Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; istinaf incelemesine konu yerel mahkeme ilamındaki mahkumiyetin, TCK'nın 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 24/10/2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. Maddesi ile değişik 5271 Sayılı CMK'nın 253. Maddesinin 1. Fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 155/2. Maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 Sayılı TCK'nın 7/2. Maddesi uyarınca "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü de gözetilerek 6763 Sayılı Kanun'un 35. Maddesi ile değişik CMK'nın 254. Maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. Maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gözetilerek C.Savcısı, sanık müdafii ile katılanlar vekilinin açıklanan bu nedenle istinaf itirazları yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün 5271 Sayılı CMK'nın 280. Maddenin 1. Fıkrasına 7188 Sayılı Yasanın 27. Maddesi ile eklenen (f) bendi gereğince BOZULMASINA,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine CMK'nın 284/1 maddesi gereğince KESİN olarak 31/12/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)