(353 S. K. m. 162)
Dosya kapsamına göre; sanığın Gebze NBC Sun. Tb.4.NBC Sun. Bl. K.lığı emrinde askerlik hizmetini yaptığı sırada 21.9.2002 günü 23:00-01:00 saatleri arasında saat 24:00 sıralarında Nöb. Sb. Atğm. S. T.'nin yaptığı kontrolde radyo dinlerken yakalandığı, nöbetçi subayının sanığı yaptığı davranışının yanlış olduğu hususunda ikaz ettiği ve elinden radyoyu aldığı, Nöbetçi Subayı gittikten sonra yakalanmış olması ve ceza alacağı korkusuna kapılan sanığın sinirlenip nöbet talimatına aykırı bir şekilde havaya doğru iki el ateş ettiği, hemen akabinde silâhını ve teçhizatını nöbet yerinde bırakıp tel örgüden kaçıp firar ettiği, 24 saat dolmadan kendiliğinden birliğine katıldığı, maddi vak'a olarak kabul edilmiştir. Maddi vak'aya göre sanığın iki tür eylemi bulunmaktadır. Birincisi nöbet sırasında radyo dinlemek suretiyle nöbet talimatına aykırı hareket etmek, ikincisi ise havaya doğru iki el ateş edip akabinde silâhını ve teçhizatını nöbet yerinde bırakıp tel örgüden kaçmak suretiyle askeri hizmet ve otoritenin sekteye uğraması nedeniyle mazarratı mucip nöbet talimatına aykırı hareket şeklindedir.
Sanık hakkında nöbetçi iken radyo dinlediği ve müteakiben havaya iki el ateş ettikten sonra nöbet yerini terk etmesi nedeniyle 15 inci Kor. K.lığı Disiplin Mahkemesinde 3.10.2002 tarihinde kamu davası açıldığı, sanığın 7.10.2002 tarih ve 2002/98-97 E.K. sayılı ilâmla aynı eylemleri sebebiyle Disiplin Mahkemesince 15 gün oda hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği ve bu cezasının 22.10.2002 tarihinde infaz edildiği görülmektedir.
Sanık hakkında 25.10.2002 tarihinde 15 inci Kor. K.lığı Askeri Mahkemesinde açılan kamu davasında belirtilen eylem ise, sanığın emirlere aykırı hareketle nöbet silâhı ile havaya iki el ateş etmesi ve malzemelerini nöbet yerinde bırakarak kışlayı terk etmesi olarak gösterilmiş olup Disiplin Mahkemesinde açılan kamu davasındaki eylem ile aynı mahiyettedir.
353 S.K.nun 162/son maddesinde, aynı konuda, aynı sanık için evvelce verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava var ise davanın reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Disiplin mahkemesince sanık hakkında, Askeri Mahkemede yargılandığı eylemle aynı olan eylem nedeniyle hüküm tesis edilmiş ve kesinleşmiştir. Dolayısı ile Askeri Mahkeme tarafından, sanık hakkında verilmiş kesin hükümden sonra açılan ikinci kamu davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy