiği, sanığın tarif ettiği yerde araçtan indiği, sanığın katılanı 33 VKF .. plakalı motosiklet ile karşıladığı, ofise gitmeden önce başka bir yere gitmesi gerektiğini söylediği, katılan R.'ın önce kabul etmediği, sanığın 5 dakikalık iş diyerek katılanı ikna ettiği ve katılanın sanığın kullandığı motosikletin arkasına bindiği, sanığın Mersin ili Adanalıoğlu'nda üzüm bağlarının olduğu yere doğru katılanı götürdüğü, katılanın ıssız bir yere gelinmiş olması nedeniyle tedirgin olup, motosikletin yavaşladığı bir anda motosikletten inmek isterken düştüğü, sanığın "gel biraz otur, seninle konuşacağız" dediği ve katılana ondan çok etkilendiğini, hoşlandığını söyleyerek öpmeye çalıştığı, katılanın ise onu iterek öpmesine izin vermediği ve Adana yoluna doğru yürümeye başladığı, sanığın motosiklet ile katılana yaklaşıp çantasını çekerek aldığı ve çanta içerisinden katılanın telefonunu aldığı, katılanın sanığın elinden çantasının geri aldığı, ancak sanığın cep telefonunu vermediği, bunun üzerine katılanın "lanet olsun, telefonda sende kalsın" diyerek Adana yoluna doğru koşmaya başladığı, sanığın tekrar katılanın yanına geldiği, katılanın tekrar telefonunu istediği, sanığın ise kırdım attım dediği ve katılanın telefonunu vermediği, katılanında Adana otobüslerine binerek Adana'ya gittiği, aynı gün sanık hakkında şikayette bulunduğu kabul edilen olayda; sanığın katılana kendisinden etkilendiğini, çok hoşlandığını söyleyip öpmeye çalıştığı, bu eylemin de TCK'nın 102/1-2. Cümlesinde düzenlenen Sarkıntılık suçunu oluşturduğu, zira eylemin ani nitelikte, devamı bulunmayan, kesintili biçimde gerçekleştiği, bu haliyle Cinsel Saldırı aşamasına gelmediği kabul edilerek sanığın katılan R.'a yönelik sarkıntılık düzeyindeki eylemi nedeniyle TCK'nın 102/1-2. Cümlesi gereğince cezalandırılmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ancak sanık hakkında mahkumiyet hükmünün sonucu olarak TCK'nın 53. Maddesinin uygulanmasına karar verilirken verilen kararın hatalı olduğu, fakat bu hususun davanın yeniden görülmesini gerektirmediği anlaşıldığından mahkumiyet hükmüne ilişkin kısmındaki TCK'nın 53. Madde düzenlemesi kaldırılarak yerine "kasıtlı suçtan mahkum olan sanık hakkında TCK'nın 53. Maddesinin tatbikine, infaz sırasında Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gözetilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince bu suç yönünden DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Sanığın katılanın Adana yoluna doğru yürüdüğü sırada omzundan çantasının çekerek aldığı ve içinden katılanın cep telefonunu aldığı, katılanın telefonunu istemesine rağmen vermediği, sanığın eyleminin Elde veya Üstte Taşınan Eşyayı Çekip Almak Suretiyle Hırsızlık suçunu oluşturduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın katılana ait General Mobil Discovery 2 marka cep telefonunu polislere teslim ettiği gerekçesi ile hakkında TCK'nın 168/1 maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması kararına yönelik aleyhe istinaf bulunmadığı, bu nedenle sanık lehine soruşturma aşamasında rızai iadenin varlığının kabulü ile TCK'nın 168/1 maddesinin uygulanması gerekmiş, ancak sanık hakkında katılan R.'a yönelik sabit görülen eylem nedeniyle kurulan "A-2" başlıklı hükümde suçun adının Yağma olarak gösterildiği, sevk maddesinin ise TCK'nın 142/2-b maddesi olarak doğru gösterildiği, ikinci paragrafta uygulanma yeri olmamasına rağmen "sanık lehine koşulları oluşmadığından 5237 Sayılı TCK'nın 150/2 maddesinin uygulanmasına yasal ve takdiren yer olmadığına" şeklinde hüküm kurulduğu, üçüncü paragrafta ise TCK'nın 168/1 maddesi uygulanırken indirim oranının 2/3 olması gerekirken 1/2 olarak yazılarak indirim bu oran üzerinden yapıldığı ve cezanın 2 yıl yerine 3 yıl hapis cezası olarak belirlendiği, buna bağlı olarak TCK'nın 62. Maddesinin uygulanması ile cezadan 1/6 oranında indirim yapılarak bulunan sonuç cezanın 1 yıl 8 ay olması gerekirken 2 yıl 6 ay hapis cezası olarak yanlış hesaplandığı, yine bu hükümde de TCK'nın 53. Maddesinin doğru uygulanmadığı belirlenmiş, ancak CMK'nın 280/1-a ve 303/1-c,f maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak sanığın katılan R.'a yönelik Hırsızlık suçundan kurulan hükmün çıkartılarak, yerine A-2 başlığı altında "sanığın katılan R.'a yönelik sübut bulan, Elde veya Üstte Taşınan Eşyayı Çekip Almak Suretiyle Hırsızlık suçundan eylemine uyan 5237 Sayılı TCK'nın 142/2-b maddesi gereğince, suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara alınarak sanığın takdiren ve teşdiden 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına", "sanığın katılana ait telefonu soruşturma aşamasında iade ederek etkin pişmanlık göstermiş olması nedeniyle TCK'nın 168/1 maddesi uyarınca cezasından takdiren 2/3 oranında indirim yapılarak sanığın 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına", "sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek 5237 Sayılı TCK'nın 62. Maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına", "takdiren başkaca arttırma ve eksiltmeye yer olmadığına", "kasıtlı suçtan mahkum olan sanık hakkında TCK'nın 53. Maddesinin tatbikine, infaz sırasında Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gözetilmesine", "sanığın tutuklulukta ve gözaltında kaldığı sürelerin TCK'nın 63. Maddesi uyarınca cezasından mahsubuna" şeklinde düzelterek CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Sanığın mağdur E. G.'e yönelik eylemlerinin incelenmesinde;
Sanık K. E.'in M. S. adını kullanarak facebook üzerinden hesap oluşturduğu ve bu facebook sayfasından iş ilanı verdiği, mağdure E.'nın da iş ilanını görüp M. S.'ı arkadaş olarak eklediği, iş için başvurduğu, sanığın kendisini diş doktoru S. K. olarak tanıttığı, mağdure E.'nın kullandığı 0534 015 46 .. nolu telefonu 0545 925 60 .. nolu telefondan aradığı, Mersin ve Tarsus'ta diş polikliniklerinin olduğunu, iş için görüşmeleri gerektiğini söylediği, 15/08/2015 tarihinde Silifke Caddesinde buluştukları, iş şartlarını konuştukları ve Pazartesi günü olan 17/08/2015 tarihinde işe başlamak üzere anlaştıkları, 17/08/2015 tarihinde mağdure E.'nın Mersin eski otogar yakınına gittiği, sanığın siyah renkli bir araba ile mağdureyi buradan aldığı, sanığın mağdure E.'dan cep telefonunu göstermesini istediği, mağdure E.'nın cep telefonunu sanığa verdiği, sanığın cep telefonundan sim kartı çıkartıp mağdureye verdiği, cep telefonunu ise cebine koyduğu, mağdureyi Mersin ili Adanalıoğlu girişindeki Opet istasyonu yanında bir bahçeye götürdüğü, bahçeyi gezdirme bahanesiyle mağdureyi arabadan indirdiği, bahçede mağdure E.'ya cinsel ilişki teklifinde bulunduğu, mağdure E.'nın bu teklifi kabul etmemesi üzerine sanığın mağdure E.'nın ağzını kapattığı, tokat attığı, "cinsel ilişkiye girmezsen eşini bulur herşeyi anlatırım" dediği, mağdure E.'nın korktuğu, sanığın mağdure E.'nın üzerini çıkardığı ve iki kez organ sokmak suretiyle cinsel ilişkiye girdiği, mağdure E.'nın olaydan sonra dolmuş ile evine geldiği, yeni bir telefon aldığı ve sanığa mesaj attığı, olaydan bir gün sonra sanığın mağdure E.'yı telefonla arayarak "arkadaşımla birlikte olur musun" diye söylediği, mağdurenin "seni şikayet edeceğim" diyerek telefonu kapattığı ve sanıktan 19/05/2015 tarihinde şikayetçi olduğu kabul edilmiş ise de; sanık K.'in kendisini mağdureye diş hekimi S. K. olarak tanıttığını, onunla buluştuktan sonra mağdurenin evinde rıza ile ilişkiye girdiğini savunması, tanık E. E.'in sanık beyanını doğrular nitelikte beyanda bulunması, mağdurenin şikayet dilekçesinde; "iş görüşmesine gittiği doktorun bir gün sonra başkasının evinde kendisine tecavüz ettiğini" ifade ettiği halde yargılama aşamasında Adanalıoğlu bölgesinde Opet istasyonu önünde durup bir bahçeye girdikleri ve burada tecavüze uğradığını söylemesi şeklindeki çelişkinin duruşmada giderilmemiş olması, sanığın mağdure ile rıza dahilinde onun evinde ilişkiye girdiğini savunduğu, 20/11/2015 tarihli savcılık ifadesinde araç kullanmayı bilmediğini, ehliyetinin olmadığını, mağdurenin evinde buluştuklarını, onun evindeki tüm eşyaların yerini söyleyebileceğini, mağdure E.'nın evinin giriş kapısının kuzeye baktığını, eve girip sola dönünce dümdüz gidince oturma odası olduğunu, oturma odasına girince sol tarafında televizyon, televizyonun sol tarafından kanepe olduğunu, kanepenin üstünde klima bulunduğunu, karşıda camlı eşya dolabı olduğu, evin girişinden sonra sağ tarafta yatak odası olduğunu, yatığın batıya doğru baktığını, yatağın yan tarafından krem renkli dolabın olduğu, yatağın kırmızı olduğu, evin giriş kapısının demir olduğunu, yatak odasının karşısında mutfak bulunduğunu, mutfağın kuzey tarafından raflar bulunduğu, rafın karşısındaki pencerenin yanında buzdolabı olduğu ve beyaz renkte olduğu, mağdure E. ile Toroslarda Anıt kavşağının orada buluştuklarını, bu sırada arkadaşı E. E.'in kendisini izlediğini, E. ile para karşılığı sevişmek için kendisini E.'nın evine davet ettiğini savunması karşısında olayın ne şekilde meydana geldiğini tespiti bakımından Adanalıoğlunda araçla durulduğu ifade edilen Opet istasyonunun suç tarihindeki görüntü kayıtları temin edilerek sanık ve mağdurenin görüntülerinin tespitine çalışılmaması, sanıkla mağdurenin cep telefonlarının sinyal aldığı baz istasyonları getirtilmiş ise de, mağdure E.'nın adresi ile mağdurenin tecavüze uğradığını belirttiği bahçenin yerleri bir harita üzerinde işaretlenerek sanık ve mağdurenin bir araya geldikleri yerin denetime imkan verecek şekilde tespiti yoluna gidilmemesi, sanık savunması doğrultusunda mağdure E.'nın evinde keşif yapılarak savunmasındaki ayrıntıların denetlenmemesi suretiyle sanığın savunma hakkı kısıtlandığından sanık hakkında mağdure E. G.'e yönelik Vücuda Organ Sokmak Suretiyle Cinsel Saldırı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçlarından kurulan hükümlerin CMK'nın 289/1-h ve 280/1-d maddeleri gereğince BOZULMASINA,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine CMK'nın 284/1 ve 286/2-a maddeleri gereğince KESİN olarak 21.11.2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)