(353 S. K. m. 214)
Hükümlünün;
İzin tecavüzü suçundan açılan kamu davasının 4616 sayılı Kanun gereğince ertelenmesine,
Firar suçundan açılan kamu davasından, ASCK'nın 66/1-a ve TCK'nın 59 uncu maddelerince on ay hapisle cezalandırılmasına,
Dair askerî mahkeme kararının, ilanen tebliğ edilmek suretiyle 31 Mayıs 2002 tarihînde kesinleşmesinden sonra, ilgili 8 Ekim 2002 tarihli dilekçeyle mahkemeye başvurarak, temyiz edebilmesi için tebliğe gönderilmeden kesinleştirildiğinden infazın durdurulmasını istediği, bu isteği temyiz talebi olarak kabul olunup mahkemenin 21 Ekim 2002 tarihli duruşmasız işlere ait kararıyla 353 sayılı Kanunun 209 ve 214 üncü maddelerince süre yönünden reddedildiği, hükümlüye tebliğ edilmesine rağmen itiraz edilmediği, ancak Komutan adına Adlî Müşavir tarafından kesinleştirmeye esas olan mahkûmiyet kararında usulüne uygun olarak tebligat bulunmadığı dile getirilerek, temyiz isteminin reddi kararına süresinde itiraz edildiği görülmektedir.
Tebliğnamede de belirtildiği üzere, tebligatın dolayısıyla kesinleştirmenin usulüne uygun olup olmadığı hususundan önce, temyiz isteminin süre yönünden reddine dair karara itirazda bulunan makamın buna hakkı ve yetkisi bulunup bulunmadığı tartışılmalıdır.
353 sayılı Kanunun 214 üncü maddesi, "Temyiz istemi, kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa hükmü temyiz olunan askerî mahkeme bir karar ile temyiz istemini reddeder.
Temyiz eden taraf bu ret kararının kendisine tebliğinden başlayarak bir hafta içinde Askerî Yargıtay'dan bir karar verilmesini isteyebilir. Bu takdirde dosya Askerî Yargıtay'a gönderilir. Şu kadar ki, bu sebepten dolayı hükmün yerine getirilmesi geri bırakılmaz". şeklindedir. Aynı Kanunun 202 nci maddesi "İtiraz, bu kanunda açıkça gösterilen hâllerde kararlara veya mahkeme kararlarına karşı yapılabilir." hükmünü amirdir. Görüldüğü üzere redde ilişkin karara karşı Askerî Yargıtaydan karar verilmesini isteyebilecek (itiraz) kişi veya makam açıkça temyiz eden taraf olarak sınırlandırılmıştır. Somut olayda, hükümlünün (sanığın) temyiz istemini süre yönünden reddeden Askerî Mahkemenin kararı, kendisine tebliğ edilmesine rağmen sanıktan bir itiraz gelmemiş, buna mukabil esas hükmü temyiz etmeyen Komutan adına Adlî Müşavir tarafından itiraz edilmiştir.
O halde itiraz, hak ve yetki yönünden reddedilmelidir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy