(1632 S.K. m. 81)
Mahkemece; sanığın, 1988/10 grup numarası ile Aralık 1989 celbine tâbi olduğu, bu sırada İngiltere'ye giderek çalışmaya başladığı ve burada bir İngiliz vatandaşı ile evlenerek İngiliz vatandaşlığına geçip sürekli çalışma ve oturma iznini aldığı, askerliğini erteletmek üzere T.C. Londra Başkonsolosluğuna başvurduğu ve sanığın askerliğinin 31.12.1992 tarihine kadar ertelendiği, erteleme bitiminde "çalışma izinli işçi statüsü" ile yeniden askerliğini erteletmek üzere başvurduğu, başvurusu sırasında "ARIES PACO LTD." şirketinde son üç yıldır çalıştığına dair yazı ibraz ettiği, bunun üzerine sanığın ikinci kez erteletmesinin 31.10.1994 (5.11.1994) tarihine kadar uzatıldığı, müteakiben üçüncü kez askerliğini erteletmek için başvurduğu ve başvurusu sırasında "FEATURES INTERNATIONAL" şirketinde Mayıs 1993 tarihinden beri çalıştığına dair 2.09.1994 tarihli bir yazı ibraz ettiği ve askerliğinin 31.10.1997 (31.12.1997) tarihine kadar ertelendiği, erteleme süresinin biliminden önce T.C. Londra Başkonsolosluğuna dördüncü kez erteleme başvurusunda bulunduğu ve başvurusu sırasında VIRTUAL PICTURES adlı şirkette tam gün çalıştığına dair 9.09.1997 tarihli belge ibraz ettiği, bunun üzerine askerliğinin 31.10.2000 tarihine kadar ertelendiği, müteakiben 15.6.1998 tarihinde dövizle askerlik yapmak üzere başvuruda bulunduğu ve başvurusu sırasında 13.6.1998 tarihli "ARİES FASHION" isimli şirkette tam gün çalıştığına dair bir belge ibraz ettiği; bunun yanında sanığın yurt dışına çıkış ve yurt dışından giriş tarihlerine bakıldığında, sanığın ertelemesinin yapıldığı 19.3.1990 tarihi ile dövizle askerlik yapmak için başvuruda bulunduğu 15.6.1998 tarihleri arasında, 27.5.1993-11.11.1993 tarihleri arasında 5 ay 15 gün, 18.9.1994-19.5.1995 tarihleri arasında 8 ay 17 gün, 30.12.1996-9.9.1997 tarihleri arasında 8 ay 9 gün, 6.10.1997-29.3.1998 tarihleri arasında 5 ay 23 gün olarak kesintisiz şekilde Türkiye'de kaldığı, yine aynı şekilde aynı tarihler arasında 1994 yılında 3 ay 18 gün, 1995 yılında 8 ay 17 gün, 1996 yılında 4 ay 26 gün, 1997 yılında 11 ay 19 gün, 1998 yılının ilk altı ayında 4 ay 16 gün Türkiye'de bulunduğu, ayrıca aynı tarihler arasında Türkiye'de bulunduğu süreler içerisinde Türkiye'de SSK'ya bağlı işçi statüsünde 1994 yılında 240 gün, 1995 yılında 341 gün, 1996 yılında 263 gün, 1997 yılında 321 gün fiilen çalışarak pirim ödediği, bu suretle erteleme için başvuruda bulunduğu 1994 ve 1997 yılları arasında yılın 6 ayından fazlasında Türkiye'de çalıştığı, yine aynı tarihler arasında Can Ajans'ın cevabi yazısından 8.4.1996-21.7.1997 (21.2.1997) tarihleri arasında bu şirketle çalıştığı, Yorum Tanıtım A.Ş.nin yazısından ise 1.4.1997-1.6.1998 tarihleri arasında bu şirkette çalıştığının anlaşıldığı, sanığın gerek Eylül 1994 yılından 31.10.1997 tarihine kadar ve 31.10.1997 tarihinden 31.10.2000 tarihine kadar olan askerlik ertelemelerinde, erteleme hakkı olmadığı hâlde yurt dışında çalıştığına dair belgelet kullanarak Askerliğini ertelettiği, gerekse dövizle askerlikten faydalanmak üzere 15.6.1998 tarihinde T.C . Londra Başkonsolosluğuna başvurduğu ve yine hakkı olmadığı hâlde yurt dışında çalıştığına dair bir belge ibraz etmek suretiyle dövizle askerlik yapma hakkını elde ettiği; her ne kadar bir İngiliz vatandaşı ile evlenerek İngiliz vatandaşlığına geçmiş ise de, sanığın fiili olarak Türkiye'de ikamet etmekte olduğu. Türkiye'de çalışmakta ve sigorta primlerini yatırmakta iken, İngiltere'de ikamet ediyor ve İngiltere'de çalışıyormuş gibi gösteren çalışma belgelerini T.C. Londra Başkonsolosluğuna ibraz ederek 6.11.1994-15.6.1998 tarihleri arasında hakkı olmadığı hâlde askerliğini ertelettiği, yine aynı şekilde toplam olarak her takvim yılının yarısından fazlasını yurt içinde geçiren yükümlülerin böyle bir hakkı olmadığı hâlde, sanığın 15.6.1998 tarihinde dövizle askerlik yapmak için başvurmuş ve başvurusu sırasında sanki İngiltere'de çalışıyormuş gibi belge ibraz etmiş olduğu ve başkonsolosluk tarafından belgeleri yerli askerlik şubesine göndererek dövizle askerlikten faydalanmasının talep olunduğu, yani sanığın amacına ulaştığı, ancak ihbar üzerine yapılan araştırma neticesinde bu olayın ortaya çıktığı ve sanığın dövizle askerlik işlemlerinin iptal edildiği; bu suretle sanığın "askerlikten kurtulmak için hile yapmak" suçunu işlediği kabul edilerek eylemlerine uyan ASCK'nın 81/1 ve TCK'nın 59 uncu maddeleri gereğince on ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İşbu mahkûmiyet hükmü, sanık vekilleri Av.Y.K.S. ve Av.Dr.İ.P. tarafından dilekçelerinde gösterilen nedenlerle ve özetle, "Müvekkil sanığın yurt dışında işçi statüsünden yararlanmak için yaptığı başvuruların hiç birinde sahte veya tahrif edilmiş belge kullanılmadığı, sadece bir hata ve bilgisizlik olarak bir takvim yılında yurt içinde altı aydan fazla kaldığı, bu suretle davranmanın da hâl teşkil etmeyeceği; sanığın yaptığı başvuruların sadece askerliğini bir süre erteletmek için olduğu ve hiçbir şekilde askerlikten tamamen veya kısmen kurtulmaya yönelik bir özel kast taşımadığı; müvekkil sanığın bir takvim yılında altı aydan fazla Türkiye'de kalmasının yaptırımının, idari nitelikte olan "erteleme kararının iptali" işlemi olduğu ve bu yaptırımın da müvekkile uygulandığı; bilirkişilerin raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiği; suç sabit görülse dahi eylemin "az vahim hâl" kapsamında kaldığı; eylemin "bakaya" suçu olarak değerlendirilebileceği ve bu suçun da 4616 sayılı Kanun kapsamına girdiği" ileri sürülerek Askeri Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılması isteminde bulunulmak suretiyle kanuni süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Sanık vekilinin temyizine atfen ve resen incelemenin duruşmalı olarak yapılmasına karar verilmiş, 26.3.2003 tarihinde sanık vekillerine ve sanığa tebligat yapılmış olduğu hâlde duruşmaya gelmemeleri üzerine dosya üzerinden inceleme yapılmasına karar verilmiş olmakla, dosya üzerinden yapılan duruşmasız incelemede;
Dosya içeriğinden maddi vakıanın Mahkemenin kabulünde belirtildiği şekilde sübuta erdiği anlaşılmaktadır. Askerliğine karar aldırdıktan sonra yurt dışına çıkan ve bir İngiliz vatandaşı bayan ile evlenerek yurt dışında oturma ve çalışma izni alan sanığın, 1989 yılında yurt dışına çıkıştan itibaren 15.6.1998 tarihine kadar olan süreç içerisinde, İngiltere'de bulunan bazı şirketlerde süresiz oturma ye çalışına izinli (ve aynı zamanda İngiliz vatandaşı olarak çifte uyruklu) işçi statüsünde çalıştığına ilişkin belgeleri aşamalı tarihlerde T.C. Londra Başkonsolosluğuna sunarak 1111 sayılı Askerlik Kanununun 35/G maddesine uygun biçimde aldığı erteleme kararında, yabancı ülkede bulunan yükümlülerin (işçi) erteleme belgesinin düzenlenmesi için gerekli olan bu belgelerin gerçeği yansıtmadığı ya da sahte olduğuna dair dosyada hiçbir delil bulunmamaktadır. 1111 sayılı Askerlik Kanununun 35/G maddesi uyarınca usulüne uygun olarak alınan yabancı ülkede bulunan yükümlülerin (İŞÇİ) erteleme belgesi nedeniyle askere sevki müteaddit defa ertelendikten sonra, bu süreç içerisinde takvim yılının altı aydan fazla olan bölümünü yurt dışında geçirmesi gerekirken çeşitli tarihlerde Türkiye'ye gelip bir süre yurt içinde kalarak Türkiye'deki işleri ile ilgilenmesi ve zaman zaman bir takvim yılının büyük bir bölümünü Türkiye'de çalışarak geçirmiş olmasının, ASCK'nın 81/1 inci maddesinde aranılan askerlikten tamamen ya da kısmen kurtulmak özel kastı altında hile ve desise yapmak unsurunun varlığına kesin ve yeterli derecede delil oluşturmaz. 1111 sayılı Askerlik Kanununun Ek Madde 1 ve bu Kanuna dayalı olarak çıkarılan Bakanlar Kurulunda 17.11.1992 tarih ve 92/3769 No ile kabul edilip 12.1.1993 tarihinde Resmi Gazete de yayımlanan Dövizle Askerlik Hizmetinin Uygulanması Esasları Hakkındaki Yönetmeliğin 5, 11, 12, 14, 15, 16, 17 ve 26 ncı maddeleri gereğince, sanığın erteletme ve dövizle askerlik hizmetinden yararlanma şartlarına haiz olup olmadığı hususlarını denetlemek, şartları haiz değil ise kanundan yararlandırmamak, sevk tehirini iptal ettirmek, ya da dövizle askerlik hizmetine başlamışsa iptal ettirmek idareye düşen bir görev olduğundan, sanığa bu konuda cezai bir sorumluluk yüklenemez, nitekim idarece şartları taşımadığından dövizle askerlik başvurusu bu nedenle kabul görmemiştir. Sanık daha sonra şartları tamamlaması nedeniyle dövizle askerlik hizmetini tamamlayarak 14.8.2000 tarihinde terhis olmuştur.
Bu tespitlere göre, sanığın kendisini askerlik hizmetinden kurtarmak veya askerlik hizmetini bir süre geciktirmek için sahte belge tanzim ettiğine, hile ve desisede bulunduğuna ve suç işleme kastı ile hareket ettiğine dair dosyada yeterli delil olmadığından, sanık hakkında müsnet suçtan beraata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyete hükmedilmesi kanuna aykırı görülmüş, sanık müdafilerinin temyizlerine atfen ve resen mahkûmiyet hükmünün esastan bozulması gerekmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy