(353 S. K. m. 32)
Sanık resen emekli Tbp.Bnb.H.Ç.'nin, 10 Kasım l998 tarihinde kavli tehdit suretiyle amire hürmetsizlik ve hizmete müteallik muameleden dolayı üste hakaret suçlarını işlediği kabul edilerek, 5 inci Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 10 Haziran 1999 tarihli ve 1999/426-212 sayılı kararı ile sonuç olarak beş ay iki gün hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Sanık müdafii tarafından temyiz edilen bu hüküm, Askeri Yargıtay 5 inci Dairesinin 1.3.2000 tarihli ve 2000/111-109 sayılı kararı ile sanığın Askeri Mahkeme Heyetini ret isteminin geri çevrilmesinin yasaya aykırı olduğu görüşüyle, usul yönünden bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilâmına uyulmak suretiyle yeniden yapılan yargılama sonunda, sanığın ret istemi kabul edilmiş ve 22 Aralık 2000 tarihli ve 2000/904-812 sayılı kararla, davaya bakmanın hukuken mümkün olmadığı belirtilerek, mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın en yakın mahkeme olan 2 nci Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Dosyanın gönderildiği 2 nci Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinde, sanığın ve müdafiinin yokluklarında yapılan duruşmada mütalâası sorulan Askeri Savcı, Mahkemenin yetkili olduğu ve davanın esasına girilmesi gerektiği yönünde görüş bildirmiş; 2 nci Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi 6 Mart 2002 tarihli ve 2002/283-70 sayılı kararı ile mahkemenin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin tespiti için dosyanın Askeri Yargıtay'a tevdiine karar vermiştir.
İsnadın konusu veya sanığın sıfatı bakımından yargılamanın hangi adli mercide yapılacağı görev (madde yönünden yetki) kuralları ile tayin edilmiş bulunmaktadır. Gerek Anayasanın 145 inci ve gerek 353 sayılı Kanunun 9 uncu maddelerinde; askeri mahkemelerin, asker kişilerin askeri olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askeri mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevli oldukları belirtilmektedir. Somut olayda, sanığın sıfatı ve yüklenen suçların niteliğine göre, yargılama görevinin askeri yargıya ait olduğu konusunda duraksama bulunmamaktadır. Bu nedenle, 5 inci Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesi tarafından, aynı yargı düzeni içerisinde "görevsizlik" adı altında verilmiş olan karar, somu, olarak "yetkisizlik" kararından ibaret bulunmakladır. 2 nci Ordu Komutanlığı Asken Mahkemesi tarafından da yetkisizlik kararı verilmiş olduğundan, her iki Mahkeme arasında olumsuz yetki uyuşmazlığı doğmuş olduğu görülmektedir.
5 inci Piyade Er Eğitim Tugay K.lığı Askeri Mahkemesince sanığın ret istemi kabul edildikten sonra davaya bakma açısından onaya çıkan hukuki ve fiili imkânsızlıklar nedeniyle, 353 sayılı Kanunun 29/son maddesi uyarınca davanın başka bir askeri mahkemeye naklinin sağlatılması yerine, görevsizlik adı altında yetkisizlik kararı ile dosyanın en yakın askeri mahkemeye gönderilmesi usule aykırı ise de; davanın mağdurlarından birisinin teşkilâtında askeri mahkeme kurulan Tugay Komutanı olması, Askeri Mahkeme Heyetinin sanık tarafından reddedilmesi ve bu istemin zorunlu olarak kabul edilmesi karsısında, davaya o Askeri Mahkemede bakılmasının hukuken ve fiilen imkânsız hale geldiği, dolayısıyla davanın başka bir askeri mahkemeye naklinin zorunlu olduğu gözetildiğinde, usule uygun olmayan görevsizlik (yetkisizlik) kararının özü yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Ancak, 353 sayılı Kanunun 32 inci maddesi, "Sınıf ve rütbe yönünden olmayan yetkisizlik iddiasının, duruşmanın başlangıcında iddianamenin okunmasından önce askeri mahkemeye bildirilmesi gerekir.
Yetkisizlik iddiası üzerine askeri mahkeme, bu iddiayı iddianamenin okunmasından önce karara bağlar." hükmünü içermektedir.
Maddenin açık ifadesinden de anlaşılacağı gibi, sınıf ve rütbe yönünden olmayan yetkisizlik karan verilebilmesi için, tarafların yetkisizlik iddiasında bulunmaları gerekmektedir. Yetki konusu kamu düzenine ilişkin bulunmadığından, mahkemelerin talep olmaksızın resen yetkisizlik kararı vermeleri olanağı bulunmamaktadır (Askeri Yargıtay 1 inci D.nin 24.3.1999 tarihli ve 130-128 sayılı 20.3.1991 tarihli ve 198-195 sayılı, 28.11.1979 tarihli ve 350-347 sayılı, 2 nci D.nin 24.10.1979 tarihli ve 283-270 sayılı kararları da aynı doğrultudadır). Bu nedenle Askeri Savcının aksi görüşüne ve talebine rağmen, Mahkemece resen verilen yetkisizlik kararı yasaya aykırı görüldüğünden, 2 nci Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin yetkisizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy