(5271 S. K. m. 210, 217, 236, 289)
Yerel Mahkemece "Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma " suçundan verilen hükme karşı sanık ve O yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, "Tehdit" suçundan uzlaşma nedeniyle verilen düşme kararına yönelik istinaf başvurusu bulunmadığı anlaşılmakla bu hüküm yönünden kesinleştirme işleminin mahkemesince mahallinde yapılması gerektiği, istinaf talebinin "Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma" suçu ile sınırlı olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Her ne kadar olayın bir kısmına ilişkin görgü ve bilgisi olan tanık .... duruşmaya davet edilerek beyanı alınmış ise de; sanığın mağdure ....'ya karşı işlendiği iddia olunan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından bu tanığın eylemin belirli bir aşamasına kadar olay yerinde olduğu, daha sonra bu tanığın oradan ayrılmak istemesi üzerine sanığın tanık ....'in olayın geçtiği evden ayrılmasına izin verdiği ve tanığın ayrılıp gittiği, olayın sonraki aşamalarında sanık ile mağdure ....'in (....) evde yalnız kaldıkları, dolayısıyla tanık ....'in olay yerinden ayrılmasından sonra gerçekleşen eylemlerin tek tanığının soruşturma evresinde şikayetçi olmadığını beyan eden mağdure .... olduğu, mağdurenin 27/12/2012 tarihinde yapılan tensip zaptında dinlenilmesine karar verildiği, takip eden duruşmalarda en sonuncusu 27/10/2014 tarihli celsede olmak üzere, dinlenilmesinin temini yönünde ara kararlarda verildiği, daha sonra duruşmada dinlenemeyen mağdurenin dinlenilmesinden vazgeçilmesine ilişkin herhangi bir karar verilmeksizin 5271 sayılı CMK'nın 210/1, 217, 236/2.maddelerine muhalefet edilmek suretiyle yargılamanın sonuçlandırıldığı, ancak istinaf incelemesi dışında olan tehdit suçundan uzlaştırma işlemlerinin yapılması sırasında uzlaştırmacı tarafından adresinin belirlendiği ve mağdureye ulaşılarak uzlaşma yönünden beyanının alındığı, ayrıca UYAP ortamında MERNİS adresinin de bulunduğu anlaşılmakla, maddi gerçeğin ortaya çıkartılması açısından duruşmada dinlenilmeyen mağdurenin teminiyle ayrıntılı beyanları alındıktan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 289/1-(e) madde ve fıkrasında düzenlenen ve hukuka kesin aykırılık hallerinden olan"Duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması" hükmüne muhalefet edilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanığın adli sicil kaydında geçen ve ihbarına karar verilen Konya 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/329-644 karar sayılı ilamının kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonra 06/09/2012 tarihi olduğu gözetilmeksizin ilgili mahkemesine ihbarına karar verilmesi,
Usul ve Yasaya aykırı olduğundan, sanığın ve O Yer Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurularının bu yönden kabulü ile sair yönlerden incelenmeyen hükmün 5271 sayılı CMK'nın 280/1-(d) ve 289/1-(e) madde ve fıkraları gereğince BOZULMASINA,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5271 sayılı CMK'nın 284 ve 286/1 madde ve fıkraları gereğince KESİN olarak 09/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)