(1632 S. K. m. 87)
ASCK'nın 87 nci maddesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunun oluşması için, failde, suçun manevi unsurunu teşkil eden suç işleme kastının bulunması zorunludur. Bu suçun nöbet hizmetine gitmemek suretiyle işlenmesi hâlinde failin kasten hareket ettiğinin kabulü ise, nöbetçi olduğunu önceden bilmesine ve nöbete gitmesine engel teşkil eden sebeplerden birinin bulunmamasına bağlıdır. Gece nöbetlerinde, nöbetçilerin kendiliklerinden uyanmaları beklenemez ise de, koğuş nöbetçisi tarafından uyandırılmalarına rağmen, uyumaya devam etmeleri suçun oluşmasına engel teşkil eden bir hukuka uygunluk sebebi olarak kabul edilemez. Bir başka anlatımla, nöbetçi olduğunu bilen bir askerin, koğuş nöbetçisi tarafından uyandırılmasına rağmen, kalkmayıp nöbetine gitmemesi sebebiyle işlenen suçtan, koğuş nöbetçi onbaşısı değil, nöbetine gitmeyen asker sorumludur; dolayısıyla bu gibi durumlarda nöbetine gitmeyen kişi yönünden emre İtaatsizlikte ısrar suçunun maddi ve manevi unsurları itibariyle oluştuğu kabul edilmelidir. Askeri Yargıtay'ın kararları da bu yönde istikrar kazanmıştır. (As. Yrg. Drl. Krl. 7.2.2002 tarih ve 2002/15-15)
Dava konusu olayda, nöbetçi olduğunu bilen sanığın nöbete gitmesine engel teşkil eden bir hastalık vb. gibi bir neden bulunmamaktadır. Nöbet hizmeti için kaldırılan her askerin günlük hizmetler nedeniyle belli bir yorgunluğunun olması doğal olup, sanık iki kez uyandırılıp kaldırıldığına göre yorgunluk hâlinin mazeret olarak kabulü mümkün değildir. Koğuş nöbetçi onbaşısının hakkında cezai yaptırım uygulanacağı ihtimaliyle sanığı kaldırmadığı hâlde kaldırdığına dair beyanda bulunması için bir sebep bulunmayıp olay gecesi diğer nöbetçilerin koğuş nöbetçi onbaşısı tarafından yöntemince kaldırılıp nöbete gitmelerinin sağlanması nedeniyle bu varsayımın doğru olmadığı ortaya çıkmaktadır. Öte yandan, diğer dış nöbetçileri doldur-boşalt yerine ve sonrasında nöbet yerlerine götürmek ve nöbet yerlerini kontrol etmek görevi bulunan koğuş nöbetçi onbaşısının sanığı nöbet için kaldırıp ancak takip etmemesi ve nöbetçi heyetine haber vermemesi hâli, sanığın sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, önceden tespit ve kendisine tebliğ edilmiş bulunan nöbet görevine uyandırılıp kaldırıldığı hâlde hiç gelmeyen sanığın eylemi, hizmete ilişkin bir emri hiç yapmamak suretiyle emre itaatsizlik suçunu teşkil etmesine karşın, mahkemenin yüklenen suçun manevi unsur yönüyle oluşmadığına ilişkin kabulünde isabet bulunmadığından, hükmün esas noktasından bozulmasına karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy