(1632 S. K. m. 146) (765 S. K. m. 455) (353 S. K. m. 16, 217)
Silah ve cephanesi hakkında tedbirsizlik, emir ve talimatlara riayetsizlik sonucu birkaç kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak suçundan sanıklar J.Ütgm Burhanettin ERDOĞAN ve J.Ütğm. Polat MAVUŞ haklarında 8 nci Kor.K.lığı As.Mahkemesince verilen 9.11.2000 Tarihli ve 2000/746-643 Esas ve Karar Sayılı Beraete ilişkin hükümlerin, Müdahiller Vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmesi üzerine, dava dosyası, Başsavcılığın 15.1.2002 Tarihli ve 2002/236 Sayılı Tebliğnamesi ekinde, bahse konu hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüş ve düşüncesiyle 1 nci Daireye gönderilmiş ve dosya incelenmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
OLAY-İDDA-HÜKÜM:
Sanıkların, Birliklerine atış yaptırmalarım müteakip atış mahallini tam olarak taramadan terk etmeleri sonucu, burada patlamamış olarak bıraktıktan RPG-7 roketatar ve 60 mm. havan mermileri ile oynayan çocuklardan Fırat ÇİÇEK'in 1.8.1999 Tarihinde arkadaşları ile birlikte RPG-7 roketatar mermisini betona vurarak patlatması üzerine üç çocuğun vefat ettiği ve beş çocuğun da yaralandığı anlaşılan olayda, dikkatsizlik, tedbirsizlik, emir ve talimatlara riayetsizlikleri ile yüklenen suçu işledikleri iddiasıyla As.CK.nun 146 ncı maddesi atfı ile TCK.nun 455/2-son maddesi uyarınca cezalandırılmalarının ve olay nedeniyle meydana gelen (86.684,000.-TL)'lik hazine zararının 353 sayılı Kanunun 16 ncı maddesine göre müteselsilen kendilerinden tazminen tahsil edilmelerinin temini hususunda açılan kamu davası üzerine, Yerel Mahkemece yapılan yargılama sonunda müsnet suçun unsurlarının haklarında oluşmadığı kanaatiyle ayn ayrı Beraetlerine ve olay nedeniyle meydana gelen (86.684.000.-TL) tutamdaki hazine zararının saklı tutulmasına, keza müdahiller ile müdahiller vekillerinin maddi ve manevi tazminata ilişkin taleplerinin de özel hukuk kuralları gereğince takibi yapılmak üzere saklı tutulmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ VE NEDENLERİ:
Bu hükümler, Müdahiller Hasan ÇİÇEK, Sakine ÇİÇEK, Hatice ÇİÇEK, Kader ÇİÇEK, Alev ÇİÇEK, Devrim ÇİÇEK, Mahsut KARAKOÇ, Yazgülü KARAKOÇ, Mehmet KESER ve Menekşe KESER vekillerinden Av. Süleyman YETER tarafından sebepsiz olarak temyiz edilmiştir.
As. Savcı tarafından, yasal süresi içerisinde işbu hükümler sanıklar aleyhine olmak üzere temyiz edilmiş, ancak daha sonra bu temyizden vazgeçilin iştir (Dz.234,235,255).
TEBLİĞNAME:
Tebliğnamede; Mahkemece sanıklar haklarında verilen Beraete dair hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek, bahse konu hükümlerin onanmasına karar verilmesi yolunda görüş bildirilmiştir.
YAPILAN İNCELEMEDE:
Yerel Askeri Mahkemece, halen Elazığ J.Komd.Tb.K.lığında, 2 nci J.Komd.Bl.K.nı olarak görevli bulunan sanık J.Ütğm.Burhanettin ERDOĞAN ile 3 ncü J.Komd.Bl.Kl.nı olarak görevli bulunan sanık J.Ütgm.Polat MAVUŞ'un, 8 nci Kor.K.lığı Atış Alanında 27.7.1999 (J.Ütğm.Polat MAVUŞ) ve 28.7.1999 (J.Ütğm.Burhanettin ERDOĞAN) Tarihlerinde yapılan 60 mm.lik havan ve RPG-7 roketatar atışlarında Atış Müdürü oldukları, her iki atış gününde de birer adet RPG-7 roketatar ile dokuzar adet 60 mm.lik havan mermisinin atıldığı, bu şekilde yapılan atışlardan sonra 1.8.1999 Tarihinde ceviz toplayıp bunları yemek amacıyla atış alanına gelen çocuklar Fırat ÇİÇEK, Sedat KARAKOÇ, Onur KESER, Engin HAYDAROĞLU, Engin HAYDAROĞLU, Ersin YALÇIN, Kubilay GÖKTAŞ ve Alican DÖNMEZ'in, burada dolaştıkları sırada Ersin YALÇIN'ın hedef hattı bölgesinde patlamamış bir havan mermisi bularak içindeki barutu çıkarmak için bu mermiyi atış mahallinde hedef olarak kullanılan hurda tankın gövdesine vurduğu, bir parça veya vida fırlayınca korkuya kapılarak bu mermiyi yere attığı, Fırat ÇİÇEK'in bu mermiyi yerden alıp tankın gövdesine vurmak suretiyle barutunu çıkarttığı, daha sonra çocukların hedef hattı ile atış hattı arasında bulunan su deposuna doğru gittikleri, Fırat ÇİÇEK'in, bu defa, su deposunun biraz ilerisinde atış alanının ortasında bulduğu RPG-7 roket mermisini de yerden alarak bu mermiyi yine barutunu çıkarmak için su deposunun üzerindeki demirlere vurmaya başladığı, ancak bu esnada merminin patladığı ve bu patlama özerine orada bulunan çocuklardan Fırat ÇİÇEK, Sedat KARAKOÇ, Onur KESER'in vefat ettikleri, Engin HAYDAROĞLU, Ergün HAYDAROĞLU, Ersin YALÇIN, Kubilay GÖKTAŞ ve Alican DÖNMEZ'in vücutlarının muhtelif yerlerinden yaralandıkları, Ersin YALÇIN'ın hayati tehlike geçirip (25) gün iş ve gücünden kalarak uzuv zaafına uğradığı, Engin HAYDAROĞLU'nun hayati tehlike geçirmediği ancak (120) gün iş ve gücünden kaldığı, Kubilay GÖKTAŞ'ın hayati tehlike geçirmediği ancak (5) gün iş ve gücünden kaldığı ve Ergün HAYDAROĞLU ile Alican DÖNMEZ'in ise hafif bir şekilde yaralandıkları şeklinde meydana geldiği anlaşılan olayda, sanıkların üzerlerine atılı bulunan suçu işledikleri iddiasıyla cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davasından; Atılı suçun unsurlarının olayda oluşmadığı kanaatine varılarak ve bu yolda gösterilen gerekçelerle yüklenen suçtan ayrı ayrı Beraetlerine karar verildiği görülmektedir.
Sanık Burhanettin ERDOĞAN (Dz.111, 161) ve sanık Polat MAVUŞ (Dz.102, 198) sorgu ve savunmalarında; 27.7.1999 ve 28.7.1999 Tarihlerinde söz konusu atış alanında Birliklerine 60 mm. havan mermisi ve RPG-7 antipersonel roketatar m ermişi atışını yaptırdıklarını, bu atışlarda Atış Müdürü olarak görev aldıklarını, ancak emniyet tedbirlerini alarak yaptırdıkları atışlarda patlamayan mermilerinin bulunmadığını gerek gözle ve gerekse atışı müteakip hedef mahallindeki tespitleri ile saptadıklarını, çocukların vurarak patlattıkları merminin antitank roket mermisi olup, önceki atışlardan kalmış olabileceğini ifade etmişlerdir.
Mağdur tanıklar Engin HAYDAROĞLU (Dz.1-9, 178), Ergün HAYDAROĞLU (Dz.1.5, 179), Ersin YALÇIN (Dz.18, 179), Kubilay GÖKTAŞ (Dz.17, 180) ve Alican DÖNMEZ (Dz.16, 231); Merminin Fırat'ın elinde iken yere vurması üzerine patladığını ve patlama üzerine ölüm ve yaralanmanın meydana geldiğini beyan etmişlerdir.
Görgü tanıkları Seyit Ali YETİM (Dz.6) ve Cahit LAÇO (Dz.7, 199), bombanın Fırat'ın elinde iken onu yere vurduğu sıratla patladığını ifade etmişlerdir.
Her iki sanıkla birlikte atışa katılan tanıklar J.Astsb. Müjdat GÜLER (Dz.161), J.Astsb. Kasım TOPRAK (Dz.162), J.Astsb. Oral AYDIN (Dz.180), J.Astsb. Kemal KEMİKLİ (Dz.181), Uzm. J. Çvş. Kerim GÜNER (Dz.162), J.Komd.Çvş. Abdurrahman KOÇER (Dz.163), J.Komd.Çvş. Necip YILMAZ (Dz.182, 230), J.Komd. Erler Hamit KOCAKURT (Dz.163), Sedat SAROĞLU (Dz.163), Bayram KANDEMİR (Dz.163), Davut KARA (Dz.181), İbrahim GÖKTAŞ (Dz.182), Mustafa YAKARIŞ (Dz. 182), Yaşar YILMAZER (Dz.208) ve Mustafa ALKAN (Dz.220) tarafından, duruşma aşamasında huzuren ve talimatla saptanan yeminli ifadelerinde; Atışlar sırasında tüm mühimmatların patladığının ve yapılan kontrollerde patlamamış mermi bulunmadığının beyan edildiği görülmektedir.
Mağdur tanıklardan; Engin HAYDAROGLU tarafından (Dz.178) mermilerden birinin paslı olduğunun, Ersin YALÇIN tarafından (Dz.179) iki merminin de eski ve paslanmış olduğunun ancak fazla paslı bulunmadığının, Ergün HAYDAROGLU tarafından (Dz.179) mermilerin ikisinin de biraz paslı olduğunun ve Kubilay GÖKTAŞ tarafından da (D.180) merminin yeni olup paslı olmadığının ifade edildiği anlaşılmaktadır.
Tanıklar Ord.Kad.Bçvş. Behzat DEMİRKAYA ve Polis Memuru Yusuf GÜZEL tarafından emanette bulunan mühimmat parçalarının olay yerinden elde edildiği beyan edilmiştir (D.5, 200, 201).
Olayın vuku bulduğu yer olan atış alanının Milli Savunma Bakanlığına ait olup, askeri yasak bölge olduğu ve burada en son J.Komd.Tb.K.lığında görevli bulunan sanıklarca atış yaptırıldığı tespit ve belirlenmiş durumdadır (D.59,62, 68, 71,192).
J.Komd.Tb. Atış özel Yönergesi ile K.KK.lığı Atış Emniyet Yönergesinde; Atış öncesinde ve sonrasında yapılacak işlemlere ayrıntılı olarak yer verilmiş ve bu işlemlerin yürütülmesinden Atış Müdürünün sorumlu olduğu belirtilmiştir (D.73,100,195/1).
Elazığ J.Komd.Tb.K.lığınca; Atış Defterinin tetkikinden, patlamamış RPG-7 roketatar mermisi ile 60 mm. havan mermisine ilişkin bir kaydın bulunmadığı bildirilmiştir (D. 125).
Yine Elazığ J.Komd.Tb.K.lığınca, sanıklarca gerçekleştirilen atışlarda sarfedilen mermilerin kafile numaralarının belli olmadığı bildirilmiştir (D. 189,194).
Mahkemece yapılan keşifte, atış alanı içerisinde tel örgü ve ikaz bulunmadığı tespit edilmiştir (D. 196/1).
Elazığ J.Komd.Tb.K.lığının bir başka yazısında; Tabur envanterinde RPG-7 antitank roketi mevcut olmakla birlikte, atışlarda sadece antipersonel tahrip roketi kullanıldığı, antitank roketinin kullanılmamakta olduğu bildirilmiştir (D.211).
Olay nedeniyle dinlenilen Bilirkişilerden;
- Ord.Astsb.Kd.Bçvş. Metin ŞAYAN tarafından gerek hazırlıkta ve gerekse huzurda verilen mütalaada (D. 106,200); Olayda patlayan mühimmatın Jandarmada kullanıldığı, RPG-7 mühimmatının hedefe 90 derece dik olarak geldiğinde patladığı, eldeki parçalarda kafile ve stok numarası bulunmadığından patlayan mühimmatın hangi Birliğe ait olduğunun ve bu parçaların hangi tarihten kaldığının söylenemeyeceği ifade edilmiştir.
- Ord.Kad.Bçvş. Bayram ALPASLAN tarafından duruşma sırasında verilen Mütalaada (D.216); Olaydan elde olunan mühimmat parçalarının antitank roket mermisine ait olduğu, merminin tapası infilak ettiğinden kafile numarasının tespitinin mümkün bulunmadığı, antipersonel roket mermiler içinde (500) adet metal bilye mevcut olduğundan, patlayan mühimmatın antipersonel roket mermisi olması halinde bütün çocukların hayati tehlike geçirmiş olmalarının gerektiği beyan edilmiştir.
- P.Kd.Alb. Atilla ALÇİN tarafından da, duruşma aşamasında saptanan mütalaasında (D.231); Atışla ilgili Yönergelere göre, atışta patlamayan mermi varsa gerekli tedbirler alınarak bunun patlatılmasının sağlanacağı, eğer atış sırasında patlamayan veya hatalı uçan ya da kör giden mermi yoksa Atış Emniyet Subayı veya Atış Müdürünün yapması gereken bir şey bulunmadığı, sadece atış sonuç raporuna patlamayan mermi olmadığının yazılacağı, atış alanının aranmayacağı ifade edilmiştir.
Ayıklanan bu hususlar kargısında ve dosyada mevcut bulunan yazılı ve sözlü delillere göre; Dava konusu olayda, mağdur çocuklar tarafından bulunarak patlamasına neden olunan RPG-7 roketatar mermisinin antitank roketatar mermisi Elazığ J.Komd.Tb.K.lığınca İç Güvenlik görevi nedeniyle yapılan atışlarda antitank roket mermisinin kullanılmadığı, sadece antipersonel roket mermisinin kullanıldığı ve bu durumun patlayan merminin 27.7.1999 ve 28.7.1999 Tarihlerinde sanıklar tarafından gerçekleştirilen atışlardan sonra atış alanında patlamam iş halde bırakılmış bir mermi olması ihtimalini ortadan kaldırdığı, keza patlayan merminin kafile numarası tespit edilemediğinden bu merminin hangi Birliğe ait olduğunun ve hangi tarihte yapılan atıştan kaldığının açıkça ortaya konamadığı, nitekim bir kısım mağdur tanık çocuklar tarafından oyun oynadıkları bu merminin paslı olduğu beyan edildiğinden patlayan bu merminin önceden kalan bir mermi olmasının kuvvetle muhtemel olduğu, sanıkların nezaret ettiği atışlarda patlamamış mermi bulunmadığının herhangi bir tereddütte yer bırakmayacak bir şekilde açıklığa kavuşmuş bulunduğu, atış öncesi ve sonrası yapılan uygulamaların konu ile ilgili Yönerge hükümlerine uygun bulunduğu, Mahkemece atış alanında yapılan keşifle atış alanının fiziki yapısı gereği atış hattından hedef hattına kadar olan mesafenin görülebildiğinin ve bu sebeple de atılan mermilerin patlayıp patlamadığının kolaylıkla tespit ve belirlenebileceğinin saptandığı hususları dikkate alınarak, mağdur çocuklar tarafından gerçekleştirilen atayla sanıklar arasında bir illiyet bağı bulunmadığı gibi Atış Müdürü olarak gerçekleştirdikleri atışlarda sanıkların üzerlerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeleri söz konusu olduğu cihetle ortada görevi ihmal teşkil edebilecek nitelikte herhangi bir eylemlerinin de mevcut olmadığı ve dolayısıyla sanıkların üzerlerine atılı bulunan suçun unsurlarının olayda oluşmadığı sonuç ve kanaatine varılmış ve bu nedenlerle de, Mahkemece sanıklar haklarında yüklenen suçtan dolayı verilen beraete ilişkin kararlarda ve bu yolda gösterilen gerekçelerde herhangi bir isabetsizliğe rastlanılmadığından Müdahiller Vekilinin temyizinin reddi ile her bir sanığa yönelik hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir. Nitekim, benzer olayla ilgili bulunan As. Yargıtay 4 ncü D.sinin 8.10.1991/495-484 ve 3 ncü D.sinin 9.3,1993/134-133 E.ve K. Sayılı Kararlarının da aynı doğrultuda oldukları görülmektedir.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklandığı üzere,
I- Müdahiller vekilinin temyizinin 353 S.K.nun 217 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca REDDİNE,
II- Usul ve yasaya uygun bulunan beraata ilişkin bükümlerin tebliğnameye uygun olarak her bir sanık ve suç bakımından ayrı ayrı ONANMASINA, 23.01.2002 Tarihinde, OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy