(5237 S. K. m. 29, 37, 43, 53, 62, 86, 109, 234) (5271 S. K. m. 226, 231)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Antalya C. Başsavcılığının 10/06/2016 tarih 2016/12940 Esas sayılı iddianamesi ile sanık .......'nin Basit Yaralama ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçlarından TCK'nın 86/2, 53/1, 109/1,3.b, 53/1 (.......'e Yönelik), 109/1,3.b, 53/1 (.......'e yönelik) Maddeleri, sanık .......'nin Basit Yaralama ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçlarından TCK'nın 86/2, 53/1, 109/1,3.b, 53/1 (.......'e Yönelik) 109/1,3.b, 53/1 (.......'e Yönelik) Maddeleri gereğince cezalandırılmaları amacıyla kamu davası açılmıştır.
Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/10/2017 tarih, 2016/519 Esas, 2017/362 Karar sayılı kararı ile sanıkların Nitelikli Şekilde Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçundan mahkumiyetlerine, Kasten Yaralama suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Sanıklar ve müdafii Av. .......süresi içinde hükmü istinaf etmiştir.
Davanın yeniden görülmesi şartları oluştuğundan dairemizce duruşma açılmasına karar verilmiştir.
İddia makamı esas hakkındaki mütalaasında: "Olay günü katılan .......’in ortadan kaybolması nedeniyle katılanın annesi ve sanıkların teyzeleri olan .......’in annesinin ve sanıkların annelerinin talebi üzerine sanık .......’in, katılan’ı bulmakla vazifelendirilmiş olması, olayların gelişimi, Müşteki .......’in suç tarihi itibariyle 15 yaşını ikmal etmemiş olan katılan .......’i rızasıyla da olsa TCK’nun 234 maddesi kapsamında alıkoymuş olması ve tüm dosya kapsamı gözetilerek sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden tahrik hükümlerinin uygulanması gerekliliğinin nazara alınmaması ve zincirleme suç hükümleri yerine mağdur sayısınca ceza tertibi usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatiyle, sanıklar müdafiinin istinaf talebinin kabulü ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden ilk derece mahkemesince verilen hükmün ortadan kaldırılmasına,
Sanıkların müşteki ....... ve katılan .......'e yönelik sabit olan ve eylemlerine uyan TCK’nun 37/1 maddesi dalaletiyle TCK’nun 109/2-3 (b-f), 43/1-2, 29. 53 Maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmalarına,
Dair karar verilmesi kamu adına talep ve mütaalaya olunur" demiştir.
Sanık ....... Dairemiz huzurunda alınan savunmasında: "Aleyhe olan hususları kabul etmiyorum. Üzerime atılı suçlama ile ilgili daha önce yapmış olduğum savunmalarımı aynen tekrar ediyorum. Avukatımın sunmuş olduğu istinaf dilekçesini de tekrar ediyorum" demiştir.
Dairemizce sanığa hakkında 5237 Sayılı TCK'nın 109/3-f, 43/1-2, 29. Maddelerinin uygulanması ihtimaline binaen CMK'nın 226. Maddesi gereğince ek savunma hakkı verilmiş, ek savunma için süre talebi bulunmayan sanık önceki ve huzurda verdiğim savunmalarımı ek savunma olarak tekrar ediyorum. Beraatimi isterim demiştir.
Sanık ....... ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında: "Daha önce emniyette vermiş olduğum ifademi aynen tekrar ederim. Müşteki ....... benim teyzemin kızı olur. Babası yoktur. Annesi ile birlikte çoğu zaman bizde kalır. Olay günü ....... beni aradı. Teyzemin kızı olan .......'i bulmaya gittiğini söyledi. Benim de gelmemi söyledi. Ben de tarif ettiği yere gittim. Gittiğimde ....... veya başka bir kimse yoktu. Sadece kardeşim ....... vardı. Ben kimseye vurmadım veya başkaca suç işlemedim. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Öncelikle beraatime karar verilmesini talep ederim şayet cezalandırılma yoluna gidilecekse hakkımda CMKnun 231 maddesi uygulanmasına muvafakat ediyorum" demiştir.
