(5237 S. K. m. 148, 149, 157, 158)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında düzenlenen iddianamede sanığın TCK'nın 157/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasının talep edildiği, görevsizlik kararında ise sanığın TCK'nın 148/1, 149/1-b-c maddeleri uyarınca cezalandırılması talep edildiği halde sanığa ek savunma hakkı verilmeden CMK'nın 158/1-f maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulmasının savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğu,
Kabule göre de;
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faliyeti yürüten süjelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesinin gerektiği, bankaların ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkranın uygulanamayacağı, somut olayda da bankanın sadece paranın gönderilmesi için kullanıldığı gözetilmeden sanığın TCK'nın 157/1 maddesi yerine yazılı olduğu şekilde mahkumiyetine karar verilmesinin;
-Sanığa atılı eylem suç tarihinden sonra 02/12/2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 Sayılı Yasanın 14.maddesi ile TCK'nın 158/1 maddesine eklenen "L" bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık olarak düzenlenmiş ise de suç tarihi itibariyle eylemin TCK'nın 157/1 maddesine uyması ve 6763 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklik uyarınca bu suçun da uzlaşma kapsamına alınması karşısında öncelikle uzlaşma işleminin yapılması, sanığın hukuki durumunun uzlaşmanın sonucuna göre değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin,
Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6763 Sayılı Yasa ile getirilen değişiklik uyarınca lehe yasa kıyaslaması yapılmamasının hatalı olduğu anlaşıldığından CMK'nın 289/1-h maddesi gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine CMK'nın 284/1 maddesi gereğince KESİN olarak 29.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)