(5237 S. K. m. 37, 53, 109) (5271 S. K. m. 280) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Olay tarihinden önce katılan P. ile sanık M. K.'ın bir süre arkadaşlık yaptıkları, tarafların anlaşamama nedeniyle ayrıldıkları, sanık M.'ın bu ayrılığı kabul etmeyerek katılan ile tekrar birlikte olmak için ısrarla aradığı, olay tarihinde de katılanın ikamet ettiği Mezitli Atatürk mahallesi 35060 sokak üzerinde bulunan evinin önüne sanıklar O. C. ve M. K. ile birlikte geldiği, aracı sanık M. K.'un kullandığı, katılanı görmeleri üzerine araç içerisinden sanıklar M. K. ve O.'ın koşarak katılanı yakaladıkları ve kollarından, bacaklarından tutarak, onu geldikleri araca bindirmeye çalıştıkları, katılan P.'ın bağırıp çığlık atması üzerine o sırada o bölgede tesadüfen bulunan ve olay nedeniyle 21/10/2014 tarihli polis tutanağını düzenleyen 26946059 nolu ekipler olarak ismi geçen polis ekibindeki görevli polislerin olaya müdahale ettikleri ve sanıklar M. K. ve O. C.'u yakaladıkları, diğer sanık M. K.'un ise aracı kullanarak olay yerinden kaçtığı, kabul ve iddia olunan olayda;
Yerel mahkemece uygulama yapılırken önce 5237 sayılı TCK'nın 109/1, daha sonra 109/2. maddeleri tatbik edilmek suretiyle kademeli uygulama yapılması, ceza miktarı itibariyle sonuca etkili olmadığından ve temel cezanın tayini sırasında TCK.nın 37. maddesinin belirtilmemiş olması mahallinde düzeltilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamış ve 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi ile ilgili olarak yapılan uygulamada, 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin, eleştirilen hususlar dışında, unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, katılan vekilinin asgari hadden uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiği, teşebbüsün derecesine göre yapılan indirimin fazla olduğuna yönelik itiraz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda başkaca hukuka aykırılığa da rastlanmadığından 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince usul ve yasaya uygun bulunan mahkumiyet hükmüne ilişkin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5271 sayılı CMK'nın 284 ve 286/2-a madde ve fıkraları gereğince KESİN olarak 24.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)