Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Katılan .....'ın kitap alım satım işiyle uğraştığı,04/12/2016 tarihinde ..... isimli arkadaşı vasıtasıyla kitap satışı yaptığını öğrendiği .....numaralı hattı aradığı,kitap siparişi verdiği, kendisini ..... olarak tanıtan şahsın siparişin 1.600 TL tuttuğunu, ödeme yapması durumunda ürünleri kargoya vereceklerini söylediği, katılanın Türkiye İş Bankası 3202/1478582 nolu hesaba 04/12/2016 tarihinde saat:21:28 ve 22:44'de 990TL ve 590 TL olmak üzere toplamda 1.580 TL para yatırdığı, 05/12/2016 tarihinde aynı numarayı tekrar aradığı,sipariş verdiği ürünlerin ne zaman eline ulaşacağını, kargoya verilip verilmediğini sorduğu, telefonda kendisini Mert olarak tanıtan şahsın ürünlerin gönderiminin yapılmayacağını, gönderilen paranın iadesini gerçekleştireceğini, ancak muhasebe sistemlerine göre 2.000 TL'den aşağı iade yapılmayacağını söyleyerek 2.000 TL'ye kalan miktar kadar para göndermesini istediği, buna inanan katılanın parasını geri almak amacıyla 05/12/2016 tarihinde aynı hesaba 423 TL daha para gönderdiği, ancak o günden sonra bir daha bu kişilere ulaşamadığı,katılanın 09/12/2016 tarihinde aynı numarayı tekrar aradığı, kendisini Mert olarak tanıtan şahısla görüştüğü,bu kez şahsın bu numaranın eskort servisi numarası olduğunu,2.000 TL iade yapılacak bedel hakkında bilgisinin olduğunu,parayı iade alması için 500 TL daha yatırması gerektiğini söylediği, müştekinin bu sefer istenilen parayı yatırmadığı ve şikayetçi olduğu, iddia ve kabul olunan olayda;
Gerekçeli karar başlığına suç adının basit dolandırıcılık yerine yazılı olduğu şekilde belirtilmesi yerinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Sanığın TCK'nın 157/1 maddesi gereğince ek savunması alınmamış ise de, esas hakkındaki mütalaanın okunduğu son celsede sanığın hazır bulunması ve esas hakkındaki mütaalaya karşı savunmasının alınmış olması nedeniyle bu usul hatası sonuca etkili görülmemiştir.
Aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda 04/12/2016 tarihinde ve 05/12/2016 tarihinde suça konu paraların yatırılmış olmasına rağmen sanık hakkında TCK'nın 43.maddesinde düzenlenen teselsül hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayini, aleyhe istinaf olmadığından yeniden yargılama nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında uzlaştırma işlemi nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin tahsiline karar verilmemiş ve terkin miktarının altında kalan 14 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de; Kanun yoluna başvurulması halinde yapılacak masrafların alınmasına ilişkin CMK'nın 330. maddesi gözetildiğinde, kararın henüz kesinleşmemesi nedeniyle tahsil edilecek yargılama gideri tutarının belli olmaması karşısında, 6352 sayılı yasa ile değişik CMK'nın 324/4. maddesi uyarınca 6183 sayılı Kanunun 106. maddesine göre yapılacak terkin işleminin, infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık .....'in üzerine atılı suçu işlediğini, eyleminin TCK'nın 157/1 maddesi kapsamında kaldığını, taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığını, katılanın zararının giderilmediğini kabul eden yerel mahkemenin kararında eleştirilen hususlar dışında usul ve yasaya herhangi bir aykırılık bulunmadığı, duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı ve bu suretle kabul edilen eylemin kanunda öngörülen suç tipine uygun olarak nitelendirildiği, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik bulunmadığı kanaatine ulaşılmış ve ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamış bulunmakla, 5271 sayılı CMK'nun 280/1-(a) maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5271 sayılı CMK'nın 284 ve 286/2-(a) madde ve fıkraları gereğince KESİN olarak 31/12/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)