(1632 S. K. m. 81) (765 S. K. m. 59)
Askerlikten kurtulmak için hile yapmak ve bu suça iştirak etmek suçundan sanıklar olarak 8 nci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinde yargılanan ve bu Mahkemenin 6.12.2001 gün ve 2001/425-1150 esas ve karar sayılı hükmüyle mahkumiyetine karar verilen Ahmet DEMİR ve Kemal DUMAN haklarındaki hükmün sanıklar tarafından süresinde ve sebep gösterilerek temyiz edilmesi nedeniyle dosyanın Başsavcılığın 5.4.2002 gün ve 2002/1342 sayılı tebliğnamesiyie hükümlerin ayrı ayrı onanmaları gerektiği görüşü ile Dairemize gönderilmesi üzerine incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkemece; sanık Ahmet DEMİR'in Palu Askerlik Şubesi yükümlüsü bulunduğu, hipertansiyon hastası olduğu cihetle GATA Sağlık Kurulunun Dz.1-3 de bulunan raporları ile sevkinin 3 kez ertesi yıla bırakıldığı, son rapor bitimi yükümlü sanığın 7.5.1999 tarihinde şubece askere sevkine mani bir hali olup olmadığının tesbiti amacıyla Elazığ Askeri Hastanesine sevkedildiği (Dz.5), o tarihte hastahanede baştabip sekreteri olarak görevli sanık Sivil Memur Kemal DUMAN'la görüşüp 4.500 Alman Markı karşılığında askerliğe elverişli olmadığına dair bir rapor temini hususunda anlaştığı, sanık Kemal DUMAN'ın görevinin sağladığı kolaylıklardan yararlanarak Ahmet DEMİR adına, Esansiyel Hipertansiyon B/42, F-2 Askerliğe elverişli değildir tam ve kararını muhtevi 11.5.1999 tarihli ve Sağ. Krl.9455-367-99-346 sayılı sahte ön bildirim belgesi düzenleyerek veya temin ederek 11.5.1999 tarihinde sanık yükümlü Ahmet DEMİR'e verdiği (Dz.18), sanığın da bu belgeyi 12.5.1999 tarihinde Palu Askerlik Şubesine ibraz ettiği (Dz.18 Arka yüz), Palu Askerlik Şube Başkanlığınca 25.5.1999 tarihinde bir yazı ile Elazığ Askeri Hastahanesinden raporun teyidinin istendiği (Dz.4), Elazığ Askeri Hastanesi Baştabipliğince 01.11.1999 tarihli yazı ile ön bildirim belgesinin hastahane tarafından düzenlenmediğinin ve sahte olduğunun bildirildiği, (Dz.15), J.Gn.K.lığı Grafoloji ve sahtecilik laboratuvarının 8.11.2001 tarihli ekspertiz raporuna göre (Dz.139) belge üzerindeki el yazılarının sanık Ahmet DEMİR'in el ürünü olmadığı belirlendiği, Sanık Ahmet DEMİR'in GATA Sağlık kurulunun 8.2.2001 gün ve 1336 sayılı raporu ile askerliğe elverişli olduğunun anlaşıldığı (Dz. 118-126), bu suretle sanık Ahmet DEMİR'in askerlikten kurtulmak için hile yapmak, sanık Kemal DUMAN'ın ise bu suça iştirak etmek suçlarım işlediklerinin kabulüyle, sanık Ahmet DEMİR'in As. CK.nun 81/1 ve TCK.nın 59/2 nci maddeleri gereğince on ay ağır hapis cezasıyla mahkumiyetine, diğer sanık Kemal DUMAN'ın eylemine uyan As.CK.nun 81/2 ve TCK.nun 59/2 nci maddeleri gereğince on ay ağır hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
Bu hükümler, kanuni süresi içinde;
Sanık Ahmet DEMİR tarafından olayda suç işleme kastı olmadığını,
Sanık Kemal DUMAN tararından suçu işlemediği için kabul etmediğini, olay tarihinde izinli ve istirahatlı olduğunu ileri sürerek temyiz edilmiştir.
Tebliğnamede; usul ve kanuna uygun mahkumiyet hükümlerinin onanması yönünde görüş ve düşünce bildirilmiştir.
Sanıkların temyizlerine atfen ve re'sen dosya üzerinde yapılan incelemede; maddi vakıanın mahkemenin kabulünde belirtildiği şekilde sübuta erdiği, sanıklardan Ahmet DEMİR'in ikrarı ve dosya münderecaatı ile anlaşılmaktadır.
As.C.K.nun 81 nci maddesinde öngörülen askerlikten kısmen veya tamamen kurtulmak için hile yapmak suçu netice suçu olmayıp, neticenin tahakkukuna ihtiyaç göstermeyen şekli bir suç niteliğindedir. Kanun koyucu burada neticeyi meydana getirmeye elverişli hileli hareketi önlemek amacı ile hileli hareketi yapmayı müeyyide altına aldığı anlaşıldığından, hilenin kast olunan neticeyi doğurmaya elverişli olması, sahte belgenin sunulduğu makam ve mercilerin iradelerini ifsat ederek onları yanlış işlem yapmaya sevk edilebilecek şekilde aldatıcılık ve inandırıcılık özelliğinin bulunması gerekmektedir.
Mevzuu olayda sanık Ahmet DEMİR tarafından sahte ön bildirim belgesi şubeye ibraz edilmiş, şubece herhangi bir şüphe duyulmamış ancak raporun teyidi ilgili hastahaneden istenmiştir.
Ön bildirim belgesi incelemesinde kullanılan raporun matbu ön bildirim belgesi oluşu, kimlik bilgilerinin doğru yazılışı, imza ve mühürün kuşku yaratmayacak şekilde oluşu, rapor ve tarihinin kırmızı kalemle yazılıp özellik arz edecek şekilde belirlenişi, tanı ve karar bölümünde belgenin niteliğini ortadan kaldıracak eksiklik bulunmadığı, belgenin sahteliğinin teyit yazısı sonucunda anlaşıldığı, cihetle askerlikten kısmen kurtulmak için hile oluşturabilecek nitelikte bir belge olduğu değerlendirilmiştir. Sanık Ahmet DEMİR'in 7.5.1999 tarihinde hastahaneye sevk edilmiş, alınan raporun sahte olduğunu bildiren teyit yazısı 2.11.1999 tarihinde bildirilmiş ve bu arada sanık kısmen takipten kurtulmuştur.
Askeri Yargıtay 2.Dairesinin 17.3.1999 gün ve 1999/204-200 E.K. sayılı, 3.Dairesinin 06.3.1999 gün ve 1999/142-139 E.K. sayılı ilamlarından askerliğe elverişli değildir kararını içeren sahte hasta çıkış belgelerinin askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçunu doğurmaya elverişli olduğu kabul edilmiştir. Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 28.5.1998 gün ve 1998/74-79 E.K. sayılı ilamı da aynı mahiyette verilmiş bir karar olarak görülmektedir.
Diğer sanık Kemal DUMAN ise belgenin düzenlendiği 11.5.1999 tarihinde istirahatlı olduğunu belirtmiş ise de rahatsızlığı nedeniyle 20.5.1999 tarihinde Elazığ Asker Hastanesi genel cerrahi servisine yatırıldığı 25.5.1999 tarihinde ameliyat edilip 1,5 ay istirahat verildiği (Dz.69, 80) hastahanenin yazısından anlaşılmış ve sahte rapor düzenlendiği sırada görevde olduğu anlaşılmıştır. Diğer Sanığın kendisini yüzleştirme sırasında açıkça teşhis etmesi karşısında bu sanığın beyanlarına itibar edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, sahte olarak düzenlenip askerlik şubesine ibraz edilen ön bildirim belgesi sanıklara isnat olunan askerlikten kurtulmak amacını gerçekleştirmeye elverişli nitelikte olunup yapılacak araştırma ile bunun gerçeği yansıtmadığının ortaya çıkması bu niteliğini değiştirmeyeceğinden her iki sanığa isnat olunan suçlar tamamlanmıştır.
Bu nedenlerle sanıklar hakkında Mahkemece tesis edilen mahkumiyet hükümlerinde usul, sübut, tavsif, takdir ve uygulamalarda kanuna aykırılık bulunmadığından, her iki sanığın kabule değer görülmeyen tüm temyiz nedenlerinin reddiyle mahkumiyet hükümlerinin onanması gerekmiştir.
Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanıkların kabule değer görülmeyen tüm temyiz nedenlerinin 353 sayılı Kanunun 217/2 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Usul ve esas yönlerinden Kanuna uygun olan mahkumiyet hükümlerinin ayrı ayrı ONANMASINA,
Tebliğnameye uygun olarak, 17.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy