(5237 S. K. m. 51, 52, 53, 58, 62, 155, 158, 204, 207) (5271 S. K. m. 231, 280, 283, 286)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Antalya C.Başsavcılığının 10/05/2017 tarih ve 2017/8229 esas sayılı İddianamesinde özetle; " Şüpheli ........'ın 26/06/2016 günü şikayetçi ........'ın ........ Sayılı yerde bulunan oto kiralama iş yerine başvuru ile araç kiralamak istediğini söylediği ve şikayetçi ........'ın kimlik bilgilerine havi tümden sahte olarak tanzim edilmiş ve kendisinin fotoğrafı yapışık sürücü belgesini ibraz ederek şikayetçi ........'nin de uygun görmesi üzerine ........ plakalı otomobili 24/06/2016-28/06/2016 tarihleri arasında dört günlüğüne kiraladığı, yapılan oto kira sözleşmesini ........ ismi ile imzalayarak otomobili teslim aldığı, kira sözleşmesi bitiminde aracı şikayetçi ........'ye teslim etmediği, ........'nin kolluk kuvvetine şikayetçi olup aracın arama kayıtlarına alınması üzerine 25/07/2016 günü Adana İli ........ Mahallesi ........ Mezarlığı yolu üzerinde ön ve arka plakaları sökülmüş vaziyette terk edilmiş olarak bulunduğu, aracın şase numarasından yapılan araştırmada şikayetçi ........'ye ait olduğunun tespit edilerek, 26/07/2016 günü şikayetçi ........'nin yetki verdiği şahsa kolluk kuvvetlerince teslim edildiği, şüpheli savunmasında ........'a ait sürücü belgesinin fotokopisini tesadüfen elde ettiğini bu fotokopi üzerinde herhangi bir değişiklik yapmadığını, fotoğrafın kendisine benzemesi sebebiyle şikayetçi ........'ye ait aracı kiralayarak Seyhan İlçesine gittiğini, burada borçlu olduğu bir şahsa aracı rehin olarak bıraktığını, borcu ödeyemediği için aracı rehinden kurtaramadığını, polis tarafından yakalanınca da aracı teslim edemediğini beyan ettiği, şüphelinin baştan itibaren dolandırıcılık kastı ile hareket ederek aracı kiraladığı, daha sonra aracı başka bir şahsa devrettiği şikayetçi ........'yi zarara uğrattığı, şikayetçi ........'ın kimlik bilgilerini kullandığı ve ........ adına oto kira sözleşmesi imzaladığı ve üzerine atılı suçları işlediği" iddia edilerek sanığın müştekiye yönelik Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb. Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik ve Özel Belgede Sahtecilik suçlarından eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 204/1, 158/1.d, 207/1, 53 maddeleri gereğince cezalandırılması amacıyla Antalya 7.Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Antalya 7.Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucu 03/05/2018 tarih ve 2017/139 Esas,2018/182 Karar sayılı kararı ile sanığın Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb. Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de eylemi güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 155/1,62,52/2,53,58 maddeleri gereğince sonuç olarak 1 yıl 3 ay hapis ve 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, araç kiralama sözleşmesini sahte olarak düzenlemesi nedeniyle Özel Belgede Sahtecilik suçundan 5237 sayılı TCK'nın 207/1,62,53,58 maddeleri gereğince sonuç olarak 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Resmi Belgede Sahtecilik suçundan ise sürücü belgesinin aslının ele geçirilememesi sebebiyle beraatine dair karar verilmiş, beraat kararına yönelik istinaf talebi bulunmadığından bu hükmün mahkemesince kesinleştirme işlemlerinin yapılması mümkün görülmüştür.
Sanık süresi içinde verilen mahkumiyet hükümlerine karşı istinaf incelemesi talep etmiştir.
Davanın yeniden görülmesi şartları oluştuğundan inceleme raporu doğrultusunda dairemizce duruşma açılmasına karar verilmiştir.
İddia makamının esas hakkındaki mütalaasında: " Özel Belgede Sahtecilik suçundan kurulun hükümde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, bu suç ile ilgili vaki istinaf talebinin ESASTAN REDDİNE,
Sanığın, müşteki ........'a karşı kendisini müşteki ........ olarak tanıtarak, ........ adına tamamen sahte tanzim olunmuş sürücü belgesine kendi fotoğrafını da yapıştırarak müşteki ........’den araç kiralaması şeklindeki fiilin Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 28/01/2019 tarih, 2018/2622 Esas, 2019/5 Karar sayılı emsal nitelikteki kararı da gözetilerek “kamu kurumunun vasıta olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu kabulü ile uygulama yapılması gerekirken vasıfta yanılgıya düşülerek eylemin güveni kötüye kullanılması suçu olarak kabulü ile uygulama yapılması öte yandan Güveni Kötüye Kullanma hüküm kurulurken ek savunma hakkı tanınmaması, sanığın sabıka kaydında geçen HAGB kararları ile ilgili ihbarda bulunulmaması usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatiyle;
Sanığın istinaf talebinin kabulüyle Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/05/2018 tarih. 2017/139 Esas, 2018/182 Karar sayılı hükmünün güveni kötüye kullanma suçu yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
Aleyhe istinaf olmaması ve CMK’nın 283. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakları gözetilerek; Sanığın sabit olan ve eylemine uyan TCK’nın 158/1.d, 58. 53. maddeleri uyarınca CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın sabıka kaydında yer alan Bulanık Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/681 Esas, sayılı HAGB hükmüyle ilgili mahal mahkemesine İHBARDA BULUNULMASINA,
Dair, karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur. " demiştir.
Sanık Dairemiz huzurunda alınan savunmasında: "Aleyhe olan hususları kabul etmiyorum, okumuş olduğunuz ve sunduğum istinaf dilekçem içeriğini aynen tekrar ediyorum, ayrıca atılı suçlama ile ilgili olarak daha önce savunmalarımı yapmıştım, o savunmalarımı da aynen tekrar ediyorum, ekleyeceğim, çıkaracağım bir husus yoktur, ben ehliyetim olmadığı için iddianamede ve gerekçeli kararda anlatılan şekilde sahtecilik yaptım, ancak kimseyi dolandırmak istemedim, aracı müştekiden sahte kimlik ile kiraladığım doğrudur, hatta kira bedelini de ödemiştim." demiştir.
Sanık Şimşek ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında: "Suçlamayı kabul etmiyorum doğrudur. Karşı tarafın zararını giderdim yanı arabayı iade ettim. Ehliyetim olmadığı için resmi belgede sahtecilik yaptığım hususuda doğrudur. Pişmanım. Öncelikle beraatime karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini isterim, duruşmalardan vareste tutulmak istemiyorum." demiştir.
Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı dosyada mevcuttur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİEYLEMLERİN HUKUKSAL NİTELİĞİ VE GEREKÇE:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık ........'ın 26/06/2016 günü şikayetçi ........'ın ........ Sayılı yerde bulunan oto kiralama iş yerine başvuru ile araç kiralamak istediğini söylediği ve şikayetçi ........'ın kimlik bilgilerine havi tümden sahte olarak tanzim edilmiş ve kendisinin fotoğrafı yapışık sürücü belgesini ibraz ederek şikayetçi ........'nin de uygun görmesi üzerine ........ plakalı otomobili dört günlüğüne kiraladığı, yapılan oto kira sözleşmesini ........ ismi ile imzalayarak otomobili teslim aldığı, kira sözleşmesi bitiminde aracı şikayetçi ........'ye teslim etmediği, ........'nin kolluk kuvvetine şikayetçi olup aracın arama kayıtlarına alınması üzerine 25/07/2016 günü Adana İli ........ Mahallesi ........ Mezarlığı yolu üzerinde ön ve arka plakaları sökülmüş vaziyette terk edilmiş olarak bulunduğu, aracın şase numarasından yapılan araştırmada şikayetçi ........'ye ait olduğunun tespit edilerek, 26/07/2016 günü şikayetçi ........'nin yetki verdiği şahsa kolluk kuvvetlerince teslim edildiği, sanık savunmasında ........'a ait sürücü belgesinin fotokopisini tesadüfen elde ettiğini bu fotokopi üzerinde herhangi bir değişiklik yapmadığını, fotoğrafın kendisine benzemesi sebebiyle şikayetçi ........'ye ait aracı kiralayarak Seyhan İlçesine gittiğini, burada borçlu olduğu bir şahsa aracı rehin olarak bıraktığını, borcu ödeyemediği için aracı rehinden kurtaramadığını, polis tarafından yakalanınca da aracı teslim edemediğini beyan ettiği, sanığın baştan itibaren dolandırıcılık kastı ile hareket ederek aracı kiraladığı, daha sonra aracı başka bir şahsa devrettiği şikayetçi ........'yi zarara uğrattığı, şikayetçi ........'ın kimlik bilgilerini kullandığı ve ........ adına oto kira sözleşmesi imzaladığı ve üzerine atılı suçları işlediği, oto kiralama sözleşmesinin sahte sürücü belgesine göre düzenlenmesi nedeniyle yerel mahkemece sanığın özel belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına dair kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik bulunmadığı, ikinci kez tekerrür uygulamasına esas alınan ilam hükümde gösterilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında gözetileceği değerlendirilmekle bu suça yönelik sanığın istinaf başvurusunun yerinde görülmemesi sebebiyle esastan reddine karar vermek gerekmiş, güveni kötüye kullanma suçu bakımından yapılan incelemede ise; her ne kadar yerel mahkemece sanığın eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu değil güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 155/1 maddesi uyarınca güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; Sanığın müşteki ........'a karşı kendisini müşteki ........ olarak tanıtarak, ........ adına tamamen sahte tanzim olunmuş sürücü belgesine kendi fotoğrafını da yapıştırarak araç kiralaması ve daha sonra aracı iade etmeyerek menfaat sağlaması karşısında, eyleminin Trafik Tescil Şube Müdürlüğü'nün maddi varlığı olan sürücü belgesinin sahte olarak düzenlenip kullanılması suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d maddesinde öngörülen “kamu kurumunun vasıta olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturacağı anlaşılmakla, yerel mahkemece suçun hukuki nitelendirilmesinin hatalı yapılmış olması göz önünde bulundurularak duruşma açılmak suretiyle yeniden yargılama yapılarak, sanık ........ hakkında Antalya 7.Ağır Ceza Mahkemesinin 03/05/2018 tarih 2017/139 Esas, 2018/182 Karar sayılı kararı ile Güveni Kötüye Kullanma suçundan kurulan hükmünün Ceza Muhakemesi Kanununun 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kaldırılmasına, sanık ........'ın, Trafik Tescil Müdürlüğünün maddi varlıklarından olan sürücü belgesini kullanmak suretiyle Kamu Kurum ve kuruluşlarını aracı kılarak nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, eylemine uyan 5237 TCK'nun 158/1-d madde ve fıkrası gereğince cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş, Ancak; Sanık hakkında daha önce verilen hükme yönelik sanığın istinafı üzerine 5271 Sayılı CMK'nın 283. Maddesi de gözetilerek kazanılmış hakka dokunulamayacağından sanığın önceki hükümle belirlenen 1 yıl 3 ay hapis ve (100 gün * 20 tl) 2.000 tl adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın Antalya 13.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/447 Esas, 2012/110 Karar sayılı kararı ile mükerrir olduğu anlaşıldığından sanığa verilen cezanın TCK'nın 58.maddesi gereğince (2. Kez) mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, yönelik aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda anlatılan nedenlerle;
A) Sanık ........hakkında Antalya 7.Ağır Ceza Mahkemesinin 03/05/2018 tarih 2017/139 Esas, 2018/182 Karar sayılı kararı ile Özel Belgede Sahtecilik suçundan mahkumiyetine dair mahkemenin kabul ve uygulamasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince sanığın İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
B) Sanık ........hakkında Antalya 7.Ağır Ceza Mahkemesinin 03/05/2018 tarih 2017/139 Esas, 2018/182 Karar sayılı kararı ile Güveni Kötüye Kullanma suçundan kurulan hükmünün Ceza Muhakemesi Kanununun 280. Maddesinin 2. Fıkrası uyarınca KALDIRILMASINA,
C) 1-Sanık ........'ın, Trafik Tescil Müdürlüğünün maddi varlıklarından olan sürücü belgesini kullanmak suretiyle Kamu Kurum ve kuruluşlarını aracı kılarak nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, eylemine uyan 5237 TCK'nun 158/1-d madde ve fıkrası gereğince suçun işleniş şekli, sanığın amaç ve saiki, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, elde edilen menfaatin miktarı dikkate alınarak takdiren ve teşdiden 3 YIL HAPİS ve 600 TAM GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2- Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri, yargılama sırasında gözlemlenen olumlu tutum ve davranışları, suçunu samimi ikrarı lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek sanığın cezasının 5237 sayılı TCK'nun 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirimi ile 2 YIL 6 AY HAPİS ve 500 TAM GÜNKARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanığa verilen 500 Tam Gün Karşılığı Adli para cezasının sanığın sosyal ve ekonomik durumu gözönüne alınarak TCK'nın 52/2 maddesi gereğince günlüğü takdiren 20 TL'den paraya çevrilerek sanığın 10.000 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Ancak; Sanık hakkında daha önce verilen hükme yönelik sanığın istinafı üzerine 5271 Sayılı CMK'nın 283. Maddesi de gözetilerek kazanılmış hakka dokunulamayacağından sanığın önceki hükümle belirlenen 1 YIL 3 AY HAPİS VE (100 gün * 20 TL) 2.000 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen adli para cezasının miktarı, sanığın ekonomik durumu da dikkate alınarak TCK 52/4 maddesi uyarınca birer aylık taksitler halinde olmak üzere takdiren 10 eşit taksitte ödenmesine,
Taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamının tahsiline,
Adli para cezasının ödenmemesi halinde 6545 sayılı kanunun 81. maddesi ile değişik 5275 Sayılı Yasanın 106/3 maddesinin uygulanacağının TCK'nun 52/4 maddesi gereği sanığa ihtarına, (Sanığa gerekli ihtarat yapıldı.)
4-Sanık hakkında TCK'nın 53.maddesinin tatbikine, infaz sırasında Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gözetilmesine,
5-Sanığın Antalya 13.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/447 Esas, 2012/110 Karar sayılı kararı ile mükerrir olduğu anlaşıldığından sanığa verilen cezanın TCK'nın 58.maddesi gereğince (2. Kez) mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve sanık hakkında cezanın infazından sonra DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİ UYGULANMASINA,
6-Zararın sanık tarafından giderilmediğinden sanık hakkında 5271 Sayılı CMK'nın 231/5 Maddesi hükümleri ile sanığın adli sicil kaydına yansıyan sabıka kayıtları dolayısıyla yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu kanaat oluşmaması nedenleri ile takdiren sanık hakkında 5237 Sayılı TCK'nın 51. Maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, bu yöndeki istemin reddine,
7-Sanığın sabıka kaydında yer alan Bulanık (kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/474 Esas, 2014/107 Karar sayılı (Bulanık Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/681 Esas, 2014/408 Karar numarası alan) HAGB hükmüyle ilgili mahal mahkemesine İHBARDA BULUNULMASINA,
8-Aleyhe istinaf bulunmadığından bu dava için ilk derece mahkemesince yapılan 6 posta gideri 26,50 TL., 1 tebligat gideri 11 TL.ki toplam 37,50 TL.yargılama giderinin sanıktan tahsiline,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, sanığın yüzüne karşı, iddia makamında C.Savcısı ........'ün huzuru ile isteme uygun, CMK'nın 286/2-b maddesi gereğince KESİN olmak üzere 03/04/2019 tarihinde oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)