Sanık ....... Dairemiz huzurunda alınan savunmasında: "Ben suç işleme kastı ile hareket etmiş değilim" demiştir.
Sanık .......'e hakkında TCK'nın 109/3-f, 43/1-2, 29. Maddelerinin uygulanması ihtimaline binaen CMK'nın 226. Maddesi gereğince ek savunma hakkı verilmiş, ek savunma için süre talebi bulunmayan sanık önceki ve huzurda verdiğim savunmalarımı ek savunma olarak tekrar ediyorum. Beraatimi isterim demiştir.
Sanık ....... ilk derece mahkemesindeki savunmasında: "Daha önce emniyette vermiş olduğum ifademi aynen tekrar ederim. Müşteki ....... benim teyzemin kızı olur. Babası yoktur. Annesi ile birlikte çoğu zaman bizde kalır. Teyzem bana .......'in olmadığını söyledi. Ben de araçla çevrede bir tur attım. Bulamadım daha sonra ekmek almaya gitmiştim. Dönüşte parkta .......'i sonradan isminin ....... olduğunu öğrendiğim kişinin dizine uzanmış vaziyette yatıyordu. Sarmaş dolaş halde idiler. Ben de yanlarına gittim. "Ne yapıyorsunuz siz burada" deyip .......'e bir tokat attım. Daha sonra ....... bağırıp çağırmaya başladı ve ....... ile birlikte koşup uzaklaştılar. Bunun haricinde kendilerine hiç bir eylemde bulunmadım. Zaten kaçtılar. Benim amacım teyzemin kızına sahip çıkmaktır. Zaten okul masraflarını da biz aramızda para toplayıp karşılamaktayız. ....... de onlar kaçtıktan sonra olay yerine geldi. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Öncelikle beraatime karar verilmesini talep ederim şayet cezalandırılma yoluna gidilecekse hakkımda CMKnun 231 maddesi uygulanmasına muvafakat ediyorum" demiştir.
Müşteki....... İ. A. ilk derece mahkemesinde talimat yoluyla alınan beyanında: "Biz arkadaşım ....... ile Antalya Muratpaşa .... Mahallesine bir parkta oturuyorduk. Bir şahıs araba ile geldi. Arabadan indi ve ....... diye seslendi. Bu kişi tek başına idi. Sakallı, esmer, 1,75 - 1,80 cm boylarında biriydi. Daha sonradan adının ....... olduğunu öğrendim. Ben bu kişiyi tanımıyorum. ....... kendisinin kuzeni olduğunu daha sonra bana söyledi. .......'e arabaya bin dedi. ....... binmek istemedi. ....... isimli şahıs ısrarcı oldu. Ben de bu nedenle .......'e gel binelim dedim. Onunla birlikte arabaya bindik. Arabada ben, ....... ve ....... vardık. Arabayı ....... kullanıyordu. Biz ....... ile arka koltukta oturduk. Bizi bir petrol istasyonunun arka tarafında karanlık bir yola götürdü. Yolda giderken birilerini aradı. Neredesin çabuk gel acil dedi. Sonra karanlık bir yerde durdu. Arabanın iç lambasını açtı. Emniyet kemerini açtı. Arkasına döndü. .......'e dönerek kızım sen ne yapmaya çalışıyorsun amacın ne dedi. ....... de hiçbir şey dedi. ....... .......'e bir tokat vurdu. Vurunca bende .......'in ellerinden tutmaya çalıştım. Vurmasını engellemeye çalıştım. Fakat o bana da bir yumruk attı. O sırada arabanın kapılarını ....... otomatik kilit ile kilitlemişti. O sırada diğer şahıs adını sonradan öğrendiğim ....... isimli şahıs koşarak arabanın yanına geldi. ....... düğmeye basıp kapıyı açtı. .......'nin içeriye girmesini sağladı. ....... şoför koltuğunun yanına bindi. Arabanın kapılarını tekrar ....... kilitledi. İkisi birden bize dönüp vurmaya başladı. Bana bir yumruk daha vurdular. Fakat ikinci yumruğun kimin tarafından olduğunu bilemiyorum. Çünkü ikisi birden arkasını dönmüş vuruyorlardı ve arada kargaşa vardı. Ben o anda kapıyı açmaya çalıştım. Açamadım. Kapılar kilitliydi. ....... bana hitaben kapıyı açmaya çalışma açamazsın kilitli dedi. Daha sonra ....... kapı otomatiğini açıp arabadan indi. Bütün kapılar açılmış oldu. ....... .......'in olduğu tarafa doğru yöneldi. Bende kapıyı açtım. .......'in elinden tuttum. Birlikte koşmaya başladık. Arkamızdan ....... koştu ve .......'i saçlarından yakaladı. Yere düşürdü. Yerde .......'e tekme attı. Baldırına, karnına ve sırtına tekme attı. Ben koşarken .......'ten önde olduğum için .......'i yakalamıştı. Ben yoldan geçen arabalardan yardım istedim. Biz bağırmaya başladık. Biz bağırmaya başlayınca ....... ve ....... kaçtılar. Biz de apartmandaki insanlar toplanmıştı. Olayı anlatıyorduk sonra ....... kendi arabasını üzerimize doğru sürdü. Kendimizi kenara kaldırıma attık. ....... arabada değildi. İleriden bize doğru geliyordu. Biz koşmaya başladık. Aynı zamanda da polisi arıyordum. Petrol istasyonuna doğru koştuk. Polis bana nerede olduğumuzu sordu. Ben tam olarak bilmediğim için petrol istasyonuna yakın olduğumuzu söyledim ve polis de oraya geldi. Biz gittiğimizde polis oradaydı. ....... ve ....... kaçmışlardı. Daha sonra karakola gidip ifademizi verdik. Ben sanıklardan şikayetçi değilim. Çünkü .......'in kuzenleri olduğunu biliyorum. Bu nedenle şikayetçi olmak istemiyorum "demiştir.
Katılan ....... ilk derece mahkemesinde talimat yoluyla alınan Beyanında:"....... ve ....... benim kuzenlerim olur. Olay günü arkadaşım ....... ile parkta otururken kuzenlerim beni gördü. Yanımdaki .......'i yanlış anladılar. İlk başta gelip parkta bizimle konuştular. ....... sevgilim olmadığını söyledi. Onlarda bize inanmayıp, bizi zorla arabaya bindirdiler. Arabada bizi tartakladılar. Daha sonra kaçmaya çalıştık. Ben kaçarken ....... benim saçlarımdan tutup beni çekiştirdi. Kaçmamıza izin vermediler. Kuzenlerim ....... ve .......'den bu davranışlarından dolayı şikayetçiyim. Cezalandırılmalarını istiyorum. Davaya katılmak istiyorum" demiştir.
Sanıklara ait nüfus ve adli sicil kayıtları dosyada mevcuttur.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; suç tarihinde 13 yaşında olan katılan .......'ın arkadaşı ....... ile akşam saatlerinde.... Mahallesi .... Sokak üzerinde bulunan parkta oturdukları, katılan .......'in annesi .......'ın katılana ulaşamaması üzerine kız kardeşinin çocukları olan sanıklardan yardım istediği, bunun üzerine aile fertlerinin katılan .......'i bulmaya çalıştıkları, saat 20:30 civarında sanık .......'in katılan ve mağdurun bulunduğu parka gelerek onları arabasına davet ettiği, kendi istekleri ile arabanın arka koltuğuna oturdukları, sanık .......'in arabayı hareket ettirdiği, bu sırada diğer sanığı telefon ile aradığı, bir petrol istasyonunun arkasındaki karanlık yola geldiklerinde aracı durdurduğu ve kapıları kilitlediği, katılan .......'e "siz ne yapmaya çalışıyorsunuz?" dediği, mağdur .......'in "birşey yapmaya çalışmıyoruz" şeklinde cevap vermesi üzerine katılan .......'in kafasına yumruk ile vurduğu, mağdur .......'in engel olmaya çalıştığı, birkaç dakika sonra diğer sanık .......'nin olay yerine geldiği, aracın ön yolcu koltuğuna oturduğu, kapıların tekrar içeriden ....... tarafından kilitlendiği, her iki sanığın birlikte katılan ve mağdura dönüp vurmaya başladıkları, katılan ve mağdurun kapıyı açmaya çalıştıkları fakat kilitli olduğu için açamadıkları, daha sonra sanık .......'in kapı kilidini açıp otomobilden inmesi ile bütün kapı kilitlerinin açılmış olduğu sanık .......'in .......'in oturduğu tarafa yöneldiğinde katılan ve mağdurun diğer kapıyı açarak birlikte koşmaya başladıkları, arkalarından koşan .......'nin .......'i saçlarından yakalayıp yere düşürdüğü, yerde onun karnına, sırtına, baldırına tekme attığı, katılan ve mağdurun bağırmaları üzerine sanıkların kaçtıkları, katılan ve mağdurun yakındaki petrol istasyonunda polis ekibi olduğunu görerek yanlarına gittikleri kabul edilen olayda, her iki sanığın birlikte hareket ederek tek bir hareket ile katılan ve mağdurun da bulunduğu aracın kapılarını kilitleyerek onları rızaları dışında araç içinde kalmaya zorladıkları ve yumrukla vurmak suretiyle katılan .......'in basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaraladıkları böylece her ikisinin de üzerlerine atılı Cebir, Tehdit veya Hile Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçunu işledikleri sabit görülmüştür. Sanıkların birden fazla kişi ile birlikte suç tarihinde 13 yaşında olan çocuğa karşı gerçekleştirdikleri eylemleri nedeniyle cezalarının TCK'nın 109/3-b-f Maddeleri uyarınca arttırılması gerekmiştir. Katılan ve mağdurun rıza ile bindikleri aracın tek hareket ile kapılarının içeriden açılmayacak şekilde kilitlenmesi nedeniyle sanıklar hakkında tek eylemden cezalandırılmaları ancak mağdur sayısı gözetilerek haklarında TCK'nın 43/1 Maddesindeki zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına karar vermek gerekmiştir. Sanıklar katılan .......'in kuzenleridir. Katılan .......'in annesi kızının bulunması için yeğenlerinden yardım istemiştir. Mağdur ....... suç tarihinde 15 yaşını ikmal etmemiş olan katılan .......'i rızası ile de olsa yanında tutmak suretiyle TCK'nın 234. Maddesi kapsamında alıkoymuş olması ve tüm dosya kapsamı gözetilerek sanıklar hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçundan TCK'nın 29. Maddesindeki tahrik hükümlerinin uygulanması gerekmiştir. Sanıkların duruşma tutanaklarına yansıyan mahkemeye karşı saygılı tutumları lehlerine takdiri indirim nedeni kabul edilerek haklarında TCK'nın 62. Maddesi gereğince cezalarından indirim yapılmasına karar vermek gerekmiştir. Her iki sanığın da daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetlerinin bulunmaması, suç nedeni ile oluşan giderilmesi gereken maddi bir zararın bulunmaması, kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları nazara alındığında tekrar suç işlemeyecekleri hususunda dairemizde oluşan olumlu kanaat ve talepleri göz önüne alınarak haklarında verilen hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda anlatılan nedenlerle;
A)Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/10/2017 tarih, 2016/519 Esas, 2017/362 Karar sayılı kararı ile sanıklar ....... ve....... haklarında katılan ....... ile müşteki .......'e yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçuna ilişkin hükümlerinin Ceza Muhakemesi Kanununun 280. Maddesinin 2. Fıkrası uyarınca KALDIRILMASINA,
B)1-Sanıklar ....... ve .......'nin müsnet katılan .......'a ve İ. H.'e karşı üzerlerine atılı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılmak suçunu işledikleri tüm dosya kapsamı delillerle sabit görüldüğünden eylemlerine uyan 5237 Sayılı TCK’nın 109/2 Maddesi gereğince suçun işleniş şekli, sanıkların amaç ve saikleri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek takdiren alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirecek bir neden görülmediğinden sanıkların takdiren ayrı ayrı 2 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMALARINA,
2-Sanıkların eylemlerini birden fazla kişi ile birlikte ve çocuğa karşı gerçekleştirmiş olmaları nedeniyle cezalarının TCK'nın 109/3-b-f Madde ve fıkraları gereğince 1 kat artırımı ile4 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMALARINA,
3-Sanıkların üzerlerine atılı suçu aynı kasıt altında tek bir hareketle birden fazla mağdura karşı zincirleme şekilde işledikleri anlaşıldığından verilen cezada TCK'nın 43/2. Maddesi yollamasıyla TCK'nın 43/1 Maddesi gereğince mağdur sayısı gözetilerek takdiren 1/4 oranında artırım yapılmasına ve sanıkların ayrı ayrı 5 YIL 7 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMALARINA,
4-Sanıkların eylemlerini haksız tahrik altında gerçekleştirdikleri anlaşıldığından cezalarının TCK'nın 29. Maddesi gereğince tahrikin derecesi de gözetilerek takdiren 3/4 oranında indirimi ile sanıkların ayrı ayrı 1 YIL 4 AY 26 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMALARINA,
5-Sanıkların duruşma tutanaklarına yansıyan, mahkemeye karşı saygılı tutum ve davranışları lehlerine takdiri indirim nedeni kabul edilerek verilen cezada TCK.nın 62. Maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına ve sanıkların ayrı ayrı 1 YIL 2 AY 1 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMALARINA,
4-Sanıklar hakkında ayrı ayrı TCK'nın 53. Maddesinin tatbikine, infaz sırasında Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gözetilmesine,
5-Sanıklara verilen hapis cezalarının daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunmaları, suç nedeniyle oluşan giderilmesi gerekli maddi bir zararın bulunmaması, kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları, yeniden suç işlemeyecekleri hususunda olumlu kanaate varılması ve talepleri nedeniyle ayrı ayrı5271 sayılı CMK’nın 5728 sayılı yasayla değişik 231/5. Maddesi uyarınca HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden, 5271 sayılı CMK’nın 231/8. Maddesi uyarınca, sanıkların ayrı ayrı 5 YIL süreyle DENETİM SÜRESİNE TABİ TUTULMALARINA, sanıklar hakkında aynı madde hükmü uyarınca denetimli serbestlik tedbiri hükmedilmesine takdiren YER OLMADIĞINA,
Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemedikleri takdirde açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verileceği, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemeleri halinde ise mahkemenin geri bıraktığı hükmü açıklayacağı ve mahkumiyet hükmü kurulabileceği hususlarının, 5271 sayılı CMK’nın 231. Maddesinin 10 ve 11. Fıkraları uyarınca sanıklara BİLDİRİLMESİNE, (bildirildi)
6-Mahkum olan sanıklarla ilgili istinaf öncesi kararda belirtilen 92,30 TL yargılama gideri ile istinaf sonrası yapılan 7 adet davetiye gideri 93,50 TL olmak üzere toplam 185,80 TL yargılama giderinin sanıklardan ayrı ayrı ve eşit olarak tahsiline,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, sanıklar ve sanıklar müdafiinin yüzlerine karşı, katılan ....... ve vekilinin yokluklarında iddia makamında C.Savcısı .......'ün huzuru ile isteme uygun, duruşmada hazır bulunanlar yönünden tefhimden itibaren, duruşmada hazır olmayanlar yönünden ise tebliğden itibaren 7 gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, 6545 Sayılı Yasanın 76. Maddesi ile eklenen 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 279/2. Maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine İTİRAZ yasa yolu açık olmak üzere 09/01/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)