(353 S. K. m. 228)
Hükümlünün: 31 Aralık 2001 günü cep telefonu bulundurmak suretiyle emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yürütülen yargılaması sonunda. Jandarma Genel Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 19 Eylül 2002 tarih ve 2002/797-592 sayılı kararı ile müsnet suçu sabit görülerek ASCK'nın 87/1 ve TCK'nin 59 uncu maddelerince yirmi gün hapisle cezalandırıldığı, bu kararın sanık tarafından temyizi üzerine incelemeyi yapan Dairemiz 21 Mayıs 2003 tarih ve 2003/506-502 sayılı ilamıyla onama kararı aldığı, hükmün infazına tevessül olunduğunda hükümlü 25 Ağustos 2003 tarihli dilekçesiyle aynı suçtan aldığı cezanın infaz edildiğini ileri sürdüğü, Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 21 Ekim 2003 tarihli yazısıyla mükerrer dava ve hüküm olduğunun belirtildiği, savcılıkça düzenlenen tebliğnamede de bu kabulle yargılamanın yenilenmesine, yeniden duruşma açılmasına ve infazın durdurulmasına dair bildirildiği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinde: Bolu İl Jandarma Komutanlığı Karargâh ve Servis Bölük Komutanlığında askerlik hizmetini yapmakta olan hükümlünün, 31 Aralık 2001 günü saat 00.10 sıralarında Solaz Lojmanları kalorifer dairesinde Uzman Çavuş S.K. tarafından sivil kıyafette görüldüğü, o sırada bulunduğu yerde prize takılı bir telefon bulunduğu, müteakiben Nöbetçi Amirine götürüldüğü, Nöbetçi Amiri Astsb. B.P.tarafından üzerinde yapılan aramada Nokia marka cep telefonu bulunduğu, Dairemizce onanan hükme konu olan cep telefonunun Nöbetçi Amirince üzerinde yapılan aramada bulunan Nokia marka cep telefonu olduğu, ancak temyizden geçmeksizin kesinleşen Askeri Mahkemenin 27 Haziran 2002 tarih ve 2002/839-413 sayılı mahkûmiyet kararında da, aynı telefonu bulundurmanın hükmün konusu yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak, bu aşamada kesin olarak mükerrer dava ve mükerrer hükmün var olduğu da söylenememektedir.
O hâlde; Askeri Mahkemenin 2002/797 esas sayılı dava dosyasından yargılamanın yenilenmesi istemi kabul edilip duruşma açılmalı, aynı Askeri Mahkemenin 2002/839 esas sayılı dosyası incelenerek mükerrer dava olup olmadığı ortaya konulmalı, eğer mükerrer davanın var olduğu anlaşılırsa kamu davasının reddine karar verilmeli, değil ise 2002/839 esas sayılı dava dosyasının da yargılamanın yenilenmesi yoluyla diriltilerek her iki dava dosyası birleştirilip sonucuna göre; tek suç mu, müteselsil suç mu? veya ayrı ayrı suçları mı? oluşturacağı tartışılarak, hüküm kurulmalıdır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy