(1632 S. K. m. 132)
Mağdur Bçvş.İ.Y.nin 24.9.2002 günü tıraş olmak için Ankara/Akıncı 4 ncü Ana Jet Üs K.lığı lojmanlarındaki berbere gittiği, kredi kartı ile eşine ait maaş kartını raf üzerine koyduğu ve tıraştan sonra kartları koyduğunu hatırlatmasını berber hane görevlisi sanık Er U.B.'ye söylediği, ancak tıraştan sonra kartları orada unutup almayarak ayrıldığı, iki gün sonra unuttuğunu fark ederek berber haneyi aradığı, ancak kartların akıbeti konusunda bilgi elde edemediği, bunun üzerine bankaya telefon edip kartları bloke ettirdiği, bu esnada 26.9.2002 günü lojman kantininden kredi kartı ile 50 milyon liralık alışveriş işlemi yapıldığını öğrenerek gidip durumu kantin sorumlusu Bçvş. Z.Ç'ye söylediği, kantinde yazar kasa rulosu üzerinde yapılan inceleme sonucu bu tutarda bir alışveriş yapılmadığının tespit edildiği;
Yapılan soruşturma sonunda;
Berber olarak görevli olan sanık Er U.B.'nin mağdurun berber hanede unuttuğu bu kartları alıp, iki gün üzerinde taşıdığı ve bilâhare götürüp kantinde görevli olan diğer sanıklar Er M.N.T. ve Er H.C.'ye verdiği, kasiyer olarak görevli sanık H.C' nin de kredi kartını 50 milyon liralık alışveriş yapılmış gibi POS makinesinde işleme tabi tuttukları sonra, kasadan aldığı 50 milyon lirayı sanıkların aralarında paylaştıkları;
Böylece sanıkların atılı bulunan üstünün parasını çalmak suçunu işledikleri kabul edilerek mahkûmiyetlerine karar verilmiş ise de;
Sanık Er U.B.'nin, mağdura ait olduğunu bildiği berber hanede unutulan kredi kartı ile eşine ait maaş kartını almak suretiyle, ASCK'nın 132 nci maddesinde tanımlanan üstünün bir şeyini çalmak suçunu işlediği, bilahare üç sanığın diğer sanıklarla anlaşarak mağdura ait kredi kartı marifetiyle pos makinesinden yararlanmak suretiyle 50 Milyon TL. sını çekip aralarında paylaşmalarına ilişkin eylem ise; Askeri Yargıtay'ın yerleşmiş kararları ışığında (Ör. Daireler Kurulunun 3.5.2001 tarih ve 2001/49-19 sayılı kararı) TCK'nın 503 üncü maddesinde tanımlanan dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ve sanıklar Er M.N.T., Er H.C. ile Er U.B.'nin bu dolandırıcılık suçunu TCK'nın 64/1 inci maddesi kapsamında doğrudan doğruya birlikte işledikleri görüldüğünden, her üç sanık hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy