(5271 S. K. m. 280, 286)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanıklar A. ve A.’in mahkumiyetlerine dair hükmün bir nolu bendinde sanıklar hakkında adli para eczası tayin edilirken "gün" ibaresi yazılmamış ise de iki nolu bentte bu hatanın düzeltilmiş olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
6763 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklikte sanıklar lehine hüküm bulunmadığı gözetilerek vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; D. şirketi yetkilisi olan sanık A.in katılanlarla kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığı, yerle ilgili belediyeden ruhsatların alınabilmesi için gerekli olduğu söylenerek katılanlardan yerin satış yetkisini de içeren sanık A. adına vekalet alınarak tapuda yerin sanık A.e ait D. şirketi adına devrinin sağlandığı, sanık A.’ın aynı zamanda D. şirketinin de temsilcisi olarak vekalet üstlendiği, sanık A.in yer üzerinde inşaat yapmayarak katılanları oyalayıp yerin 976 metre karelik kısmının sanık B.’a satıldığı, ayrıca 5132 metre karelik yer üzerinde sanık B. lehine ipotek tesis edildiği, bu yerin 10/12/2014 tarihinde sanık H. üzerine tapuda devrinin sağlandığı, devir işlemleri H.'ye vekaleten oğlu olan sanık E. tarafından takip edildiği, sanık B. tarafından yerin ipoteğin paraya çevrilmesi amacıyla satışının istendiği, sanık A. tarafından imzalanan 15/05/2015 tarihli ek sözleşmede yer ile ilgili yapılan satış ve ipotek işlemlerinin gerçek satış ve ipotek işlemi olmadığına dair ibarenin yer aldığı, sanık E.'in kız kardeşinin sanık B.'ın amcasının oğlu ile evli olduğu, her iki sanığın da Hınıs ilçesinden oldukları, birbirlerini iyi tanıdıkları, sanık E.'in sanık A.i daha önceden tanıdığının, birlikte iş yaptıklarının sabit olduğu, yine sanık A.'ın hem katılanları hem de sanık A.i tanıdığı, A.in yetkilisi olduğu D. şirketinin vekili olarak da hareket ettiği, bu şekilde sanık A.in kat karşılığı inşaat yapmak üzere devrini aldığı yerlerin tapuda devirlerini üzerlerine almak suretiyle sanık A.in dolandırıcılık eylemine doğrudan katıldıkları olayda sanıklar A., A., E. ve B.'ın mahkumiyetlerine, olayda doğrudan bir eylemi bulunmayan, adına oğlu olan sanık E. tarafından işlem yapılan sanık H.'nin delil yetersizliğinden beraatine dair verilen kararlarda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, deneme süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık A. hakkındaki erteli hükmün açıklanması konusunda mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verilmemiş ise de bu hususun davanın yeniden görülmesini gerektirmediği anlaşıldığından hükmün sonuna "Deneme süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık A. E. hakkındaki erteli hükmün açıklanması konusunda Isparta 2. Sulh Ceza Mahkemesine (2010/2141 Esas, 2011/1134 Karar) ihbarda bulunulmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle CMK’nın 280/1-a maddesi gereğince hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine CMK'nın 286/2-b-f maddesi gereğince KESİN olarak 06.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)