Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2020-1-069 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 21-10/140-58
Karar Tarihi : 25.02.2021
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Birol KÜLE
Üyeler : Arslan NARİN (İkinci Başkan), Şükran KODALAK, Ahmet ALGAN,
Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Ayşe ERGEZEN
B. RAPORTÖRLER : Mehmet Mete BAŞBUĞ, Kemal KÜÇÜKKAVRUK,
Yunus Salih YİĞİT, Ahmet Buğra KAZAK
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Av. Mustafa Kürşad COŞGUN
Kültür Sokak No:11 Tandoğan Çankaya Ankara
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILANLAR : - Arkem Kimva San. ve Tic. A.Ş.
Arkem Center Valide Sultan Cad. No:10 Bahçeköy – Sarıyer/
İstanbul
- Ak-Taş Dıs Ticaret A.Ş.
Kısıklı Mah. İncir Sk. No:6/2 Üsküdar/İstanbul
(1) E. DOSYA KONUSU: Arkem Kimya San. ve Tic. A.Ş. ve Ak-Taş Dış Ticaret
A.Ş.'nin kimyasal solvent pazarındaki uygulamaları ile 4054 sayılı Kanun'un 4. ve
6. maddesini ihlal ettiği iddiası.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda özetle;
– Türkiye'de etil asetat (ETAC) ve butil asetat talebinin büyük bir kısmının Arkem
Kimva San. ve Tic. A.Ş (ARKEM) ve Ak-Taş Dıs Ticaret A.Ş. (AKTAŞ) tarafından
merkezi Londra'da bulunan INEOS Private Limited Company'den (INEOS) ithal
edilerek karşılandığı,
– ARKEM (%27,62) ve AKTAŞ'ın (%25,22) etil asetat ve butil asetat satışı pazar
payları dikkate alındığında Türkiye'de birlikte hâkim durumda oldukları,
– ARKEM ve AKTAŞ’ın ortalama birim maliyetlerinin 2018 yılında 1040 ABD Doları,
2019 yılında 890 ABD Doları ve 2020 yılı için ise 780 ABD Doları olduğunun tahmin
edildiği,
– Adokim Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin (ADOKİM) kimyasal solventler pazarına
giriş yapacağının bilindiği 2020 yılının Şubat ayını takiben satış fiyatının navlun,
işçilik, enerji, vergi kalemleri, amortisman ve finansman giderleri eklendiğinde en
az 920 ABD Doları civarında olması gerekirken 820 ABD Doları civarında seyrettiği
ve üretime geçilen temmuz ayından itibaren ise satış fiyatının 730 ABD Doları
civarında olduğu,
– INEOS'un Türkiye'deki satış fiyatlarını dağıtıcıları konumundaki ARKEM ve
AKTAŞ'a avantaj sağlamak amacıyla düşürdüğü,
21-10/140-58
2/12
– İlgili pazarda faaliyet gösteren iki büyük oyuncu tarafından en yüksek 1040 ABD
Doları civarında fiyat gören bir ürünün rasyonel gerekçelerle açıklanmayacak
şekilde, kısa süre içerisinde ve pazara yeni bir teşebbüsün girme çalışmalarının
olduğu dönemde 730 ABD Dolarına düştüğü,
– AKTAŞ ve ARKEM’in 2019 yılının Ağustos ve Kasım arasında ise ürünün fiyatını
1400 ABD Dolarına yükselterek yıkıcı fiyatlama stratejisi için fon oluşturdukları
belirtilerek ilgili teşebbüsler hakkında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun (4054 sayılı Kanun) kapsamında gereğinin yapılması talep edilmiştir.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu kayıtlarına 23.09.2020 tarih ve 10187 sayı
ile giren başvuru üzerine düzenlenen 15.12.2020 tarih ve 2020-1-069/İİ sayılı İlk
İnceleme Raporu 17.12.2020 tarihli Rekabet Kurulu (Kurul) toplantısında görüşülmüş
ve 20-54/760-M sayı ile önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Bu karar uyarınca
düzenlenen 18.02.2021 tarih ve 2020-1-069/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu
görüşülerek karara bağlanmıştır.
(4) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: Dosya konusu iddialara yönelik olarak 4054 sayılı
Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına yer olmadığı kanaatine
ulaşıldığı ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Hakkında Önaraştırma Yapılan Teşebbüsler
I.1.1. Arkem Kimya San. ve Tic. A.Ş.
(5) ARKEM, dökme ve ambalajlı kimyasalların tedarik, depolama ve dağıtımı alanlarında
faaliyet gösteren bir teşebbüstür. Aynı ekonomik bütünlük içerisinde Gökbil Nakliyat
Depolama Lojistik Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. unvanıyla dökme sıvı kimyasal ve gıda
ürünlerinin taşınması ve depolanması alanında hizmet veren, bunun yanında Altıntel
Liman ve Terminal İşletmeleri Anonim Şirketi unvanıyla sıvı kimyasal hammadde ve
petrol ürünleri depolanması alanında hizmet veren şirketler yer almaktadır.
I.1.2. Ak-Taş Dış Ticaret A.Ş.
(6) AKTAŞ 1989 yılında İstanbul’da kurulmuştur. Dökme ve ambalajlı pek çok
petrokimyasal ürünün tedarikini ve bu ham maddelerin Türkiye ve yakın ülkelerdeki
çeşitli sektörlere dağıtımını gerçekleştirmektedir. AKTAŞ’ın, T Dinamik Enerji Sanayi
ve Dış Ticaret A.Ş. unvanlı bağlı ortaklığı bulunmakta olup teşebbüsün güneş
enerjisinden elektrik üreten santrallere sahip olduğu belirtilmiştir.
