(1632 S. K. m. 87)
Sanık Ord.Onb.S.A'nın Konya Loj.K.lığı Ord.IV üncü Kademe Özel Ulş.Ks.K.lığı emrinde askerlik hizmetini yaptığı sırada, "birlik çevresindeki tel örgüden sivil şahıslarla hiçbir şekilde irtibat kurulmayacağına ve alışveriş yapılmayacağına" ilişkin "İdare Amirliği Erbaş ve Erler İçin Özel Talimatı" 20.11.2001 tarihinde imzası karşılığında bizzat kendisine tebliğ edilmiş olmasına rağmen, 4.12.2001 tarihinde saat (16.20) sularında 051854 Plâkalı jeep aracı ile 8-10 No.lu kulübeler arasındaki bölgede tel örgüye yanaşarak dışarıdan pide aldığının İdare Amiri Ord.Kd.Bnb.R.Y.O. tarafından tespit edildiği tüm dosya kapsamından maddi vakıa olarak açıklığa kavuşan olayda, bu yoldaki fiil ve hareketleri ile, kendisine malûm ve muayyen hâle getirilerek verilen hizmete ilişkin bu emri hiç yerine getirmemek suretiyle üzerine atılı bulunan suçu işlediği tüm dosya kapsamından sübuta ermiş bulunmaktadır.
Sanık, düzenleniş şekli ve amacına göre sağlığın korunmasını, güvenliği ve disiplini ilgilendiren ve bu sebeple de askeri hizmete ilişkin olduğunda kuşku bulunmayan söz konusu emre, bu emir kendisine tebliğ edilerek şahsileştirilmesine rağmen itaatsizlik kastıyla bilerek ve isteyerek aykırı davranmak suretiyle yüklenen suçun tüm unsurlarıyla oluşmasına sebep olmuş durumdadır.
Diğer taraftan, Askeri Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları ile; bu tür konularla ilgili olarak (cep telefonu, fotoğraf makinesi bulundurma, birlik içerisinde sigara içme v.s.) hizmetin sağlıklı yürütülmesi için amir tarafından verilen yasaklayıcı mahiyetteki emirlerin askeri hizmete ilişkin bir emir olduğu ve buna aykırı hareketin "emre itaatsizlikte ısrar" suçunu oluşturacağı kabul edilmiştir (As.Yrg.Drl.Krl.nun 17.5.2001/52-52 ve 15.11.2001/108-104 tarihli ve esas ve karar sayılı kararları).
Sanık, sorgu ve savunmalarında; bu konudaki emri bildiğini, ancak fırından sıcak bir pide almak istemesi üzerine bu şekilde davrandığını açıkça kabul etmektedir.
Konu ile ilgili emir sanığa tebliğ edilmiştir.
Olay bir tutanakla tespit edilmiştir.
Bu nedenlerle; Yerel Mahkemece, oluşa ve dosyada mevcut bulunan delillerin etraflıca tartışılıp değerlendirilmesinden sonra edinilen vicdani kanaate göre verilen mahkûmiyete dair hükümde usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden herhangi bir isabetsizliğe rastlanılmadığından, sanığın temyiz sebeplerinin yerinde görülmeyerek reddine ve hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy