Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Olay tarihinde Kayseri ilinde ikamet eden ve şeker hastası olan katılan.....'ı Antalya ilinde ikamet eden kız kardeşi tanık .....'ün arayarak yine Antalya ilinde ikamet eden ve komşusu olan sanık .....'in emeklilik işleri ile uğraştığını söyleyip sanık ile iletişime geçmesini sağladığı, sanığın telefonla görüştüğü katılana Ankara ilinde tanıdıklarının olduğunu 10.000 TL gönderilmesi halinde kendisini malulen emekli edebileceğini söylemesi üzerine katılanın sanığa inanarak 10.600 TL paranın büyük kısmını 03/03/2015 tarihinde banka havalesi yoluyla ve en son 1000 TL yi ise 24/03/2015 tarihinde posta havalesi ile sanığın hesabına gönderdiği, katılanın ilerleyen süreçte emeklilik işleminin olmaması üzerine, parasının iade edilmesini istediği halde sanık tarafından sürekli çeşitli bahaneler ileri sürülerek oyalandığı, böylece dolandırıldığını anlayarak sanıktan şikayetçi olduğu, katılanın zararının giderilmediği, taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı iddia ve kabul olunan olayda;
Suç tarihinin, dosyadaki dekontlara göre en son paranın posta havalesi ile sanığa gönderildiği tarih olan 24/03/2015 tarihi olması gerekirken katılanın şikayet tarihi olan 07/11/2016 tarihinin esas alınarak gerekçeli karar başlığında gösterilmesi ile suç adının basit dolandırıcılık yerine gerekçeli karar başlığında yazılı şekilde gösterilmesi hatalı ise de bu hususların yerinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun kabul, oluşa, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, sanığın savunmaları inandırıcı gerekçelerle red edilmiş ve incelenen dosyaya göre açıklanan hükümde eleştirilen hususlar dışında bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine ulaşılmakla sanık müdafinin sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suç tarihinin 24/03/2015 olmasına rağmen mahkemece hatalı olarak katılanın şikayet tarihi esas alındığından buna göre, sanığın tekerrüre esas alınan Antalya 14. Asliye Mahkemesinin 07/06/2016 tarih, 2012/639 Esas-2012/645 karar sayılı mahkumiyet hükmünün suç tarihinden sonra 11.01.2016 tarihinde kesinleşmiş olmasına göre tekerrüre esas teşkil etmeyeceğinin, ancak Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/06/2011 tarih, 2008/336 Esas, 2011/259 Karar sayılı 13/10/2011 tarihinde kesinleşen ancak UYAP kayıtlarında henüz infaz edilmediği anlaşılan 1 yıl hapis ve 3.000 TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Ayrıca belirlenen suç tarihine göre sanığın sabıkasında geçen Antalya 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 16/02/2011 tarih, 2005/1197 Esas, 2011/155 Karar sayılı 28/062011 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilam yerine, Antalya 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 27/01/2016 tarih, 2015/772 Esas, 2016/27 karar sayılı suç tarihinden sonra 26/05/2016 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilamının CMK'nın 231/11.maddesi uyarınca ihbarına karar verilmesi,
Yasaya aykırı olup, istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların Dairemizce düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303. maddesi gereğince, hüküm fıkrasından tekerrür hükmünün uygulandığı bendin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilamına yönelik ihbarda bulunulmasına karar verilen bendin hükümden tamamen çıkarılarak yerlerine sırasıyla "Sanığın, Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/06/2011 tarih, 2008/336 Esas, 2011/259 Karar sayılı 13/10/2011 tarihinde kesinleşen 1 yıl hapis ve 3.000 TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet ilamı nedeniyle mükerrir olduğu anlaşıldığından, sanığa verilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 58. Maddesi gereğince MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNE GÖRE ÇEKTİRİLMESİNE ve sanık hakkında cezanın infazından sonra DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİ UYGULANMASINA" cümlesinin eklenmesi, ayrıca takip eden bende "Sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinden karar kesinleştiğinde CMK 231/11 maddesi uyarınca Antalya 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 16/02/2011 tarih, 2005/1197 Esas, 2011/155 Karar sayılı 28/062011 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilam nedeniyle dosyasına ihbarda bulunulmasına,"ibaresinin eklenmesi, suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince hükmün DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5271 sayılı CMK'nın 284 ve 286/2-(a) madde ve fıkraları gereğince KESİN olarak 31/12/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)