(5237 S. K. m. 103) (5271 S. K. m. 286)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Dosya kapsamına göre: sanığın eyleminin Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçunu da oluşturabileceği, bu konuda açılmış bir dava bulunmasa da zamanaşımı süresi içerisinde mahalinde dava açılması mümkün görülmüştür.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriği ile 02/12/2016 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren ve TCK’nın 103. Maddesinde değişiklik yapan 6763 sayılı kanunla getirilen düzenlemeler de gözetilerek yapılan incelemede; nüfus kayıtlarına göre 01/01/2007 doğumlu olan mağdur E. N. C.'un sanık O. A.'ı komşu olmaları nedeniyle daha önceden tanıdığı, sanığın mağduru 05/06/2016 ve 12/06/2016 tarihlerinde birden fazla kez erik toplama bahanesiyle kendisine ait tarlaya götürdüğü, burada mağdurun üzerindeki giysilerini ve iç çamaşırını çıkartarak mağdurun göğsünü, bacaklarını ve cinsel bölgesini okşadığı, kendi üzerindeki kıyafetleri de çıkarıp mağdurdan cinsel organını tutmasını istediği, yere yatarak mağdurun da kendi üzerine yatmasını istediği, cinsel organını mağdurun cinsel organına dokundurduğu, sanığın bu şekilde suç tarihinde 11 yaşında olan mağdur E. N. C.'a yönelik Çocuğun Cinsel istismarı suçunu zincirleme şekilde işlediği sabit görülen kararda; sanık O. A.’ın 12/06/2016 tarihli eyleme ilişkin olarak yanlarında tanıklar A. K. ve A. D.’in bulunduğu ve olay yerinden birlikte ayrıldıklarını söylemesine rağmen tanık olarak beyanları alınan A. K. ve A. D.’in olay yerinden ayrıldıktan sonra mağdur ve sanığın olay yeri tarlada kaldıklarının tespit edilmiş olması, mağdur E. N. ile aynı yaşta torunları ve akrabası bulunan sanık O. A.’ın mağdur ile birçok defa baş başa erik toplama bahanesiyle olsa bile yerleşimin olmadığı tarla arazisine giderek vakit geçirmesinin hayatın olağan akışına uygun olmaması, 05/06/2016 tarihli eyleme ilişkin olarak sanığın bisiklet ile tarlaya doğru mağdur E. N. ile giderken mağdurun annesi tarafından görülmesi üzerine mağdurun sanığın telkini nedeniyle annesine, sanığın kız olan F.’nın yanına gittiğini söylediğinin tespit edilmiş olması, böylece mağdurun annesine tarlaya gittiklerini söylememesi ve sanık savunmasına göre F.'nın evinin önüne geldiklerinde bisikleti durdurduğu, mağdurun bisikletten inmediği, "F. ablama gidiyoruz diyerek annemi kandırdın” diyerek sanığın mağdurla birlikte tarlaya gittiği beyanının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, dosyada mevcut Adli Tıp Kurumu 6. Adlı Tıp İhtisas Kurulunun 18/11/2016 tarihli raporuna göre mağdur E. N.’un sınır düzeyde zeka geriliği bulunmasına rağmen beyanlarına itibar edilmesine mani olacak mahiyet ve derecede olmadığı ve mağdurun beyanlarına itibar edilebileceğine ilişkin tespiti, mevcut adli raporlara göre mağdurun cinsel istismar eylemine karşı beden bakımından kendisini savunamayacak durumda olması dikkate alındığında sanığın bu konuda mağdur üzerinde baskı oluşturmasının mümkün görülmesi, mağdurun ailesi ile sanık arasında önceye dayalı bir husumet bulunmaması, bu nedenlerle sanığa suç isnadında bulunmasının mümkün görülmemesi nedenleriyle ilk derece mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Ancak hükümde yargılama giderleri hesaplanırken mağdura soruşturmada ve kovuşturmada atanan vekil ücretinin yükletilmediği ve yargılama giderinin eksik hesaplandığı, ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından hükmün yargılama giderlerim düzenleyen 2 numaralı paragrafı hükümden çıkartılarak yerine "Resen yapılan ve belgelendirilen 19.050 TL posta gideri, 610.00 TL adli tıp rapor gideri, 620.5 TL İstanbul Adli Tıp Kurumuna gidiş ücreti, 352.20 TL Pamukkale Üniversitesinden aldırılan rapor ücreti, 50.00 TL kameraman bilirkişi ücreti, 70.00 TL öğretmen bilirkişi ücreti, 250.00 TL Pamukkale Üniversitesine gidiş ücreti, 12 adet davetiye gideri 132.00 TL, soruşturma aşamasında atanan mağdur vekili için 214.00 TL, kovuşturma aşamasında atanan mağdur vekili için 656.00 TL olmak üzere toplam 2.973,75 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak hazineye irat kaydına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince sanık müdafii ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan REDDİNE,
Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veyahut Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesi uyarınca TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere 24.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)