(1632 S. K. m. 66)
Askeri Mahkemece, sanığın 9.1.2000 (09.05)-15.1.2000 (16.50) tarih ve saatleri arasında kendiliğinden dönmekle sona eren izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan As.C.K.nun 66/I-b, 73 ve TCK.nun 59/2 nci maddeleri uyarınca sonuç olarak beş ay hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verildiği; bu hükmün sanık tarafından, izin süresi 2000 yılı içerisinde sona erdiğinden kendisine en azından izinden dönüş için iki gün yol süresi verilmesi gerektiği ileri sürülerek temyiz edildiği, anlaşılmaktadır.
Sanığın Tekirdağ 8/2 nci Mknz.P.Tb.Kh.BI.K.lığı emrinde askerlik hizmetini yaptığı sırada, 30.12.1999 tarihinde, saat (09.05)'de, daha önce aynı yıl içerisinde kullandığı izninde yol süresi tanındığından bu defa yol verilmeksizin gönderildiği (10) günlük kanuni izninden zamanında geri dönmediği ve bir müddet iznini tecavüz ettikten sonra 15.1.2000 tarihinde saat (16.50)'de kendiliğinden gelerek birliğine katıldığı anlaşılan olayda, bu yoldaki fiil ve hareketleri ile bahse konu edilen 9.1.2000 (09.05) -15.1.2000 (16.50) tarih ve saatleri arasında
-6 tam gün 7 saat 45 dakika- iznini tecavüz etmek suretiyle üzerine atılı bulunan suçu işlediği tüm dosya kapsamı ile sübuta ermiş bulunmaktadır.
30.12.1999 günü saat (09.05)'de birliğinden ayrılan ve ayrılış tarihi ile saati izin kağıdı arkasında kayıt altına alınan sanık, kendisine verilen (10) günlük izin süresi sonunda 9.1.2000 tarihinde saat (09.05)'e kadar birliğine katılması gerektiğini bilmektedir. Nitekim, izin kağıdında dönüş tarihi olarak 9.1.2000 tarihi açıkça yazılmış durumdadır. Birliğinden çıkış saati belli olduğundan, izin süresinin tamamlandığı gün ve saatte geri dönüp Birliğine katılması gerektiğinde kuşku yoktur. Kaldı ki, sanığın birliğine dönüş gün ve saatini bilemediği yolunda bir savunması da bulunmamaktadır.
Sanığa, aynı yıl içerisinde kullandığı önceki yıllık izninde izin süresi dışında ayrıca memleketine gidiş-dönüş için MSB. Yol Süre Tablosuna uygun olarak Tekirdağ-İçel illeri arasında gidiş-dönüş olarak toplam 4 günlük yol süresi tanınmış durumdadır. Bu nedenle, sanığın 1999 yılında başkaca yol hakkı bulunmamaktadır. 1999 yılı sonunda verilen iznin bir bölümünün 2000 yılı içerisinde kalması, bu iznin 2000 yılı izini olarak kabulü ile gerek hem gidiş hem dönüş ve gerekse sadece dönüş için sanığa yeniden yol süresi tanınmasını gerektirmemektedir. Zira asıl olan izine gönderiliş tarihi olup, yol süresi de bu tarih itibariyle ve bu tarih esas alınarak verilmektedir.
Bu nedenlerle; Yerel Mahkemece, oluşa ve dosyada mevcut bulunan delillerin etraflıca tartışılıp değerlendirilmesinden sonra edinilen vicdani kanaate göre verilen mahkûmiyete dair hükümde usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden herhangi bir isabetsizliğe rastlanılmadığından, sanığın temyiz sebeplerinin yerinde görülmeyerek reddine ve hükmün onanmasına karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy