(5271 S. K. m. 223, 280)
Yerel Mahkemece verilen beraat hükümlerine karşı Cumhuriyet Savcısı ve katılan vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıklardan …'in olay tarihinde katılan şirkete giderek kendisini …. Oto Yedek Parça ve Servis San. Tic. Ltd. Şti yetkilisi olarak tanıttığı, güvenilir bir firma oldukları yönünde izlenim uyandırdıktan sonra 6 adet konteyner alınması konusunda anlaştıkları ve 59.000 TL'lik sözleşme imzaladıkları, anlaşma konusu konteynerlardan 2 tanesinin öncelikli olarak teslimi konusunda anlaşmaları üzerine 2 konteynerin 22/11/2014 tarihinde sanık ….'in Konya'da gösterdiği boş bir araziye indirildiği ve tesliminin sağlandığı, bu teslimattan sonra 7.000 TL'lik bir ödeme yapılarak kalan 4 konteynerin de getirilmesinin sağlandığı ve aynı yere teslim edildiği, daha sonra fatura teslim etmek için sanıkların işyeri olan adrese gidildiğinde dükkanın boş olduğunun görüldüğü, sanıkların kısa sürede aldıkları malları tekrar satıp verdikleri çek bedellerini de ödemeden ortadan kayboldukları ve baştan bu yana dolandırıcılık kastıyla hareket ettikleri, sanık …..'in katılan firmanın satılan malların nereye götürüldüğünü takip etmesini engellediği, sanık …'ın şirketin resmi yetkilisi olup yapılan işlemden sorumlu olduğu, sanık …….'ın ise şirket çalışanı olarak diğer sanıklarla birlikte hareket ettiği, bu şekilde sanık ….'in imzaladığı sahte sözleşme nedeniyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediği gibi aldığı mal bedelleri kadar haksız menfaat sağlayarak dolandırıcılık suçunu da işlediği, işlenen dolandırıcılığın tacir sıfatıyla ve ticari faaliyet sırasında işlenmesi nedeniyle nitelikli olarak gerçekleştiği, aynı şekilde diğer iki sanığın da şirket yetkilisi ve çalışanı sıfatıyla sanık …. ile birlikte hareket ederek dolandırıcılık suçuna katıldıkları ve bu suretle tüm sanıkların atılı suçu işledikleri iddia edilen olayda;
Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; …..Oto Yedek Parça ve Servis San. Tic. Ltd Şti'nin şirketinin sahibinin ve temsilcisinin sanık …. olduğu, diğer sanıkların şirkette ortaklıklarının ve temsil yetkilerinin bulunmadığı, sanık ….'ın kovuşturma aşamasında katılan şirket ile bizzat kendisinin ticaret yaptığını doğruladığı, internetten görerek telefon ile katılan şirketten konteynerleri kendisinin sipariş verdiğini belirttiği, konteynerlerin yapılan anlaşma sonucu katılan .. Metal End. Mak. Müh. Mim. Ltd. Şirketi tarafından teslim edildiği, Konya ilinde inşaat işleri yaptığı için işçilerinin bir müddet bu konteynerlerde barınmasını sağladıktan sonra suça konu konteyneleri sattığını, alınan konteynerlerin bedelinin 7.000 TL lik kısmının nakit kalan 52.000 TL lik kısmı için kendisinin keşide ettiği şirketine ait çeki ile ödediğini, katılan şirket ile aralarında konteyner satışına ilişkin sözleşmeyi ise bir dönem iş yerinde çalışanı olan ...... isimli işçisinin kendisinin istemi ve onayıyla imzaladığını savunduğu, sanık ......'in tüm aşamalarda sözleşmeyi kendisinin imzalamadığını beyan ettiği, sanık ......'ın katılan şirkete olan borcunu inkar etmediği, mal karşılığı verilen çeki de katılan şirketin icraya koyduğuna ve sanık ......'ın borca itiraz ettiğine dair bir iddiasının olmadığı, mal siparişi için düzenlenen sözleşmedeki imzanın sanık ......'ya aidiyeti yönünde birbiriyle çelişkili raporlar mevcut olup katılan şirket adına sözleşmeyi yapan tanık ......'ın soruşturma aşamasında sözleşmeyi imzalayan kişinin sanık ...... olduğunu ileri sürerek fotoğrafı üzerinden de sanık ......'yı sözleşmeyi imzalayan kişi olarak teşhis ettiğini beyan etmesine rağmen, kovuşturma sırasında sanıklar ...... ve ......'ın da hazır bulunduğu 14/07/2016 tarihli oturumda "sözleşmeyi imzalayan kişinin huzurdaki sanıklar olmadığından kesinlikle eminim." şeklindeki çelişkili beyanının bulunduğu, sanıklardan ......'ın ise sanık ......'ın bir süre yanında çalışan işçisi olup şirketin ortağı veya temsilcisi olmadığı, konteynerlerin satışı ile ilgili süreçte veya sonrasında herhangi bir şekilde yer aldığına ve katılan şirketle temas kurduğuna dair kanıt bulunmadığı gözetildiğinde, bu haliyle sanıkların dolandırıcılık kastıyla hareket ettiklerini gösterir hileli bir hareketin dosya kapsamında tespit edilemediği, katılan şirketin basiretli bir tacir gibi hareket ederek sattığı mal karşılığında almış olduğu çekin tahsil imkanının bulunup bulunmadığı hususunun ve sanık ......'ın şirketinin bu anlamda güvenilir bir şirket olup olmadığının başlangıçta katılan şirket tarafından araştırma imkanının bulunduğu, sanıkların bu imkanı ortadan kaldıracak nitelikte söz ve eylemlerinin de bulunmadığı, katılan şirket ile sanıklar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, sanıkların katılanı dolandırdığına ilişkin katılanın soyut ve çelişkili beyanları dışında mahkumiyetlerine yeter delil de bulunmadığı, suça konu sözleşmenin kendisi adına imzalanmasından haberi olduğunu ve kendisinin talebi doğrultusunda sözleşmenin imzalandığını savunan sanık ......'ın bu kabulü ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.03.1992 gün ve 80/98 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, önceden verilen açık ya da örtülü rıza üzerine onun imzasını taklit ederek kullanan failde, zarar vermek bilinci bulunmayacağından kastın varlığının ileri sürülemeyeceği, bu rızaya dayanarak başkasının yerine imza atan kimsede suç kastının varlığının kabul edilemeyeceği hususu gözetildiğinde, ...... isimli çalışanın kimliğinin tespit edilememesinin yada sözleşmenin sanık ...... yada çalışanı ...... isimli şahıs tarafından imzalanmasının ve imzanın sanık ......'ya aidiyeti yönündeki raporlarda mevcut çelişkinin mahkemesince giderilmemesinin sonuca etkili olmayacağı, dolayısıyla sanık ...... yönünden özel belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluşmayacağı, sanık ......'nın özel belgede sahtecilik suçundan beraatine dair verilen kararda yasa maddesinin CMK'nın 223/2-a maddesi yerine 223/2-b maddesi olarak gösterilmesinin mahallinde düzeltilmesinin mümkün bulunduğu, açıklanan bu durum karşısında sanıkların atılı suçlardan beraatlerine karar veren mahkemenin kabulünün eleştirilen husus dışında sonucu itibariyle usul ve yasaya uygun olduğu, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik bulunmadığı, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılanlar vekili ile O yer Cumhuriyet Savcısının istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5271 sayılı CMK'nın 284 ve 286/2-(g) madde ve fıkraları gereğince KESİN olarak 05/04/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)