(5237 S. K. m. 37, 53, 158, 204)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Denizli C. Başsavcılığının 27/05/2016 tarih 2016/5572 Esas sayılı iddianamesi ile sanıkların Resmi Belgede Sahtecilik, Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Tacir veya Şirket Yöneticileri ile Kooperatif Yöneticilerinin Dolandırıcılığı suçlarından TCK'nın 204/1,158/1.f-h,37/1,53.Maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/03/2017 tarih, 2016/197 Esas, 2017/93 Karar sayılı kararı ile sanıkların Resmi Belgede Sahtecilik, Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Tacir veya Şirket Yöneticileri ile Kooperatif Yöneticilerinin Dolandırıcılığı suçlarından mahkumiyetlerine dair karar verilmiştir.
Sanık …. ile sanıklar ….. ve …… müdafii süresi içinde hükmü istinaf etmiştir.
Davanın yeniden görülmesi şartları oluştuğundan dairemizce duruşma açılmasına karar verilmiştir.
İddia makamı esas hakkındaki mütalaasında: "Her ne kadar ilk derece mahkemesince sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyet hükmü tesis edilmiş ise de, istinaf yargılaması sırasında sanıklardan ….. çeki aldığı kişinin huzurda bulunan diğer sanık …. olmadığını kesin bir şekilde beyan etmiş olup, ilk derece yargılaması aşamasında alınan kriminal rapor içeriği ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde atılı suçların haklarında mahkumiyet hükmü tesis edilen sanıklar tarafından işlendiğine dair cezalandırılmalarına dair kesin delillere ulaşılamadığından ayrı ayrı beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine dair hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olduğu kanaati ile istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen hükmün tüm neticeleri ile birlikte ortadan kaldırılmasına, sanıkların delil yetersizliği nedeniyle ayrı ayrı beraatlerine, Denizli adli emanetin 2013/4135 sırasında kayıtlı suça konu sahte çekin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütaala olunur" demiştir.
Sanık ..... Dairemiz huzurunda alınan savunmasında: "Okunan kayıt ve belgelere bir diyeceğim yoktur. Aleyhe olan hususları kabul etmiyorum. Ben üzerime atılı suçlama ile ilgili daha önce savunma yapmıştım. O savunmalarımı aynen tekrar ediyorum demiş,
Sorulduğunda; önceki savunmalarımı aynen tekrar ediyorum. Ben olay tarihinde ..... Dekorasyon Limited Şirketinin yetkilisi ve ortağı idim. Ancak daha önce de dediğim gibi suça konu çeki ….. Mobilya'ya ben vermedim. Çek üzerinde bulunan ..... Limited Şirketine ilişkin kaşe yetkili olduğum bu şirkete aittir. Ancak imza bana ait değildir. Ayrıca diğer sanıklar ..... ve .....'ı tanımıyorum. Şu an huzurda benimle birlikte bulunan sanık .....'ı tanımıyorum. Söylediğim gibi .....'ı da tanımıyorum. Aramızda daha önce ticari bir ilişki olmadı. Ayrıca çekte ciro listesinde geçen şirket ve kişileri de tanımıyorum. O tarihlerde benim yanımda şirkette çalışan ..... diye birisi yoktu. Böyle birini tanımıyorum. Ailemde de ..... diye bir kişi yoktur. Atılı suçlamaları kabul etmiyorum demiş,
Sanıklar müdafii, sanık .....'dan CMK'nun 201. Maddesi gereğince doğrudan soru sormak üzere söz almış,
Sanıklar müdafii, sanıktan "sizin şirket kaşelerinin bu olay dışında başka şekilde de kullanıldığına ilişkin size yansıyan durumlar oldu mu? "şeklinde sorması üzerine,
Sanık .....: "Doğrudur ben daha önce başka bir şirketin muhasebesine bakarken Vergi Usul Kanununa Muhalefetten dolayı cezaevine girdim. Cezaevinden çıktıktan sonra bir çok avukat tarafından arandım. Yine buna benzer bir takım olaylardan bahsedip şirket kaşesi kullanılıp benim de TC kimlik numaram yazılıp, imzam atılarak borçlandırıldığım söylenildi. Ama şuana kadar bana resmi olarak yansıyan herhangi bir soruşturma ya da icra takibi yoktur. Hatta arayan avukatlardan birkaçı bana yine şirketin muhasebeciliğini yapan .....'ı tanıyıp tanımadığımı soruyorlardı. Ben bu şirket kaşesinin ..... tarafından kullanılıp kullanılmadığını bilmiyorum. Ancak avukatların neden onun ismini zikrettiklerini anlamış değilim. Hatta .....'in muhasebecilik kaydının iptal edildiğini de sonradan duydum" demiştir.
Sanık ..... Dairemiz huzurunda alınan savunmasında: "Okunan kayıt ve belgelere bir diyeceğim yoktur. Aleyhe olan hususları kabul etmiyorum. Ben üzerime atılı suçlama ile ilgili daha önce savunma yapmıştım. O savunmalarımı aynen tekrar ediyorum demiş,
Sorulduğunda; ben huzurda bulunan sanık .....'i daha önceden tanımam. Bu gün ilk defa gördüm. Ben suça konu çeki de huzurda bulunan .....'den almış değilim. Daha önceki savunmalarımda belirttiğim gibi ismini ..... olarak bildiğim başkada açık kimlik bilgilerini bilmediğim kişiden almıştım. Dolayısıyla sanık .....'in savunmalarına bir diyeceğim yoktur demiş,
Sorulduğunda: Ben çeki 2013 yılı içerisinde aldığımı hatırlıyorum. Hangi ay olduğunu hatırlamıyorum. Her ne kadar önceki ifadelerimizde 2012 yılı olarak geçmişse de bu doğru değildir. Bu çek 2-3 aylık bir çekti. Yani çekte gözüken vade tarihinden 3 ay kadar önce alındı demiş,
Sorulduğunda: ..... Şirketi ile yaptığım ticarete ilişkin elimde fatura veya benzeri bir belge yoktu. Ayrıca şirket eşimin adına kayıtlıdır. Ancak o hiçbir işe karışmaz tüm işleri ve bütün alışverişleri ben yaptım ve yapıyorum. Suça konu çeki de eşim değil ben almıştım demiş,
Sorulduğunda: Çekin bedelini ..... Şirket yetkilisine çek vererek ödedik. Bu hususu müşteki .....'de bilmektedir. Zira çek bedelini ödemek üzere Denizli iline ..... ile birlikte gittik ve ..... Orman Ürünleri yetkilisine teyze oğlum olan ……..nun 2-3 ay vadeli çekini verdik. Hatta çek bedeli 24.500 TL idi. Günü geldiğinde de bu çekin bedeli ..... Orman Ürünleri Şirketine ödendi. Yani bu şekilde zararı gidermiş olduk demiş,
Sorulduğunda; İsmini ..... olarak tanıtıp ..... Şirketinin sahibinin oğlu olduğunu söyleyen kişi bizim Didim'deki depomuza gelmişti. Öncesinde çeki bize faxlamıştı. Çeki bankadan sorgulattığımızda bir sorun olmadığını söylemişti. Bir kaç gün sonra şahıs kamyon ile gelerek işyerimizden çek aslını verip kapıları yükleyip götürdü. Yani ben huzurda bulunan sanık .....'i kendisini hiç görmediğim gibi işyerini de görmemiştim" demiştir.
Sanık ..... Dairemizce talimat yoluyla alınan savunmasında: Ben bu hususta daha önce ifade vermiştim. Söz konusu ifademi aynen tekrar ederim. İddianameye konu çeki tam olarak hatırlamamakla birlikte 2013 yılında aldım. İddianameye konu çeki 3 gün sonra Denizli ..... Ticarete tarihini hatırlamadığım bir tarihte çek olarak ……na ait çek ile bedelini ödedim. ..... Orman Ürünleri sahibi ..... da yanımdaydı. Ben tekrar Antalya Bölge Adli Mahkemesi 9.Ceza Dairesinde savunmamı yapacağım. Eşim de şu an Urfa'da olduğu için duruşmaya gelemedi. Eşim ..... ile birlikte Antalya Bölge Adliye Mahkemesine birlikte giderek beyanda bulunacağız dedi. Öncelikle beraatimi talep ederim. Mahkeme aksi hüküm kuracak olursa, lehime olan kanun maddelerinin uygulanmasını ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını isterim" demiştir.
Sanık ..... ilk derece mahkemesinde talimatla alınan savunmasında: "Ben bu hususta daha önce ifade vermiştim. Söz konusu ifademi aynen tekrar ederim. ..... isimli firma tarafından düzenlenmiş olan çeki 200 tane kendilerine kapı yapmış olmam karşılığında adı ..... olan bir kişi tarafından aldım. ..... isimli kişi cirolayıp bu çeki bana verdi. ..... ile ilgili gerekli bilgileri emniyete vermiştim. Daha sonra almış olduğum bu çeki .....'e çeki cirolayarak verdim. .....'de ..... Orman Ürünleri A.Ş'ye bu çeki cirolayarak vermiştir. Ancak ..... Orman Ürünleri A.Ş yetkilisi ..... öğrendiğim kadarıyla çekin sahte olduğunu bankadan tahsil etmek amacıyla gittiğinde fark etmiş. Daha sonra ..... ile birlikte ..... Ticarete giderek kuzenim olan …. den yeni bir çek alarak ödeme yaptım, eşim olan ..... bir hafta önce doğum yapmış olup ona dair raporu sunmak istiyorum. Bir sonraki celse kendisi hazır olacaktır. Benim işletmiş olduğum dükkan olan ….. Mobilya, ..... adına kayıtlı olup gerekli işlemleri onun adına ben yaparım. Öncelikle beraatimi talep ederim. Mahkeme aksi hüküm kuracak olursa, lehime olan kanun maddelerinin uygulanmasını ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması isterim" demiştir.
Sanık ..... ilk derece mahkemesinde talimatla alınan savunmasında: "…. Mobilya isimli iş yeri benim üzerime ait olup, tüm işleri eşim ..... görür. Benim iş yeri ile adıma kayıt olması dışında herhangi bir ilgim yok. Yapılan satışlar ve alışverişlerle ilgili bilgim bulunmamaktadır. Bu sebeple üzerime atılı olan suçlamaları kabul etmiyorum" demiştir.
İlk derece mahkemesince müşteki .....'nun kendisine ve adresine ulaşılamadığından, telefonuna SMS gönderilmesine rağmen duruşmaya katılmadığından CMK'nın 211.maddesi gereğince önceki beyanları okunmak suretiyle yeniden beyanının alınmasından vazgeçilmesine karar verildiği görülmüştür.
Sanık ..... ilk derece mahkemesinde talimatla alınan savunmasında: "Ben .. Dekorasyon San. İnşaat Tic. Ltd. şirketi müdürüyüm. Ben sadece muhasebe konusunda işlemleri yapması için vekalet verdim. Bu vekaletle sadece muhasebe ile ilgili işleri yürütebilir. Benim dışımda şirket adına çek keşide etmeye yetkili kimse bulunmamaktadır. Benim ..... Ayakkabı Ltd. Şti. ile, Didim ..... Ltd. Şti., ..... Orman ürünleri AŞ. ile herhangi bir ticari ilişkim yoktur. İddianamede isimleri yazılı mağdur ve şüpheliler ..... ve .....'ı tanımıyorum. Şirket kaşemiz yazıhanemde hem de muhasebecimizde bulunurdu. Ben 2014 yılında cezaevine girip çıktım. Kaşemi ne şekilde alıp kullanmışlar bilmiyorum. Daha önce bu konuda savunmam ve imza yazı örneklerim alındı. çekte bana ait imza ve yazı bulunmamaktadır" demiştir.
Müşteki ..... S. ile ilgili dairemizce yazılan talimat duruşmasının 11/04/2018 tarihine bırakılmış olması gözetilerek müşteki ..... dosyada mevcut 0532 633 14 .. nolu telefondan mahkememiz mübaşirine ait telefon ile arandığında suça sonu çek ile ilgili zararının tamamen giderildiğini, bir alacağının kalmadığını beyan etmiştir.
Müşteki ..... Dairemiz huzurunda alınan beyanında: "Sanıkların alınan savunma ve beyanlarına bir diyeceğim yoktur. Sanık .....'in benim de ismim geçtiği olaylara ilişkin anlatımları tümüyle doğrudur. Bizim sanık ..... ile çok fazla ticaretimiz oldu. Bu olay dışında hiçbir sorun yaşamadık. Bu olayda da ben .....'den aldığım çeki ciro ederek müşteki .....'a vermiştim. Günü geldiğinde ..... beni aradı. Çekin sahte olduğunu söyledi. Ben de hemen sanık ..... ile bağlantı kurdum. .....'de şaşırdı. Benim gözlemime göre O da bu işin mağduruydu. Birlikte .....'ın işyerine Denizli'ye gittik, onunla görüştük. Sanık ..... O'na başka bir çek verdi. Bu çekin bedelini de sonra ödedi. Dolayısıyla suça konu sahte çekten dolayı ne benim ne de müşteki .....'ın bir mağduriyeti yoktur. kimseden şikayetçi değilim. Davaya da katılmak istemiyorum. Sahte olan çekin vadesinden 2 ay kadar sonra çek bedeli ödenmiş oldu. Gününde ödendi" demiştir.
Müşteki ..... ilk derece mahkemesinde talimatla alınan beyanında: "Ben bu hususta daha önce ifade vermiştim. Söz konusu ifademi aynen tekrar ederim. Ben sanıklardan şikayetçi değilim. Davaya katılmak istemiyorum. ..... marangoz olup kendisine malzemeleri satan kişiyim. Kendisine satmış olduğum malzemeler karşılığında başkasından aldığını söylediği çeki bana ciro ederek verdi. Ben de almış olduğum bu çeki ..... Orman Ürünleri AŞ lehine ciro ettim. Firma sahibi olan ..... bana çekin sahte olduğunu söyledi. Bunun üzerine .....'ya ..... ile birlikte giderek ..... .....'a yeni bir çek düzenleyerek verdi. Nakit ödeme için kendisine süre tanınmasını istedi. Süresi geldiğinde bu ödemeyi .....'in kendisi .....'a yapmıştır" demiştir.
Müşteki ..... ilk derece mahkemesinde talimatla alınan beyanında: "Ben bana okuduğunuz şahısları tanımıyorum. İsimleri ilk defa huzurunuzda duydum. ..... Ayakkabı şirketi benim eski firmamdır. Benim iddianamede yazılı çekle ilgili bir mağduriyetim olmadı. Benim bu olayla ilgim yoktur. İddianamede yazılı olayı da burada öğrendim. Ben böyle bir çek keşide ettiğimi veya bana verildiğini hatırlamıyorum. Böyle bir çek kullanmadım. İddianamede yazılı silsile içinde isimleri geçen firma ve kişilerle de herhangi bir ticari ilişkim yoktur. Herhangi bir mağduriyetim olmadığı için şikayetçi değilim. Davaya katılmak da istemiyorum" demiştir.
Sanıklara ait nüfus ve adli sicil kayıtları dosyada mevcuttur.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık .....'ın suça konu çekin ciro silsilesinde yer alan …… Mobilya isimli şahıs işletmesinin yetkilisi olarak kayıtlarda gözükmesine rağmen adı geçen işletmenin işlerini fiili olarak kendisinin değil eşi .....'ın yürüttüğünü beyan etmiş olması, sanık .....'ın savunmalarının da bunu doğrular nitelikte olması, sanık .....'ın suça konu çeki ..... isimli bir kişiden aldığını, bu kişinin diğer sanık ..... olmadığını, çekin sahte olduğunun anlaşılması üzerine çek bedelini yine başka bir çek ile müşteki ..... Orman Ürünleri Tic.ve San. A.Ş yetkilisi .....'ya ödediğini beyan etmiş olması ve müştekiler ..... ve .....'nun sanık .....'i teyid eder şekilde beyanda bulunmuş olmaları, sanık .....'nın diğer sanık ..... ile herhangi bir ticari ilişkilerinin bulunmadığını, sanık .....'i önceden tanımadığını, suça konu çeki kendisinin vermediğini, şirketinde çalışan ..... isimli bir kişi bulunmadığını, şirket kaşesinin kim tarafından kullanıldığını bilmediğini beyan etmiş olması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların suça konu sahte çeki tanzim ettiklerine ve sahte olduğunu bildikleri halde ciro edip kullanarak müştekileri dolandırdıklarına dair cezalandırılmalarını gerektirir her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve yeterli delil bulunmadığı anlaşıldığından beraatlerine karar vermek gerektiği vicdani kanaatine varılmış ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda anlatılan nedenlerle;
A-Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/03/2017 tarih, 2016/197 Esas 2017/93 Karar sayılı kararında yer alan (sanıklar ..... ve ....., ..... haklarında Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık suçlarından) kurulan hükümlerinin Ceza Muhakemesi Kanununun 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca KALDIRILMASINA,
B-Sanıklar ....., ..... ve ..... 'ın üzerlerine atılı Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık suçlarının sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-e madde ve fıkrası gereğince ayrı ayrı BERAATLERİNE,
-Beraat eden sanıklar ..... ve ..... istinaf aşamasında kendilerini vekaletnameli müdafii ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.090 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanıklara verilmesine,
-Yargılama giderinin hazine üzerinde bırakılmasına,
-Denizli adli emanetinin 2013/4135 sırasında kayıtlı suça konu çekin delil olarak dosyada saklanmasına,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, sanıklar ..... ve ..... ile sanık ..... ve ..... müdafii ve müşteki .....'ın yüzüne karşı, sanık ..... ve müşteki ..... ve S.'in yokluklarında, iddia makamında C. Savcısı .....'ün huzuru ile isteme uygun, CMK'nın 286/2-b maddesi gereğince KESİN olmak üzere 14/03/2018 tarihinde oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)