I.2. İlgili Pazar
(7) Etil asetat, otuza yakın sektörde temel kimyasal olarak kullanılan, renksiz bir organik
bileşendir. 2018 ve 2019 yılları verilerine göre dünyada etil asetat üretim kapasitesinin
yaklaşık 4.930.000 ton, tüketim kapasitesinin ise 3.900.000 ton olduğu belirtilmektedir.
Dünyada etil asetatın ham madde olarak %59,8’inin boya ve kaplama, %15,1’nin
yapıştırıcı sektöründe, %12,8’inin matbaa ve mürekkep sektöründe, %7,3’ünün ilaç
sektöründe, %5’inin ise diğer sektörlerde kullanıldığı öğrenilmiştir. Etil asetatın
kullanım alanlarına ilişkin bilgilere aşağıda yer verilmektedir:
– Boya Sektörü: Boya sektöründe çözücü olarak kullanılan etil asetat aynı
zamanda sertleştirici olarak da kullanılmaktadır. Bazı kaplama, ahşap boyası ve
kaplama verniklerinde ve plastik ürünlerde solvent olarak kullanılır.
21-10/140-58
3/12
– Baskı ve Ambalaj Sektörü: Fleksografi baskı ve gravüre baskı için inceltici
solvent olarak kullanılır.
– Matbaa Mürekkepleri Sektörü: Matbaa mürekkepleri sektöründe hammadde
olarak, sıvı nitroselüloz mürekkebi içinde ve fotokopi cihazı ile yazıcıların
mürekkeplerinde kullanılır.
– Yapıştırıcı Sektörü: Ürün içinde seyreltici ve dolgu sıvısı olarak kullanılır.
– Solvent ve Seyreltici: Çeşitli endüstri sanayilerinde düşük maliyetli solvent ve
seyreltici olarak kullanılır.
– Laboratuvar: Laboratuvar koşullarında asidik veya bazik koşullarda hidroliz
yöntemiyle asetik asit ve etil alkolün yeniden elde edilmesinde kullanılır.
Laboratuvarda, etil asetat içeren karışımlar, gaz kromotografi cihazının
kolonlarının kalibrasyon için yaygın olarak kullanılır. Organik sentezlerde
kullanılır. Ayrıca, çevresel koruma ve pestisit kalıntılarının analizi için kullanılır.
– İlaç Sanayi: İlaç sanayinde bazı mamul ve yarı mamullerde çözücü hammadde
olarak kullanılır.
– Gıda Sektörü: Kahve çekirdeği ve çay yaprağında kafeinsizleştirme işlemi için
kullanılır. Gıdalarda ise bazı içecek türlerinde uçucu bir organik asit olarak
kullanılır.
– Deri Sektörü: Deri üretiminde kullanılan reçinelerin içinde solvent olarak
kullanılır.
– Kozmetik Sektörü: Yaygın olarak bilindiği üzere parfüm üretiminde kullanılarak
deri üzerinde parfüm kokusunu bırakan ve çabucak buharlaşan hammaddedir.
Ayrıca, oje çıkarıcı olarak aseton ve asetonitril gibi ürünlerin içeriğinde kullanılır.
– Yağlayıcı Yağlar Sektörü: Bazı tür sentetik bazlı yağlayıcı yağlar sektöründe
seyreltici ve dolgu sıvısı olarak kullanılmaktadır.
– Diğer Sektörler: Dumansız tozlarda kullanılır. Nikel kaplama çözeltilerinde,
elektroliz işleminde bir solvent çeşidi olarak kullanılır. Yarı iletkenlerde geliştirici
olarak kullanılır.
(8) Türkiye’de etil asetat pazarının büyüklüğü 2019 yılı itibarıyla yaklaşık 55.000 ton olup,
bu ürün çoğunlukla Avrupa’dan ithal edilmektedir. 2020 yılı Ağustos ayı itibarıyla
şikâyetçi ADOKİM etil asetat üretimine başlamıştır. ADOKİM’in etil asetat üretimi
yapmaya başladığı tarihe kadar ürünün Türkiye’de yerleşik üreticisi bulunmamaktadır.
(9) 2019 yılında ARKEM (…..) ton, 2020 yılında ise (…..) ton etil asetat ithalatı
gerçekleştirmiştir. AKTAŞ tarafından ise 2019 yılında (…..) ton, 2020 yılında (…..) ton
civarında ithalat yapılmıştır. ARKEM tarafından INEOS’tan yapılan ithalat 2019 yılında
(…..) ton, 2020 yılında ise (…..) tondur. AKTAŞ’ın yaptığı ithalatta ana tedarikçi
konumunda INEOS’un olduğu ancak zaman zaman spot piyasadan da ürün temini
yapıldığı öğrenilmiştir. Sektördeki üçüncü büyük oyuncu konumundaki SODİTAŞ ise
2019 yılında (…..) ton, 2020 yılında ise (…..) ton ithalatının tamamını İsviçre merkezli
Contimpex SA isimli teşebbüsten yapmıştır. Geri kalan bölümün ise Hindistan, Çin gibi
ülkelerden ya da spot piyasadan temin edildiği bilgisi edinilmiştir.
(10) Aşağıdaki tablolarda ithal etil asetata ilişkin bilgiler sunulmaktadır.
Tablo 1:Türkiye’ye etil asetat ithalatı miktarları (Ton)
Yıl INEOS SIPCHEM CONTIMPEX DİĞER TOPLAM
21-10/140-58
4/12
2019 (…..) (…..) (…..) (…..) 55.245
2020 (…..) (…..) (…..) (…..) 58.530
Toplam (…..) (…..) (…..) (…..) 113.775
Tablo 2: Türkiye’ye etil asetat ithalatı oranları (%)
Yıl INEOS SIPCHEM CONTIMPEX DİĞER TOPLAM
2019 (…..) (…..) (…..) (…..) 100,00
2020 (…..) (…..) (…..) (…..) 100,00
Toplam (…..) (…..) (…..) (…..) 100,00
I.2.1. İlgili Ürün Pazarı
(11) Şikâyet dilekçesi ve taraflardan elde edilen bilgiler neticesinde talep ve arz ikamesi
açısından ilgili ürün pazarı “etil asetat pazarı” olarak belirlenmiştir.
I.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
(12) Söz konusu dosya kapsamında ilgili ürün pazarının coğrafi bileşeni açısından bölgesel
değerlendirme yapmayı gerektirecek bir husus olmadığı ve ilgili coğrafi pazarın
“Türkiye” olduğu kanaati oluşmuştur.
I.3. Değerlendirme
I.3.1. Teşebbüslerin Birlikte Hareket Ederek Kar Marjlarını En Üst Seviyeye
Çıkardığı İddiasına İlişkin Değerlendirme
(13) Önaraştırmanın konularından birini teşebbüslerin aralarında anlaşarak kârlarını en üst
seviyeye çıkardığı ve böylece 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği iddiası
oluşturmaktadır. 4054 sayılı Kanun’un “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem
ve Kararlar” başlıklı 4. maddesinin ilk fıkrasında; “Belirli bir mal veya hizmet
piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama
amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler
arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri
hukuka aykırı ve yasaktır.” hükmü yer almaktadır.
(14) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin uygulanması bakımından ihlalin tespitinde delil
serbestisi ilkesi geçerlidir. Bu çerçevede 4054 sayılı Kanun 4. maddesi kapsamına
giren uzlaşmaların ve danışıklı ilişkilerin ispatında birincil delillerle birlikte ikincil
delillerin ve karinelerin de kullanılabileceği görülmektedir1.
(15) Her türlü ispat vasıtası delil olarak kullanılabilecekse de İletişim delilleri beyanlarla
birlikte delil hiyerarşisinin en üst seviyesindedir. İhlalin varlığı yahut hangi
teşebbüslerin ihlale taraf olduğu değerlendirilirken, elde edilen delillerin miktarından
ziyade bu delillerin nitelik itibarıyla ihlali ispatlamaya yeterli olup olmadığının
belirlenmesi gerekmektedir. Dolayısıyla kimi hallerde tek bir delil dahi ihlal iddiasının
ispatı için yeterli kabul edilebilmektedir2.
(16) Delillerin değerlendirilmesi bakımından dikkate alınması gereken bir başka husus,
mevcut delillerin ispat gücü ölçülürken her bir belgenin münferit olarak ispat
standardını sağlamasının zorunlu olmaması, diğer bir ifadeyle delillerin bir bütün olarak
değerlendirilmesi gerekliliğidir. Zira uzlaşmaların ve danışıklı ilişkilerin ispatında
1 Kurul’un 07.06.2006 tarihli ve 06-41/519-139 sayılı kararı; 03.02.2011 tarihli ve 11-07/121-36 sayılı
kararı; 08.03.2013 tarihli ve 13-13/198-100 sayılı kararı.
2 Kurul’un 08.03.2013 tarihli ve 13-13/198-100 sayılı kararı; 29.03.2018 tarihli ve 18-09/180-85 sayılı
kararı.
21-10/140-58
5/12
iletişim delilleri ve iktisadi deliller3 de kullanılabilmektedir. Bu çerçevede her bir delilin
konu, süre, taraflar gibi ihlalin tüm unsurlarını içermesi gerekmemekte, birbirleriyle
tutarlı olmaları koşuluyla, delillerin bir bütün olarak anılan unsurları ortaya koymalarının
yeterli olacağı kabul edilmektedir4.
(17) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi; rekabeti sınırlayıcı amaç, etki veya potansiyel
etkiden birinin varlığı durumunda ihlalin oluşmuş sayılacağını öngörmektedir. Bu
itibarla, sözü edilen iletişim neticesinde teşebbüslerin paralel davranış içerisinde
olduklarının ilgili pazardaki etkisinin ispat edilmesine gerek bulunmamaktadır.
(18) Bununla birlikte, teşebbüslerin şikâyete konu zaman dilimi olan 2019 ve 2020 yıllarında
uyguladıkları fiyatlar ve bu süreçteki maliyetleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Buna
göre teşebbüslerin fiyat-maliyet grafiğine aşağıda yer verilmektedir.
Grafik 1: ARKEM ve AKTAŞ'ın fiyat maliyet grafiği
(…..TİCARİ SIR…..)
(19) Yukarıda yer verildiği üzere 2019 yılının Ağustos ayından başlamak üzere 2019 yılı
Aralık ayına kadar fiyat düzeylerinin benzerlik teşkil ettiği ve geri kalan zaman
diliminden farklılaştığı görülmektedir. Bu dönemde yaşanan fiyat farklılaşmasının
nedeni AKTAŞ’a sorulmuş, AKTAŞ tarafından verilen cevapta 20.08.2019 günü
Avrupalı üretici INEOS tarafından dünya genelinde force maejure5 (mücbir sebep) ilan
edildiği ve üretimin durdurulduğu, üretimin durması nedeniyle etil asetatın piyasada
daha az bulunur hale geldiği ve bu nedenle de ürünün fiyatının yükseldiği belirtilmiştir.
(20) Cevabi yazıda mücbir sebepten dolayı üretimin durması hususunda aşağıdaki
açıklamalar yapılmıştır:
– Tedarikçi firma kendi içinde bulunduğu sektörde, çeşitli sebeplerle arz
sıkıntısına maruz kalmaktadır. Bu sebepler bizim hukukumuzda da yer bulan,
mücbir sebep kapsamında anılan, üretici/tedarikçi/müşteri gibi ticaretin
taraflarınca, önceden öngörülemeyen ve önlenemeyen bazı durumların ortaya
çıkmasıdır.
– Bu durumun ortaya çıkması ile ürünün üretimi, tedariki ve temininde çok ciddi
zorluklar meydana gelmekte, ürünün arzında büyük kısıtlamalar olmaktadır.
– Ürün arzının azalması, dolayısıyla normal ticari ilişki sekteye uğramakta,
planlamaların dışına çıkılmakta ve ürün tedariki ciddi anlamda zorlaşmaktadır.
– Bu sıkıntı kapsamında, üretici firma hem kendi yasal mevzuatı, hem de
uluslararası hukuk düzenlemeleri uyarınca, planlanan tedariki sağlayamayacağı
belli olduğunda ‘’force majeure’’ ilan ederek müşterilerini bilgilendirmektedir.
3 Paralel fiyatlama yapılması, rakiplerin eşzamanlı veya yakın zamanlı fiyat değişimlerinin aynı veya
benzer nitelikte olması, ortak fiyat duyuruları ile aynı veya benzer nitelikli satış ve üretim politikalarının
benimsenmesi gibi.
4 Kurul’un 08.03.2013 tarihli ve 3-13/198-100 sayılı kararı (Banka-2 Faiz); 14.01.2016 tarihli ve 16-
02/44-14 sayılı kararı (Ege Bölgesi Çimento).
5 Cevabi yazıda, INEOS’un etil asetat ürününün hammaddesi olan etilen mamulünün İngiltere’de
üretimindeki aksamadan dolayı bir kriz olduğunu, iki büyük üreticinin etilen üretimini durdurduğunu, geri
kalan üreticilerin ise talebi karşılamaya çalıştıklarını ancak kapasitelerinin yeterli olmadığını belirtmiştir.
En kısa sürede normale dönmeye çalıştıklarını bildirerek biz de dâhil tüm müşterilerine ‘’force majeure’’
ilanında bulunmuşlar ve talep kadar mal tedarik edemeyeceklerini belirtmişlerdir.
21-10/140-58
6/12
(21) AKTAŞ’tan mücbir sebep ilanına ilişkin INEOS tarafından yapılan duyuru talep edilmiş,
teşebbüs tarafından INEOS’un üretimini sekteye uğratan duruma ilişkin duyuru ve
AKTAŞ-INEOS arasında bu dönemde yapılan yazışmalar Kuruma iletilerek söz konusu
bilgi teyit edilmiştir.
(22) Ek olarak, sektörde faaliyet gösteren diğer teşebbüslerin de ilgili dönemdeki
fiyatlamaları araştırılmıştır. 2019 Ağustos-2019 Aralık arasındaki dönemde etil asetat
pazarında faaliyet gösteren diğer teşebbüslerin fiyatlarının seyrine aşağıdaki grafikte
yer verilmektedir.
Grafik 2: Etil Asetat Sektöründe Faaliyet Gösteren Diğer İthalatçıların Fiyat-Maliyet Grafiği
(…..TİCARİ SIR)…..
(23) Grafikte 4’te de görüldüğü üzere 2019 Ağustos-2019 Aralık ayı arasındaki dönemde
sektörde faaliyet gösteren diğer teşebbüslerin de fiyatlarının, 2019 ve 2020 yılının geri
kalan bölümüne kıyasla yüksek seyrettiği görülmektedir.
(24) Sonuç olarak, etil asetat pazarında faaliyet gösteren ARKEM ve AKTAŞ’ın birlikte
hareket ederek karlarını en üst seviyeye çıkarıcı bir anlaşmanın içinde olduklarını
gösterir herhangi bir bilgi, belge veya bulguya ulaşılamamış olup söz konusu iddia
bakımından ARKEM ve AKTAŞ’ın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal etmediği
kanaatine varılmıştır.
I.3.2. Hâkim Duruma İlişkin Değerlendirme
(25) 4054 sayılı Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde hâkim durum, “belirli bir
piyasadaki bir veya birden fazla teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız
hareket ederek fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri
belirleyebilme gücü” şeklinde tanımlanmaktadır.
(26) Kanun’un “Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması” başlıklı 6. maddesinde ise bir veya
birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet
piyasasındaki hâkim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya
da birlikte davranışlar ile kötüye kullanmasının hukuka aykırı ve yasak olduğu
düzenlenmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında, sınırlayıcı olmamak üzere kötüye
kullanım hallerinin özellikle şunlar olduğu hükme bağlanmıştır:
– “Ticarî faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan veya dolaylı
olarak engel olunması ya da rakiplerin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasını
amaçlayan eylemler,
– Eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve edimler için farklı şartlar
ileri sürerek, doğrudan veya dolaylı olarak ayırımcılık yapılması,
– Bir mal veya hizmetle birlikte, diğer mal veya hizmetin satın alınmasını veya
aracı teşebbüsler durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın veya hizmetin,
diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da
satın alınan bir malın belirli bir fiyatın altında satılmaması gibi tekrar satış
halinde alım satım şartlarına ilişkin sınırlamalar getirilmesi,
– Belirli bir piyasadaki hâkimiyetin yaratmış olduğu finansal, teknolojik ve ticarî
avantajlardan yararlanarak başka bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabet
koşullarını bozmayı amaçlayan eylemler,
– Tüketicinin zararına olarak üretimin, pazarlamanın ya da teknik gelişmenin
kısıtlanması.”
21-10/140-58
7/12
(27) AKTAŞ ve ARKEM’in, birlikte hâkim durumda olduğu ve etil asetat pazarında yıkıcı
fiyat uyguladığı; etil asetatın 2020 yılına ilişkin maliyetinin 780 ABD Doları olduğu,
ancak kimyasal solvent pazarına yeni bir firmanın gireceğinin duyulması üzerine şubat
ayında satış fiyatının 920 ABD Doları civarında olması gerekirken ARKEM ve
AKTAŞ'ın satış fiyatının 820 ABD Doları olduğu ve yeni firma tarafından üretime
geçilen temmuz ayı itibariyle söz konusu iki firmanın satış fiyatının 730 ABD Doları
olduğu şeklindeki iddialar hakkında yapılan tespit ve değerlendirmelere geçmeden
önce hâkim durumun kötüye kullanılmasına dair unsurları irdelemekte fayda olacağı
düşünülmektedir.
(28) Bir eylemin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında ihlal olarak
değerlendirilebilmesi için iki unsurun bir arada varlığı aranmaktadır. Hâkim Durumdaki
Teşebbüslerin Dışlayıcı Kötüye Kullanma Niteliğindeki Davranışlarının
Değerlendirilmesine İlişkin Kılavuz’un (Kılavuz) 7. paragrafında Kanun’un 6. maddesi
kapsamında incelenen bir davranışın ihlal teşkil edebilmesi için davranışı
gerçekleştiren teşebbüsün ilgili pazarda hâkim durumda olması ve davranışın bir
kötüye kullanma niteliği taşıması gerektiği, Danıştay ve Kurul içtihatlarında ise bu iki
temel unsurdan birinin bulunmadığının açıkça gösterilebildiği durumlarda diğer unsura
ilişkin analizin yapılmayabileceğinin ifade edildiğine vurgu yapılmaktadır. Bu
doğrultuda, bir ihlalin varlığı için gerekli her iki koşuldan herhangi birinin noksan olması,
analize konu olay bakımından 6. madde ihlalinin bulunmayacağı anlamını
taşımaktadır. Dolayısıyla analize herhangi bir koşulun değerlendirilmesinden
başlanabilecek, koşulun varlığının ortaya konulması halinde analize devam
edilebilecek, yokluğu halinde ise hâkim durumun kötüye kullanılmasından
bahsedilemeyeceği sonucuna ulaşılabilecektir.
(29) Pek çok ilgili pazar bakımından incelenen teşebbüsün ilgili pazardaki konumunun
birincil göstergesi, teşebbüsün sahip olduğu pazar payıdır. Kılavuz’un 12. paragrafında
“Bir teşebbüsün hâkim durumda bulunduğuna dair delil teşkil eden belirli bir pazar payı
eşiği yoktur. Bununla birlikte, aksini gösterecek bir durum söz konusu değilse, Kurul’un
yerleşik uygulamasında %40’ın altında pazar payına sahip olan teşebbüslerin hâkim
durumda olması ihtimalinin düşük olduğu kabul edilmekte, bu düzeyin üzerindeki pazar
payına sahip olan teşebbüsler bakımından ise daha detaylı bir incelemeye
gidilmektedir.” ifadesi yer almaktadır.
(30) ARKEM veya AKTAŞ hakkında daha evvel etil asetat pazarında hâkim durumda veya
birlikte hâkim durumda olduklarına dair bir Kurul kararı bulunmamaktadır. Bu dosya
kapsamında ise ARKEM ve AKTAŞ’ın pazar payları 2019 yılı için sırasıyla %(…..) ve
%(…..), 2020 yılı için %(…..) ve %(…..) olarak gerçekleşmiştir6. Pazar paylarından da
anlaşılabileceği üzere teşebbüslerin ikisi de tek başına hâkim durumda değildir.
(31) Ancak şikâyette iddia edildiği üzere birlikte hâkim durumun mevcut olup olmadığı da
incelenmiştir. Birlikte hâkim durumun varlığından bahsedebilmek için, iki ya da daha
fazla sayıda teşebbüsün ekonomik bir bakış açısıyla belli bir pazarda birlikte tek bir
bütün oluşturacak şekilde davranıyor olmaları gerekmektedir. Söz konusu birlikte
bütünlüğün varlığını ortaya koymak için ise ilgili teşebbüsler arasında bağlantı
oluşturan unsurların araştırılması gerekmektedir. Bu unsurlar ilgili teşebbüsler
arasındaki bir anlaşmanın koşullarından, doğasından ya da uygulanma biçiminden
kaynaklanabilir. Bu duruma örnek olarak, ilgili teşebbüslerin arasındaki bir işbirliği
anlaşmasının teşebbüslerin pazardaki davranışlarını koordine etmelerine yol açması
6 Sektördeki üçüncü büyük oyuncu SODİTAŞ’ın 2019 yılında %(…..), 2020 yılında ise %(…..)’lük
pazar payına sahiptir.
21-10/140-58
8/12
gösterilebilir. Hissedarlık çıkarları ya da hukuki diğer bazı bağlantılar da teşebbüslerin
davranışlarını koordine etmelerine yol açabilir. Bununla birlikte bir anlaşmanın ya da
diğer bağlantıların varlığı birlikte hâkim durumun varlığı sonucuna ulaşmak için
vazgeçilmez değildir. Birlikte hâkim durumun varlığının tespiti başkaca bağlantı
oluşturan unsurlara ve özellikle teşebbüslerin birbirleriyle etkileşim halinde
bulundukları pazarın yapısının ekonomik açıdan analizine dayandırılabilir. Diğer bir
deyişle, pazarın yapısı ve bu pazarda teşebbüslerin birbirleriyle etkileşimde bulunma
yöntemleri birlikte hâkim durumun varlığına işaret edebilir.
(32) Firmaların davranışlarını koordine edebilmeleri için üç unsurun sağlanmış olması
gerekmektedir. Bu unsurlar; uzlaşmanın şartları konusunda fikir birliğine varmış
olmaları, uzlaşmadan sapmaları tespit edebilmeleri ve uzlaşmadan sapanları
cezalandırabilmeleridir.
(33) Firmalar arası koordinasyonun ortaya çıkmasını kolaylaştıran en önemli faktörlerden
biri pazardaki yoğunlaşma oranıdır. Bir pazarda faaliyet gösteren firma sayısı
azaldıkça, firmalar arası koordinasyon ihtimali artmaktadır. Az sayıda sağlayıcının
davranışlarını koordine etmelerinin daha kolay olmasının yanı sıra, bu tür pazarlarda
koordinasyondan sapanların belirlenmesi de daha kolaydır.
(34) Diğer bir unsur ise, sağlayıcıların homojenliğidir. Pazar payları, kapasiteleri ve maliyet
yapıları (toplam maliyet düzeyi ve maliyetlerin sabit ve değişken maliyetler arasındaki
dağılımı) benzer olan firmaların, koordinasyonlarının şartları konusunda uzlaşmaya
varmaları daha kolaydır. Pazara giriş engellerinin bulunması ise firmaların
davranışlarını koordine etmelerini kolaylaştırır.
(35) Ürünlerin homojenliği ise fiyatların koordine edilmesine, karşılaştırılmasına ve bu
fiyattan sapmaların hemen fark edilmesine olanak tanır. Ayrıca bir ürünü üretmek için
kullanılması gereken teknoloji seviyesi yükseldikçe, ürünün ve üretim sürecinin
karmaşıklığı nedeniyle koordinasyon ihtimali azalacaktır. Olgunlaşmış bir teknolojinin
bulunduğu pazarların tersine, araştırma geliştirme faaliyetlerinin yoğun olduğu
pazarlarda ürün inovasyonları ürün farklılaştırmasına yol açacak ve koordinasyonu
zorlaştıracaktır.
(36) Pazarın şeffaf olması, firmalar arası koordinasyon ihtimalini artıran önemli bir özelliktir.
Fiyatlara ve pazar stratejilerine ilişkin şeffaflığın fazla olduğu pazarlarda firmaların
koordinasyondan sapan firmaları tespit etmeleri ve hemen misillemeye girişmeleri de
mümkün olacaktır.
(37) Talebin sabit kaldığı ya da çok yavaş arttığı pazarlarda firmalar ancak diğer firmaların
pazar payını elde ederek büyüyebilirler. Bu nedenle olgun ve doymuş bir pazar,
firmalar arası koordinasyon riskini artıracaktır. Rakipler, oluşan yeni talepten pay
kapmaya çalışacaklarından, belirgin bir şekilde büyüyen pazar ve talep, firmaların
rekabetçi davranışlara girişme eğilimlerini artıracaktır.
(38) Pazarın karşı karşıya bulunduğu talebin esnekliğinin düşük olması durumunda,
firmalar koordinasyon sonucunda fiyatları herhangi bir pazar payı kaybına
uğramaksızın rekabetçi olmayan düzeylere yükseltebileceklerdir.
(39) Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, “etil asetat pazarı” olarak tanımlanan ilgili
ürün pazarı ve bu pazarda faaliyet gösteren ARKEM ve AKTAŞ’ın birbirleriyle etkileşim
halinde veya birlikte hâkim durumda olup olmadıkları incelenmiştir.
(40) Etil asetat pazarı, fiyatların şeffaf olarak duyurulduğu bir pazar olup e-postalarda
rakiplerin fiyatlarının yer aldığı yazışmalara rastlanılmıştır. Sektörde faaliyet gösteren
21-10/140-58
9/12
ilk üç teşebbüsün pazarın yaklaşık %(…..)’lik bölümünü kapsaması pazarın
yoğunlaştığına ve oligopolistik yapısına işaret etmektedir. Bu nedenle rakiplerin
birbirlerinin uyguladığı fiyat politikalarından haberdar olmasının ve bilgi almasının
olağan olduğu anlaşılmıştır.
(41) Aynı zamanda etil asetat homojen bir üründür. AB ve Orta Doğu ve Kuzey Afrika
bölgelerinde etil asetat üretiminin büyük çoğunluğu az sayıdaki teşebbüs tarafından
yapılmaktadır. Pazarda koordinasyon sağlamanın zor olmadığı anlaşılmakla birlikte
iletişim veya çapraz hissedarlık gibi birlikte hareket edildiğini gösteren bir delil
olmaksızın birlikte hâkim durum tespiti yapmanın mümkün olmadığı kanaati
oluşmuştur.
(42) Yapılan yerinde incelemelerde, ARKEM ve AKTAŞ arasında iletişimi veya adı geçen
teşebbüslerin birlikte hareket ettiklerini gösteren herhangi bir delile rastlanmamıştır.
Ayrıca yapılan incelemelerde farklı kaynaklardan ürün temin ettikleri ve aynı dönem
için farklı fiyat uyguladıkları zamanların olduğu Grafik 3’ten anlaşılmaktadır.
(43) Yerinde incelemede elde edilen bilgiler, fiyat ve maliyet grafikleri, ithalat tabloları
birlikte incelendiğinde ARKEM ve AKTAŞ’ın birlikte hâkim durumda olmadığı sonucuna
ulaşılmıştır.
I.3.3. Yıkıcı Fiyat İddiasına İlişkin Değerlendirme
(44) 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında değerlendirilen kötüye kullanma
hâllerinden biri de yıkıcı fiyatlamadır. Kılavuz’un 50. paragrafında yıkıcı fiyat, “hâkim
durumdaki bir teşebbüsün pazar gücünü korumak veya artırmak üzere mevcut veya
potansiyel rakiplerinden birini veya daha fazlasını piyasa dışına çıkarmak, disipline
etmek ya da diğer biçimlerle rakibin rekabetçi davranışını engellemek için kısa vadede
maliyetinin altında satış fiyatı belirleyerek zarar etmeyi göze aldığı (feragatte
bulunduğu) rekabet karşıtı bir fiyatlama stratejisi” olarak tanımlanmaktadır. Bu
bağlamda yıkıcı fiyatın rekabet hukuku anlamında bir ihlal oluşturması için;
- hâkim durumdaki bir teşebbüs tarafından gerçekleştirilmesi,
- teşebbüsün kısa vadede maliyet altı satış fiyatları ile zarar etmeyi göze alması
(feragatte bulunması),
- eşit etkinlikteki bir rakibe piyasanın kapanmasının muhtemel olması
gerekmektedir.
(45) Kılavuz’daki açıklamalardan, hâkim durumdaki teşebbüsün incelenen davranışı
açısından uyguladığı fiyat ile katlandığı maliyetinin karşılaştırıldığı yıkıcı fiyat
analizinde, incelenen davranış sonucunda eşit etkinlikteki bir rakibe piyasanın
kapanmasının muhtemel olup olmadığının araştırılmasının esas olduğu
anlaşılmaktadır.
(46) Yıkıcı fiyatlama analizinde asıl olan incelenen teşebbüsün fiyatlama davranışı ile kısa
dönemde elde edeceği kârından feragatte bulunup bulunmadığının, bir başka deyişle
kaçınabileceği halde zarara katlanıp katlanmadığının tespit edilmesidir. Kılavuz’da
teşebbüsün feragatte bulunup bulunmadığına dair analizde dikkate alınmak üzere
ortalama kaçınılabilir maliyet (OKM) ölçütünün esas alınabileceği belirtilmiştir. Bu
çerçevede, hâkim durumdaki bir teşebbüsün, üretiminin tamamı veya bir kısmı için
OKM'nin altında bir fiyat uygulaması halinde, söz konusu üretimi gerçekleştirmeyerek
kaçınabileceği bir zarara katlandığı ve kısa vadede feragatte bulunduğu kabul
edilmektedir.
21-10/140-58
10/12
(47) Bununla birlikte, Avrupa Birliği uygulamaları kapsamında yıkıcı fiyatlama
değerlendirmelerine emsal teşkil eden Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın AKZO
kararında7, hâkim durumdaki teşebbüs tarafından uygulanan fiyat ortalama değişken
maliyetin (ODM)8 altında ise bu uygulama ihlal olarak kabul edilmiştir. Kurulun çeşitli
kararlarında9 da AKZO testinin uygulandığı görülmektedir.
(48) Bu dosya kapsamında yıkıcı fiyatlama iddialarına yönelik analizin ilk adımı olarak
şikâyete konu olan ARKEM ve AKTAŞ’ın etil asetat pazarında satış fiyatları (SF) ile
ODM’leri karşılaştırılmıştır.
(49) Buna göre, ilk olarak Ocak 2019 ile Aralık 2020 arasındaki aylık olarak tüm etil asetat
satışları seçilerek verilen fiyatlar ile maliyet bilgileri talep edilmiştir. Söz konusu maliyet-
fiyat verilerine aşağıdaki grafiklerde yer verilmektedir.
Grafik 3: AKTAŞ’ın Etil Asetat Satış Fiyatı ve Maliyetleri
(…..TİCARİ SIR…..)
Grafik 4: ARKEM'in Etil Asetat Satış Fiyatı ve Maliyetleri
(…..TİCARİ SIR…..)
(50) Grafik 3 ve Grafik 4’ten etil asetatın yer aldığı Ocak 2019 – Aralık 2020 tarihlerini
kapsayan dönem içerisinde ARKEM ve AKTAŞ’ın vermiş olduğu söz konusu ürünün
satış fiyatlarının ODM’nin üzerinde gerçekleştiği görülmektedir. Bu doğrultuda iddia
edilen şekilde bir yıkıcı fiyatlama uygulamasından bahsedilemeyeceği
değerlendirilmiştir.
(51) Ayrıca ADOKİM’in etil asetat pazarına giremediği yönünde bir bulguya erişilmemiştir.
ADOKİM 2020 yılının Ağustos ayında etil asetat üretimine başlamıştır. 07.12.2020-
16.02.2021 tarihleri arasında ARKEM’e 1518 tonluk satış gerçekleştirmiştir.
ARKEM’den de 2020 yılının son çeyreğinde ADOKİM ile ticari ilişkilerinin başladığı
2021 itibarıyla da devam ettiği bilgisi edinilmiştir.
(52) Nitekim yerinde incelemede elde edilen belgelerden de ARKEM ve AKTAŞ’ın
fiyatlarının şikâyetçinin iddia ettiği gibi düşük olmadığı anlaşılmaktadır.
(53) “ARKEM İç Piyasa Fiyatları Hk.” konulu e-postada yer alan ifadelerden AKTAŞ’ın rakip
teşebbüslerin etil asetat fiyatlarını takip ettiği anlaşılmaktadır. E-postanın atıldığı
Kasım 2020 tarihinde AKTAŞ’ın maliyetinin üzerinde olan (…..) USD birim fiyattan
7 AKZO Chemie BV v. Commission (1991) EC I-3359.
8 OKM, bir teşebbüsün belirli miktardaki bir çıktıyı üretmemesi halinde katlanmayacağı veya tasarruf
edeceği maliyetler olarak tanımlanabilir. OKM hesaplanırken üretimle doğrudan ilişkilendirilebilir sabit
ve değişken maliyetlerin toplamı dikkate alınarak işletmenin inceleme konusu üretim için katlandığı tüm
maliyetler hesaplanabilmektedir. Genellikle kısa dönemde ancak değişken maliyetlerden kaçınmak
mümkün olduğu için çoğu durumlarda OKM ve ortalama değişken maliyet (ODM) aynı maliyetleri ifade
etmektedir.
9 Kurul’un 23.01.2004 tarih ve 04-07/75-18 sayılı kararı, 22.05.2006 tarih ve 06-35/444-116 sayılı kararı,
19.09.2006 tarih ve 06-66/887-256 sayılı kararı, 03.01.2019 tarih ve 19-02/2-1 sayılı kararı, 07.03.2019
tarih ve 19-11/125-53 sayılı kararı.
21-10/140-58
11/12
satış yaptığı ve aynı tarihlerde ARKEM’in satış fiyatının teşebbüsün birim maliyetlerinin
üzerinde olan (…..) USD seviyelerinde olduğu anlaşılmaktadır.
(54) AKTAŞ (…..) ve (…..) yetkilisi (…..) arasında geçen e-posta zincirinde de etil asetat
fiyatları hakkında gelecek aylarda fiyatların hangi seviyelerde oluşacağı tahmin
edilmeye çalışılmaktadır. Dolayısıyla pazarda bir anlaşma veya birlikte hâkim durum
söz konusu olmadığı gibi “Fiyatlarda aşağı yönlü bir düzeltme bekliyorum. Nereye
oturacağını rekabet belirleyecek.” ibaresinden pazarda aktif fiyat rekabetinin sürdüğü
anlaşılmaktadır. E-posta zincirinin devamında ise “Türkiye’nin min usd (…..) olması
gerekirken halen içeride usd (…..)’lerde mal veriliyor. Sakın kapılmayın” lafzından
ARKEM ile veya bir başka firma ile birlikte fiyat belirlemedikleri fiyatlarını kendi
maliyetlerine ve pazarın rekabetine göre tespit ettikleri anlaşılmaktadır.
(55) 22 Ekim ve 23 Ekim tarihli ve “Etil Asetat Yeni Fiyat ” konulu e-posta zincirinde (…..)
ve (…..) yetkilisi (…..) yazışmış olup ilgili e-postalar AKTAŞ yetkililerine iletilmiştir.
Yazışmalarda geçen “Etil asetat ile ilgili yurt dışı piyasada yine bir yukarı yön
hareketleri başladı” ve “Yurt dışı fiyatları sürekli artış gösteriyor maalesef”
ibarelerinden yurtiçi etil asetat fiyatlarının doğrudan yurtdışı etil asetat fiyatlarıyla
bağlantılı olduğu ve e-postalarda küçük fiyat farkları için sergilenen fiyat kırma
çabalarından yurtiçi sağlayıcı ve yurtiçi alıcılar arasında pazarlıklar geçtiği
anlaşılmaktadır. Dolayısıyla ARKEM ve AKTAŞ’ın aralarında anlaşarak yurtdışından
bağımsız biçimde fiyat belirlemelerinin mümkün olmadığı değerlendirilmektedir.
(56) 31 Temmuz 2019 tarihli e-posta zincirinde AKTAŞ yetkililerinin rakiplerinin kimyasal
solvent ürünlerinin fiyatlarını takip ettiği görülmektedir. Rakiplerin fiyatlarının takip
edilmesi rekabet hukuku açısından tek başına ihlal oluşturmamaktadır. Fiyatın şeffaf
olduğu birçok pazar bulunmaktadır. 2019 Temmuz ayında AKTAŞ’ın etil asetat
ortalama satış fiyatları (…..) ABD Doları seviyesinde olup rakiplerinin fiyatlarının
oldukça üzerindedir.
(57) Sonuç olarak, yerinde incelemede elde edilen bilgi ve belgeler, fiyat ve ODM analizi
birlikte ele alındığında ARKEM ve AKTAŞ’ın inceleme konusu dönemde maliyetlerinin
altında satış yapmadıkları dolayısıyla yıkıcı fiyat uygulamadıkları sonucuna varılmıştır.
Bu çerçevede ARKEM ve AKTAŞ’ın 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini de ihlal
etmedikleri kanaatine varılmıştır.
21-10/140-58
12/12
J. SONUÇ
(58) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, 4054 sayılı Kanun’un 41.
maddesi uyarınca şikayetin reddi ile soruşturma açılmamasına, gerekçeli kararın
tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak
üzere OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy