(5237 S. K. m. 43, 53, 155) (5271 S. K. m. 223, 280) (634 S. K. m. 32)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Antalya C. Başsavcılığının 13.05.2016 tarih ve 2016/10473 esas sayılı iddianamesiyle sanıklar hakkında Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçundan eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK'nın 155/2, 43/1, 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılması amacıyla kamu davası açılmıştır.
Antalya 7.Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucu 08/06/2017 tarih ve 2016/391 esas,2017/455 karar sayılı kararla; Sanıkların atılı suçtan beraatlerine dair karar verilmiştir.
Katılan vekili süresi içinde hükmü istinaf etmiştir.
Davanın yeniden görülmesi şartları oluştuğundan inceleme raporu doğrultusunda dairemizce duruşma açılmasına karar verilmiştir.
İddia makamının esas hakkındaki mütalaasında: " İstinaf yargılaması aşamasında Sayıştay emekli uzman denetçileri ve serbest mali müşavirlerden müteşekkil üç kişiden müteşekkil bilirkişi kurulundan aldırılan 21/12/2018 tarihli bilirkişi raporunda şüphelilerin uhtesinde herhangi bir bakiye ve tutar kaldığına dair somut bir saptamanın yapılamadığı bildirilmiş olup, iş bu bilirkişi raporu ile ilk derece yargılamasının kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu ile uyumlu olduğu, dolayısıyla sanıkların cezalandırılmalarına yeterli kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığından ayrı ayrı beraatlerine ilişkin ilk derece mahkemesince kurulan hükümde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı kanaatiyle vaki istinaf talebinin ESASTAN REDDİNE dair karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur " demiştir.
Sanıklar …, … ve …. Dairemiz huzurunda alınan savunmalarında ayrı ayrı:" Biz üzerimize atılı suçlama ile ilgili olarak daha önce ilk derece mahkemesinde ayrıntılı savunmalarımızı yapmıştık. O savunmalarımızı bu aşamada da aynen tekrar ediyoruz. İstinaf isteminin reddine karar verilmesini talep ediyoruz. Biz ilk derece mahkemesinde düzenlenen ilk bilirkişi raporuna karşı itirazlarımızı sunmuştuk. Daha sonraki süreçte mevcut yönetimin bizim harcamalarımıza ilişkin bilgi ve belgeleri mahkemeye sunmadığını tespit ettik. Buna ilişkin ulaşabildiğimiz belgeleri avukatımıza verdik. O mahkemeye ibraz edecek. Dolayısıyla aleyhimize olan ve okunan ilk bilirkişi raporundaki hususları da kabul etmiyoruz" demişlerdir.
Sanık … ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında: "Ben sadece 2013 yılındaki yönetimde vardım. 2012 yılında … isimli kişi yönetimde vardı. Yönetim kurulunda bulunduğum süre içerisinde usulsüz yapılmış bir harcama, belgesiz harcama yoktur. Sitenin toplanan benim üzerimde kalan herhangi bir parası yoktur. Görev süresi sonunda toplanan genel kurul tarafından da hesaplarımız incelendi, ibra edildi. Suçlamayı kabul etmem. Beraatimi isterim. Ben de üzerimde kalan herhangi bir para olmadığı için siteye ödeme yapmadım. Eylemim sabit görüldüğü taktirde hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını isterim " demiştir.
Sanık … ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında: "Ben de sanık …ile aynı dönemlerde 2011-2012-2013 yıllarında yönetimde bulundum. Onun savunmasına katılıyorum. Usulsüz ve belgesiz yapılan herhangi bir harcama yoktur. Site adına toplanan benim üzerimde kalan bir para da yoktur. Her üç dönem sonunda da toplanan genel kurullarda hesaplarımız incelendi ibra edildi. Atılı suçtan beraatimi isterim. Ben de suçlamayı kabul etmediğim için. Siteye herhangi bir ödeme de yapmadım. Eylemim sabit görüldüğü taktirde hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını isterim" demiştir.
Sanık …ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında: "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. 2011-2012 ve 2013 yıllarında … Sitesi yönetiminde bulundum. 3 yıllık süre içerisinde sitede toplanan paraları usulüne uygun harcamaları yapıldı, belgeleri alındı. Dönem sonlarında yapılan genel kurul toplantılarında bu hesaplar denetlendi ve ibra edildi. Bu süre içerisinde yapılan harcamalar usulüne uygundur. Belgeleri vardır. Benim üzerimde kalan siteye ait herhangi bir para yoktur. Usulsüz yapılmış bir harcama da bulunmamaktadır. Bizden sonra yönetime gelen şikayetçi ve arkadaşları kendi aralarında herhalde anlaşamadılar. Niye hakkımızda şikayette bulundular bilmiyorum. Atılı suçtan beraatimi isterim. Eylemim sabit görüldüğü taktirde hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını isterim. Suçlamayı kabul etmediğim için, siteye ait üzerimde bir para olmadığı için, siteye herhangi bir ödeme de yapmadım" demiştir.
Müşteki … dairemiz huzurunda alınan beyanında :" Ben sitenin yeni yönetim kurulu başkanıyım. Söz konusu dava ile ilgili benim herhangi bir ilgim yoktur. Şikayetimde yoktur. Davaya katılmak istemiyorum" demiştir.
Katılan …. ilk derece mahkemesinde alınan beyanında :" 2014 yılı başında yapılan tartışmalı genel kuruldan sonra ben site yönetimine seçildim. O zaman sanıklar kendi dönemlerine ait defter ve belgeleri bize ibraz ettiler. Genel kurulda tartışma ve kavga çıktı. İbra ile ilgili oylama sırasında kavga çıktı. O nedenle karar defterine hesapların ibra edilip edilmediği konusunda ne yazıldı hatırlamıyorum. Önceki dönemlere ilişkin yıl sonlarında yapılan genel kurul toplantılarında hesaplar herhalde ibra edilmişti, tam bilmiyorum. Ancak yönetime geldiktenp sonra sanıklar tarafından bize teslim edilen defter ve belgelerde eksiklikler, yanlışlıklar, usulsüzlükler olduğunu gördük. Örnek olarak LPG deposunun dolu olduğu söylenmişti. Bize o şekilde teslim edildi, ancak bir hafta sonra gazın bittiği anlaşıldı. Site etrafındaki duvar tamiratı yapılmıştı, bu işlem için sanıklar gider makbuzu düzenleyerek ödeme yaptıklarını söyleyip defterlere kayıt yapmışlardı. Ancak yapılan kayıtlar kadar ödeme yapılmadığı, kayıtlarda belirtilen miktar kadar iş yapılmadığı halde bu şekilde belgeler düzenlendiğini, üstelik tamirat işini yapan kişi daha sonra bize geldi, siteden alması gerekenp parayı almadığını söyledi. Bunun üzerine ben sanıklarla görüştüğümde bana daha önceden iş yeptırılan kişilere borçları olmadığını söylemelerine rağmen, borcunuz var ödeyin dediler. Bunun üzerine ben yeniden ödeme yapmak zorunda kaldım. Ben iddianamede yazılı 2012 ve 2013 yıllarına ait teslim edilen tüm defter ve belgeleri soruşturma sırasında ibraz ettim. Bende kalan herhangi bir kayıt, belge defter yoktur. Hatta kendi dönemimle ilgili karar defterini de ibraz ettim. Bilirkişi raporuna göre sanıkların usulsüz yaptıkları üzerlerinde kalan miktar tespit edilmiştir. Bu nedenle kendilerinden şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum" demiştir.
Sanıklara ait nüfus ve adli sicil kayıtları dosyada mevcuttur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİEYLEMLERİN HUKUKSAL NİTELİĞİ VE GEREKÇE:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
… Sitesi yönetimi adına müşteki … tarafından 26/05/2015 tarihinde verilen dilekçe üzerine soruşturma başlatıldığı, müşteki …'in yöneticisi olduğu … Sitesinin 2012-2013 yılları arasında yönetim kurulunda bulunan sanıkların karar defterinde yapılan harcamaları doğru ve düzenli olarak yazmadıkları, yaptırılan inşaat tamirleri ve tadilatların piyasadan teklif alınmadan yaptırıldığı ve bu şekilde gereksiz harcamalar yaparak fazladan ek para toplamalarına rağmen sanıkların uhdesinde toplam 21,301.53-TL paranın olduğu ve bunun nerede ne şekilde harcandığının tespit edilemediği, bu şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullandıkları iddia olunan olayda;
Yerel mahkemece sanıklar hakkında yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle sanıkların beraatine karar verildiği, verilen beraat kararında her ne kadar uygulama maddesi olarak 5271 sayılı CMK'nın 223/2-(e) madde ve fıkrası gösterilmemiş ise de, bu eksikliğin mahallinde tamamlanabileceği gözetilerek yapılan incelemede; soruşturma evresinde bilirkişi mali müşavir …. tarafından düzenlenen 24.03.2016 tarihli raporda sanıkların uhdesinde 21.301,53 TL para bulunduğu, dosyadaki mevcut belgelere göre sanıkların bu miktar üzerinden müştereken ve müteselsilen sorumluluklarının bulunduğunun belirtildiği, kovuşturma aşamasında mahkemece mali müşavir …'den alınan 03.04.2017 tarihli raporda da sanıkların siteye ait gelir ve giderleri 634 sayılı KMK'nın 32.maddesi uyarınca noter tasdikli defterlere kaydetmemeleri sebebiyle görevlerini ihmal ettikleri yönünde görüş bildirildiği, her iki raporun sanıkların sorumluluğu bakımından ortak görüşler içermesine rağmen mahkemece beraat kararı verilmesi nedeniyle katılan vekili tarafından hükmün istinaf edildiği, dairemizce duruşma açılmasına karar verildiği, sanıklar müdafiisi tarafından da yapılan bazı harcamalara ilişkin belgelerin ve faturaların yönetim tarafından mahkeme dosyasına sunulmadığı bu nedenle önceki bilirkişi raporlarında yer almadığını, eksik inceleme yapıldığını ileri sürerek bir kısım harcamalara ve giderlere ilişkin fatura ve belgeleri istinaf aşamasında sunmaları üzerine dairemizce sanıklar müdafisi tarafından sunulan fatura ve belgelerle birlikte dosya üç kişiden oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor alınmak üzere Ankara 21.Asliye Ceza Mahkemesine gönderildiği, bilirkişiler serbest muhasebeci mali müşavir …, Sayıştay emekli uzman denetçisi … ve Sayıştay emekli uzman denetçisi yeminli mali müşavir bağımsız denetçi …tarafından düzenlenen 21.12.2018 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre; Site yönetim kurulu üyesi olan sanıkların 19.01.2014 tarihli yönetim kurulu toplantısında harcama ve faaliyetlerinin ibra edildiği, yeni yöneticiler olarak .., …ve …'ün seçildiği, sanıkların yöneticilik yöneticilik ve sorumlulukları süreleri içinde siteye ait bahçe duvarı, top sahası, havuz tuvaleti inşaat işleri ile birlikte sitenin gündelik asansör, temizlik, elektrik, su ve benzeri harcamaları karşıladıkları, sanıklar tarafından tahsil edilen tutarların yönetim işletme defterine intikal ettirilmediği, mevcut işletme defterinin sanıklar tarafından oluşturulmadığı, … Sitesi Yönetimine ait işletme defterinin incelemeye sarih olmadığı, işlemlerin düzenli tutulmadığı, dönemsel olarak hesap tablolarının oluşturulmadığı, bu nedenle önceki dönem devreden borç-alacak verileri ile dönem içi işlemler sonrası dönem sonu devreden borç ve alacak tutarları hakkında hiç bir veriye rastlanmadığı, özetle site yönetimine ait defterin incelemeye ve üzerinde somut saptamalar yapmaya uygun olmadığı, sanıkların site adına yöneticilik yetkilerine dayanarak belirlenen aidat tutarlarını tahsil ettikleri, ancak sanıkların uhdesinde herhangi bir bakiye ve tutar kaldığına dair somut bir saptamanın yapılamadığı, dava dosyasına dahil edilen bir kısım belge ve makbuzlar toplamından arta kalan bakiyenin sanıklar üzerinde kaldığının kesin olarak söylenemeyeceği, zira işletme defterinin… Sitesi Yönetimi tarafından oluşturulduğu, defterin incelemeye sarih olmadığı dolayısıyla iddia edilen tutarın sanıkların uhdesinde kaldığına dair somut bir saptamanın da yapılamadığı yönünde görüş bildirilmekle, Dairemizce talimat yoluyla alınan, dosya kapsamı ve toplanan deliller ile uyumlu olan bilirkişi heyeti raporuna göre; sanıkların atılı suçu işlediklerine dair haklarında cezalandırılmalarına yeterli her türlü kuşkudan uzak kesin kanıt elde edilememesi sebebiyle yerel mahkemece haklarında verilen beraat kararının usul ve yasaya uygun olduğu, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, sonuç ve kanaatine varılmakla, katılan vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 280/2 madde ve fıkrası gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda anlatılan nedenlerle;
A)Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan tüm delillere göre sanıklar ...., .... ve .... haklarında Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/06/2017 tarih ve 2016/391 Esas - 2017/455 Karar sayılı Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçundan beraatlerine dair mahkemenin kabul ve uygulamasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından katılanın CMK'nın 280/2 maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, sanıklar ve sanıklar müdafii ile katılan temsilcisinin yüzlerine karşı, iddia makamında C.Savcısı …..'ün huzuru ile isteme uygun, CMK'nın 286/2-g maddesi gereğince KESİN olmak üzere 27/02/2019 tarihinde oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)