(5271 S. K. m. 74, 230, 280, 289)
Yerel Mahkemece sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmalarına dair verilen hükümlere karşı sanık A. K. ile sanıklar V. J. ve Z. C. müdafileri Av. E. C. A. tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
6763 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklikte sanıklar lehine hüküm bulunmadığı gözetilerek vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Tamamen sahte üretilmiş iş Bankası İstanbul Aksaray şubesi TR08006400000156200057559 iban nolu A.. Gıda Ticaret A.Ş firması hesabına ait 3231383 nolu, Aksaray 25/06/2013 keşide tarihli, 62.000 TL bedelli, G.. Kimya ve Plastik San ve Tic. Ltd. Şti adına kesilen çekin K.. Kargo Nakliyat Hizmetleri ve Dış Ticaret San ve Paz. Ltd. Şti. yetkilisi sanık V. J. cirosu ile diğer sanıklar Z. C. ve A. K. aracılığıyla D.. Tekstile mal karşılığı verildiği, ancak firmanın cirosunun yer almadığı, firma çalışanı Okan Can tarafından bankaya ibrazında tamamen sahte olarak üretilmiş olduğunun tespit edildiği, bu şekilde sanıkların iştirak halinde resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddia edilen olayda;
Nitelikli dolandırıcılık suçu ile ilgili uygulamada suçun hüküm kısmında "Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık" yerine "Bilişim Sistemlerinin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık" olarak yazılması aynı fıkra ve bende temas etmesi nedeniyle; Ayrıca suça konu çekin ilk kez D.. Tekstil A.Ş temsilcisi katılan C. İ..'na teslim edildiği tarih olan 01/06/2013 tarihi suç tarihi olduğu halde gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "25/06/2013-06/07/2013" olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi olanaklı maddi hata kabul edilmiştir.
Ancak;
1) Sanık V. J.'un suça konu sahte çeki alacağına karşılık olarak tanık N. C.'dan aldığını savunduğu bu savunma üzerine dinlenen tanık N. C. ise talimatla alınan beyanında sanık V.'ın yeterince Türkçe yazmasını bilmediği için çeki kendisinden yazmasını istediği, çekteki yazıların kendisine ait olduğunu, ancak keşideci imzasının kendisine ait olmadığını, sanık V.'a suça konu çeki kendisinin vermediğini ileri sürmesi ve çekteki ikinci cironun sahte olmayıp, sanık V.'a ait olduğunun tespit edilmiş olması karşısında; sanık V.'ın bu savunması kapsamında, suça konu çek üzerindeki yazı ve keşideci imzası ile birinci ciranta olarak gözüken G. Kimya ve Plastik San.Tic.Ltd.Şti. adına atılan imzaların tanık N. C. eli ürünü olup olmadığına ilişkin bir rapor alınmaması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, öncelikle tanık N. C.'ın kamu kurum ve kuruluşlarında bulunan samimi imzaları da temin edilerek talimat yoluyla huzurda atılan ve dosyada bulunan imzaları ile suça konu senedin ön yüzündeki yazılar, keşideci imzası ve arka yüzünde bulunan birinci ciranta imzasının, tanık N. C.'ın eli ürünü olup olmadığı hususunda yazı ve imza incelemesi yaptırılması ve toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden bu yönde bilirkişi raporu alınmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK.nın 289/1-h maddesinde düzenlenen sanıkların savunma haklarının kısıtlanması,
2) Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/03/1998 tarih ve 6/ 8-69 Esas ve Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç, kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından, dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı dikkate alınarak, sanıkların savunmaları, katılan C. İ.'nun beyanı, çekin katılan C.'a teslimi sırasında düzenlenen 31/05/2013 tarihli sözleşme ile 01/06/2013 tarihli çek teslim belgesidir başlıklı belge ve tüm dosya kapsamına göre, katılan C.'ın mallarının K.. Kargo ile Bulgaristan aktarmalı Rusya'ya taşınması sırasında K.. Kargo şirketinin borçlarından dolayı Rusya'daki alacaklılarının el koyması neticesi malların teslim edilememesi nedeniyle katılan C. İ..'nun doğan bu zararının karşılanması amacıyla suça konu sahte çek ile başka bir çek ve 43.000 ABD Doları ile birlikte sanıklar tarafından katılan C.'a verildiğinin ileri sürülmüş olması nedeniyle, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından; suça konu sahte çekin önceden doğan borç karşılığı verilip verilmediğinin belirlenmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden bu hususun gerekçeli kararda tartışılmadan yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK'nın 34/1, 230 maddelerine aykırı davranılması ve bu durumun 5271 sayılı CMK.nın 289/1-g. maddesinde belirlenen kesin hukuka aykırılık hali oluşturması,
3) Sanıklar A. K. ve Z. C. tüm savunmalarında atılı suçları kabul etmediklerini savundukları, suça konu sahte çekte bu sanıkların imzalarının ve cirolarının da bulunmadığı anlaşılmakla ne şekilde sanık V. J. ile birlikte sahtecilik suçuna iştirak ettikleri hususunun gerekçeli kararda tartışılmadan yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK'nın 34/1, 230 maddelerine aykırı davranılması ve bu durumun 5271 sayılı CMK.nın 289/1-g. maddesinde belirlenen kesin hukuka aykırılık hali oluşturması,
Usul ve yasaya aykırı olduğundan sanıkların istinaf itirazlarının bu yönlerden kabulü ile açıklanan gerekçelerle 5271 sayılı CMK.nın 289/1-g-h ve 280/1-b maddeleri gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 5271 sayılı CMK'nın 284/1 ve 286/1. maddeleri gereğince KESİN olmak üzere 30.03.2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)