(5237 S. K. m. 157, 158) (5271 S. K. m. 280, 286, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan Cumhuriyet savcısının istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; sanığın "………. Turizm" isimli seyahat bürosunun yetkili ve sorumlusu olması nedeniyle Ticaret Kanununda tarifi yapılan "Tacir" sıfatının olduğu, atılı suçun da ticari faaliyetin sırasında işlendiği bu nedenle eylemin TCK'nın 157/1 maddesindeki Basit Dolandırıcılık suçunu değil TCK'nın 158/1-h maddesindeki Nitelikli Dolandırıcılık suçunu oluşturma ihtimali ile müşteki tarafından ……… isimli internet sitesinden beğendiği otel rezervasyonunu sanığın işlettiği seyahat bürosunda yaptırıp bedelini de kredi kartı ile ödemesi karşısında eylemin TCK'nın 158/1-f maddesindeki Nitelikli Dolandırıcılık suçunu da oluşturma ihtimalinin bulunması ve bu suçlara bakma ve delilleri değerlendirme görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olması ve görev hususunun kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle yerel mahkemenin şikayete tabi olmayan Basit Dolandırıcılık suçundan şikayet yokluğu nedeniyle verdiği düşme kararı yanlış olmasına rağmen öncelikle CMK'nın 289/1-d maddesine göre mahkemenin kanuna aykırı olarak davaya bakmaya kendini görevli ve yetkili görmesi nedeniyle CMK'nın 280/1-b maddesi gereğince hükmün sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nın 286/2-g maddesi gereğince KESİN olmak üzere 27/12/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)