(1632 S. K. m. 95)
Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Savcılığının 25.8.1998 tarih ve 1998/613H.T.-288 E.K. sayılı iddianamesi ile; sanıklardan A.V.'nin yazar, diğer sanığın da yayınlatan Timaş Şirketinin sorumlusu bulunduğu ARMAGEDON Türkiye İsrail Gizli Savaşı isimli basılı eserde Türk Silâhlı Kuvvetlerinin en üst kademesindeki komutanlar da dahil olmak üzere çeşitli kademelerde görev yapan üst rütbeli subayların bir takım asılsız isnatlarla yıpratılmak, Silâhlı Kuvvetlerin en temel özelliği olan emir komutaya dayalı hiyerarşik yapısının, ast ve üstlerinin zihinlerinde, üst ve amirlerine karşı mevcut olan saygı, itaat ve güven hislerinin zedelenmek istendiği, sanıkların bu şekilde üzerlerine atılı suçu basın yolu ile işledikleri iddia edilerek açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, sanıklar hakkında yazılı olduğu şekilde mahkûmiyet kararları verilmiş ise de;
Öncelikle iddianamede ayrıntılı olarak sanıkların kitapta yer alan hangi yazılar ile atılı suçu işledikleri belirtilmesine rağmen, gerekçeli kararda, sanıkların hangi eylemleri nedeniyle atılı suçu işledikleri belirtilmemiş olup, maddî olayın ne şekilde kabul edildiği anlaşılamamaktadır. Ayrıca sanıklar hakkında dava dosyasında mevcut iddianameler ve gerekçeli kararlardan, Devlet güvenlik mahkemesi, ağır ceza mahkemesi ve asliye ceza mahkemelerinde aynı kitap nedeniyle davalar açıldığı, bu davalara konu eylemlerin bir kısmının sanıkların yargılandıkları davadaki eylemler ile aynı oldukları, ancak Mahkemece bu hususların da göz ardı edildiği anlaşılmakla beraber;
3.9.1999 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4454 sayılı Basın ve Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanunun 1 inci maddesi;
23 Nisan 1999 tarihine kadar sorumlu müdür sıfatı ile işlenmiş suçlar dahil, basın yoluyla yahut sözlü veya görüntülü yayın araçlarıyla işlenmiş olup, ilgili kanun maddesinde öngörülen şahsî hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırı on iki yılı geçmeyen suçlardan dolayı on iki yıl veya daha az şahsî hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkûm edilmiş bulunan kimselerin cezalarının infazı ertelenmiştir.
Halen cezalarını çekmekte olanlar hakkında da birinci fıkra hükmü uygulanır.
İlgili kanun maddesinde öngörülen şahsî hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırı on iki yılı geçmeyen suçlardan dolayı birinci fıkrada sayılanlar hakkında henüz takibata geçilmemiş veya hazırlık soruşturmasına girişilmiş olmakla beraber dava açılmamış veya son soruşturma aşamasına geçilmiş olmakla beraber henüz hüküm kurulmamış veya verilen hüküm kesinleşmemiş ise, davanın açılması veya kesin hükme bağlanması ertelenir şeklindedir. Aynı kanunun birinci maddesinin bir bölümünün Anayasa Mahkemesinin 19.9.2000 tarih ve 1999/39 E. 2000/23 K. sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine 21.12.2000 tarih ve 4616 sayılı Kanunun 2 nci maddesi ile 1 inci madde yeniden düzenlenmiş ve kapsamı genişletilmiş olup, 10.2.2003 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 4809 sayılı Kanunla da 4454 sayılı Kanunun 2 nci maddesine iki fıkra daha eklenmiştir.
Bu yasal düzenlemeler karşısında dava konusu olaya bakıldığında, sanıkların yargılanmalarına konu olan ARMAGEDON Türkiye-İsrail Gizli Savaşı adlı kitabın Kasım 1997 tarihinde basıldığı ve neşredildiği, yani sanıkların üzerlerine atılı eylemlerin 23.4.1999 tarihinden önce gerçekleştiği, 4454 sayılı Kanunda kapsam dışı bırakılan suçlar belirtilmediğinden, sadece ilgili kanun maddesinde öngörülen şahsî hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırının on iki yılı geçmemesi ve suçun basın yoluyla işlenmesi şartı bulunduğundan, ASCK'nın 95/4 üncü maddesini basın yoluyla ihlâl eden sanıklar hakkında 4454 sayılı Kanunun l/son maddesinin uygulanarak haklarındaki davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine karar vermek gerekecektir. 4454 sayılı Kanun, niteliği itibariyle sanıklar hakkındaki davada yargılama şartı niteliğinde olduğundan, kararda bulunan diğer kanuna aykırılıklara nazaran öncelik taşımakta olup, bu nedenle öncelikle uygulanmalıdır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy