AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no. 21824/07
Derya ARAS / Türkiye
Başkan
Ledi Bianku,
Hâkimler
Valeriu Griţco,
Stéphanie Mourou-Vikström,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla, 27 Haziran 2017 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
Yukarıda belirtilen 10 Mayıs 2007 tarihli başvuruyu göz önünde bulundurarak,
Davalı Hükümetin görüşlerini ve başvuranın karşı görüşlerini dikkate alarak,
Gerçekleştirilen müzakereler sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR
1. Başvuran Derya Aras, 1979 doğumlu bir Türk vatandaşı olup İstanbul’da ikamet etmektedir. Başvuran, Mahkeme önünde İstanbul Barosuna kayıtlı avukatlar M. Kırdök ve M. Hanbayat Yeşil tarafından temsil edilmiştir.
2. Türk Hükümeti (“Hükümet”), kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
A. Davanın Koşulları
3. Dava konusu olaylar, taraflarca ileri sürüldüğü şekliyle, aşağıdaki gibi özetlenebilir:
4. Başvuran, 7 Aralık 2002 tarihinde, terör örgütü üyesi olduğu şüphesiyle gözaltına alınmıştır.
5. Başvuranın 11 Aralık 2002 tarihinde Cumhuriyet savcısı tarafından ifadesi alınmış ve İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesinde görevli hâkim, aynı gün, başvuranın tutuklanmasına karar vermiştir.
6. Başvuran hakkında, 31 Aralık 2002 tarihinde, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesinde ceza davası açılmıştır. Başvuran, silahlı terör örgütü üyesi olmakla suçlanmıştır.
7. Devlet Güvenlik Mahkemeleri, 2004 yılında kaldırılmıştır ve başvuranın davası İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
8. Başvuran, 1 Şubat 2007 tarihinde tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştır.
9. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 2 Temmuz 2008 tarihinde, başvuranın mahkûmiyetine karar vermiştir.
10. Yargıtay, 29 Aralık 2012 tarihinde, ilk derece mahkemesinin kararını bozmuştur.
11. Başvuran, ceza davasının sonucu hakkında Mahkemeyi bilgilendirmemiştir.
B. İlgili İç Hukuk
12. İlgili iç hukuka ilişkin açıklamalar A.Ş./ Türkiye (no. 58271/10, § 34-35, 13 Eylül 2016) kararında yer almaktadır.
ŞİKÂYETLER
13. Başvuran, Sözleşme’nin 5 § 3 maddesine dayanarak, tutukluluğunun uzunluğu hakkında şikâyette bulunmuştur.
14. Başvuran, aynı zamanda, Sözleşme’nin 5 § 5 maddesine dayanarak, Sözleşme’nin 5 § 3 maddesi kapsamında dile getirdiği şikâyetine ilişkin olarak iç hukukta herhangi bir tazminat hakkının bulunmaması hususunu şikâyet konusu yapmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
A. Sözleşme’nin 5 § 3 maddesi
15. Başvuran, Sözleşme’nin 5 § 3 maddesine dayanarak, tutukluluğunun uzunluğu hakkında şikâyette bulunmuştur.
16. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 141 § 1 (d) maddesi kapsamında hukuka aykırı tutukluluk için tazminat talep etme imkânının bulunduğunu belirten Hükümet, başvuranın bu şikâyetinin, iç hukuk yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
17. Mahkeme, tutukluluğun uzunluğuna ilişkin CMK’nin 141 § 1 (d) maddesi ile öngörülen iç hukuk yolunun A.Ş. / Türkiye (no. 58271/10, §§ 85-95, 13 Eylül 2016) davasında incelendiğini ve söz konusu hukuk yolunun Haziran 2015 tarihi itibariyle başvuranlar tarafından tüketilmesi gerektiğine karar verildiğini gözlemlemektedir (A.Ş., yukarıda bahsedilen, § 92).
18. Mahkeme, somut davada, başvuranın tutukluluk halinin 1 Şubat 2007 tarihinde sona erdiğini ve hakkındaki yargılamaların halen ilk derece mahkemesi önünde derdest olduğunu belirtir. Dolayısıyla başvuran, Haziran 2015 tarihi itibariyle, söz konusu yargılamalar sona ermeden önce dahi, CMK’nin 141 § 1 (d) of maddesi uyarınca tazminat talebinde bulunma hakkına sahipti. Ancak, başvuran, tazminat talebinde bulunmamıştır.
19. Mahkeme, iç hukuk yollarının tüketilip tüketilmediğine ilişkin değerlendirmenin, normal şartlarda, Mahkemeye başvurunun yapıldığı tarih esas alınarak gerçekleştirildiğini hatırlatmaktadır. Ancak, Mahkemenin birçok kararında belirttiği üzere bu kural, her davanın kendine özgü koşullarıyla haklı kılınabilecek istisnalara tabidir (bk. İçyer/Türkiye (k.k.), no. 18888/02, § 72, AİHM 2006-I). Mahkeme, tutukluluk süresinin uzunluğuyla ilgili olarak yukarıda bahsedilen ve ceza davası kapsamında verilen nihai kararın ardından uygulanabilen hukuk yoluna ilişkin davalarda söz konusu kuraldan ayrılmıştır (ayrıca bk. diğer kararlar arasında, Tutal ve Diğerleri / Türkiye (k.k.), no. 11929/12, 28 Ocak 2014). Mahkeme, söz konusu istisnanın somut davada da uygulanması gerektiği kanaatindedir.
20. Sonuç olarak, Mahkeme, Hükümetin itirazını dikkate alarak, başvurunun bu kısmının, Sözleşme’nin 35 §§ 1 ve 4 maddesi uyarınca, iç hukuk yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle reddedilmesi gerektiği kanaatine varmıştır.
B. Sözleşme’nin 5 § 5 maddesi
21. Başvuran, Sözleşme’nin 5 § 5 maddesine dayanarak, Sözleşme’nin 5 § 3 maddesi kapsamında dile getirdiği şikâyetine ilişkin olarak iç hukukta herhangi bir tazminat hakkının bulunmaması hususunu şikâyet konusu yapmıştır.
22. Mahkeme, Sözleşme’nin 5. maddesinin 1, 2, 3 veya 4. fıkralarına aykırı bir şekilde özgürlüğünden yoksun bırakılan bir kişiye tazminat talebinde bulunma imkânının sağlanması halinde, 5. maddenin 5. fıkrasına uyulmuş olunacağını hatırlatmaktadır (bk. Wassink/Hollanda, 27 Eylül 1990, § 38, Seri A no. 185-A). Dolayısıyla, 5. fıkrada yer verilen tazminat hakkı, 5. maddenin önceki fıkralarından birinin ihlal edildiğinin ya bir yerel makamca ya da Mahkemece tespit edilmiş olması koşuluna dayanmaktadır. Mahkeme, bu nedenle, Sözleşme’nin 5 §§ 1 ila 4 hükümlerine ilişkin bir ihlal yerel mahkemelerce ya da Mahkemenin kendisi tarafından doğrudan veya özü itibariyle tespit edilmediği sürece, bir başvuranın Sözleşme’nin yalnızca 5 § 5 maddesine dayanarak ileri sürdüğü iddiasını değerlendiremez.
23. Başvuranın davasında böyle bir ihlalin söz konusu olmaması nedeniyle, başvuranın Sözleşme’nin 5 § 5 maddesi kapsamındaki iddiası da, Sözleşme hükümleriyle konu bakımından bağdaşmadığı gerekçesiyle reddedilmelidir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar, İngilizce dilinde tanzim edilmiş olup, 20 Temmuz 2017 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan BakırcıLedi Bianku
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy