AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru No. 52131/15
Şerafettin AŞICIOĞLU / Türkiye
Başkan
Branko Lubarda
Hâkimler
Jovan Ilievski,
Diana Sârcu
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Dorothee von Arnim’in katılımıyla 30 Ağustos 2022 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (“İkinci Bölüm”),
1974 doğumlu bir Türk vatandaşı olan ve İzmir’de ikamet eden, Ankara Barosuna bağlı Avukat M. Bozkurt tarafından temsil edilen Şerafettin Aşıcıoğlu’nun (“başvuran”), 29 Eylül 2015 tarihinde, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesi uyarınca Mahkemeye yapmış olduğu 52131/15 no.lu başvuruyu,
Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrasına ve 8. maddesine ilişkin şikâyetlerin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde Türkiye yetkilisi olan Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanı Hacı Ali Açıkgül tarafından temsil edilen Türk Hükümetine (“Hükümet”) bildirilmesine ve başvurunun geri kalanının kabul edilemez olduğunun beyan edilmesine ilişkin kararı,
Tarafların görüşlerini dikkate alarak gerçekleştirilen müzakerelerin ardından aşağıdaki kararı vermiştir:
DAVANIN KONUSU
Başvuru, olayların meydana geldiği dönemde Hava Kuvvetleri Komutanlığında başçavuş olan başvuranın, Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarını zedeleyebilecek nitelikte ahlaka aykırı davranışlar nedeniyle görevden alınmasına ilişkindir. Başvuran, 7 Şubat 2012 tarihinde, ordunun itibarına zarar verecek nitelikte olduğu değerlendirilen ahlaki davranışlarına ilişkin bir disiplin soruşturmasının ardından Hava Kuvvetlerinin kararıyla görevinden alınmıştır. Başvuran, özellikle evlilik dışı bir ilişkiyle suçlanmıştır. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, 16 Nisan 2013 tarihinde, idarenin kararının hukuka uygun olduğunu değerlendirerek başvuran tarafından açılan iptal davasını reddetmiştir. Başvuran tarafından yapılan karar düzeltme talebi, 10 Eylül 2013 tarihinde reddedilmiştir. Anayasa Mahkemesi, 30 Ocak 2015 tarihinde, başvuran tarafından yapılan ordudan ihraç edilmesine ilişkin bireysel başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir. Başvuran, Sözleşme’nin 6. maddesini ileri sürerek, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi önündeki yargılamanın adil olmadığından şikâyet etmektedir. Başvuran, Sözleşme’nin 8. maddesini ileri sürerek, özel hayatındaki davranışı nedeniyle görevden alınmasının özel hayata saygı hakkını ihlal ettiğini iddia etmektedir.MAHKEMENİN DEĞERLENDİRMESİ
Hükümet, Mahkemeyi, 7103 sayılı Kanun’un 23. maddesiyle öngörülen daha önce Askeri Yüksek İdare Mahkemesi önünde görülen bir yargılamanın idare mahkemeleri önünde yeniden açılması imkânını göz önünde bulundurarak, iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermeye davet etmektedir. Başvuran bu itiraz hakkında herhangi bir görüş bildirmemektedir. Mahkeme, Baysal/Türkiye (no. 29698/11, 22 Mayıs 2018) kararında, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin 2017 yılında kaldırılmasının ardından, 27 Mart 2018 tarihli ve 7103 sayılı Kanun’un, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde söz konusu idare mahkemesi nezdindeki bir yargılamaya ilişkin bir başvurusu derdest olan kişilere, bu yeni hukuk yolunun tüketilmediği gerekçesiyle Mahkemenin verdiği kabul edilemezlik kararının bildirilmesinin ardından üç ay içerisinde Ankara İdare Mahkemesi önünde yargılamanın yeniden başlatılmasını talep etme imkânı verdiğini tespit ettiğini hatırlatmaktadır. Mahkeme, bu hukuk yolunun ilk bakışta (à priori) erişilebilir ve yargılamaların adil olmamasına ilişkin şikâyetlerin giderilmesini ve aynı yargılamaların konusuna ilişkin şikâyetlerin yeniden incelenmesini sağlayabilecek makul bir bakış açısı sunacak nitelikte olduğu sonucuna varmıştır (yukarıda anılan Baysal kararı, § 17). Mahkeme, somut olayda, bu sonuçtan ayrılmasını gerektirecek herhangi bir unsur veya iddia tespit etmemektedir. Dahası Mahkeme, insan haklarının korunması konusunda ulusal sistemlere göre ikincil rolünü hatırlatarak, başvuranın ayrıca, idare mahkemeleri tarafından verilecek kararları takiben, Anayasa Mahkemesi önünde bireysel başvuruda bulunma ve gerektiği takdirde, kendisine yeni bir başvuru yapma imkânına sahip olacağını kaydetmektedir (Sülükçü/Türkiye [BD], no. 73490/12, § 11, 29 Mart 2022). Yukarıda belirtilenler ışığında, Mahkeme, Hükümetin itirazını kabul etmekte ve başvurunun, Sözleşme’nin 35. maddesinin 1 ve 4. fıkraları uyarınca, iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerektiği kanaatine varmaktadır.Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar, Fransızca dilinde tanzim edilmiş olup 22 Eylül 2022 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Dorothee von Arnim Branko Lubarda
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan