(5237 S. K. m. 157) (5271 S. K. m. 253, 280)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık ...'in asker arkadaşı olan müştekiye facebook isimli sosyal paylaşım sitesinden ulaşarak birşey danışacağını söyleyip cep telefon numarasını istediği, müştekinin telefon numarasını vermesi üzerine müştekiyi ... numaralı telefondan arayarak teyzesinde 150.000 İsviçre frangı para olduğunu, Türk parasını çevirmek istediğini, uygun fiyata bu parayı alabileceklerini söylediği müştekinin de sizden daha sonra bu iş karşılığında 25.000 TL para alırım dediği, bunun üzerine müştekinin tanık ... ile birlikte 20.10.2014 tarihinde Denizli'ye geldiği, burada sanık ... ile buluştukları, kahvede oturdukları sırada kendisini ...'in dayısı olarak tanıtan sanık ...'ın yanlarına gelip bir süre sonra ayrıldığı, müştekiye numune olarak verilen iki adet 50 İsviçre frangını sanık ... ile müştekinin birlikte döviz bürosuna götürdükleri burada gösterilen paraların gerçek olduğunu öğrendiği, tekrar kahveye döndükleri, buradan yemeğe gittikleri, yemeğe gittikleri yerde sanık ...'in müştekiye teyzesinin traktör, 50 tane küçükbaş hayvan, 5 tane büyükbaş hayvan, 3 dönümlük tarla alacak para istediğini, bunların 50-60.000 TL para edeceğini, teyzesindeki frangın değerinin 350.000 TL civarında olduğunu, bu parayı teyzesinden 50-60.000 TL para vererek almalarını, karşılığında kendisinin de 25.000 TL para istediğini söylediği, daha sonra tarafların ayrıldığı, olay günü sanık ... ile müştekinin yine buluştuğu, sanık ...'in dayısının evi olarak tarif ettiği ... adresindeki evin önünde müştekinin sanık ...'e 20.000 TL para verdiği, sanık ...'in "paraları alıp geleyim" diyerek müştekinin yanından ayrıldığı, sanık ...'in binaya giriyormuş gibi yaparak binanın yan tarafındaki boşluktan arka sokağa kaçtığı, müştekinin dolandırıldığını anlaması üzerine polise müracaat ettiği, sanıklar ... ve ...'ın müştekiyi bu şekilde fikir ve eylem birliği içinde hile ve desise ile kandırarak müştekinin 20.000 TL parasını almak suretiyle müştekiyi dolandırdıkları, müştekinin zararının giderilmediği, taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmediği iddia ve kabul olunan olayda;
Sanık ... hakkında tekerrür uygulamasına esas alınan Denizli 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/400 esas, 2010/170 karar sayılı ilamının hükümde gösterilmemesi hatalı ise de bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık ...'in adli sicil kaydında geçen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilamlar hakkında mahkemesince ihbarda bulunulması mümkün görülmüştür.
Sanık ...'ın adli sicil kaydında Acıpayam Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/223 esas, 2010/273 karar sayılı ilamı ile TCK'nın 157/1 maddesi gereğince verilen sonuç adli para cezalarının kesinleşme tarihinin 21.11.2013, infaz tarihinin 10.03.2014 tarihi olduğu 6763 sayılı yasa uyarınca uzlaşma kapsamına alınması nedeniyle infazının durdurulduğu UYAP kayıtlarından anlaşılmakla, bahsi geçen bu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağı yönünde değerlendirme yapılmak üzere ilamın akibeti araştırılmadan sanık ... hakkında tekerrür hükümleri uygulanmamış ise de, istinaf edenin sıfatı nedeniyle bu husus yeniden yargılama/düzeltme nedeni yapılmamıştır.
5271 sayılı CMK’nun 253/22. maddesi ve bu maddeye göre çıkarılan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 38. maddesine göre “Uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri yargılama giderlerinden sayılır, ilgili ödenekten karşılanır. Uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda, bu ücret ve giderler Devlet Hazinesi üzerinde bırakılır. Uzlaşmanın gerçekleşmemesi hâlinde uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri hakkında Kanun'un yargılama giderlerine ilişkin hükümleri uygulanır.” hükmü uyarınca uzlaştırma giderlerinin yargılama giderlerine dahil edilmemesi aleyhe istinaf olmadığından yeniden yargılama/düzeltme nedeni yapılmamıştır.
Toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; Sanıkların "basit dolandırıcılık" suçundan mahkumiyetlerine dair verilen kararda, duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı ve bu suretle kabul edilen eylemlerin kanunda öngörülen suç tipine uygun olarak nitelendirildiği ve cezaların kanunda düzenlenen kurallara uygun şekilde belirlenerek bireyselleştirildiği, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eleştirilen hususlar dışında delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik bulunmadığı kanaatına ulaşılmış ve ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamış bulunmakla, sanık ... ile sanık ... müdafiinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nun 280/1-(a) maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURULARININ AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5271 sayılı CMK'nın 284 ve 286/2-(a) madde ve fıkraları gereğince KESİN olarak 04/03/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)