(353 S. K. m. 133)
Yerel Askeri Mahkemece, İstanbul Hv.Svn.Ok.ve Eğt.Mrk.K.lığı emrinde askerlik hizmetini yapmakla birlikte, halen bir suçtan dolayı Eflani Kapalı Cezaevinde hükümlü olarak bulunan ve daha önce 30.11.2000 - 12.12.2000 tarihleri arasında işlediği "firar" suçundan dolayı 1 inci Or.K.lığı Askeri Mahkemesince 21.12.2000 tarihli ve 2000/1018-719 E.ve K.hükümle verilerek taraflarca süresi içerisinde temyiz edilmemek suretiyle 8.1.2001 tarihinde kesinleşmiş ve 14.2.2001 tarihinden itibaren şartla salıverilmek suretiyle infaz edilmiş mahkûmiyeti mevcut olduğundan bu dava dosyasındaki firar suçu bakımından mükerrer durumda olan sanık Hv.Svn.Er K.Bnin, 13.2.2002 tarihinde kimseden izin almaksızın firar edip Birliğinden ayrıldığı ve sivil olarak firar etmek için de, kime ait olduğunu bilmeden, ancak daha sonra Hv.Svn.Er E.E. ile Hv.Svn.Er S.F.'ye ait olduğu anlaşılan bir adet montu koğuştan, bir çift ayakkabıyı da ayakkabılıktan sahiplerinin rızası olmaksızın alarak götürdüğü, bir süre firarda kaldıktan sonra da 9.3.2002 tarihinde teyzesi ile birlikte Beyoğlu Merkez Polis Karakol Amirliğine giderek teslim olduğu şeklinde meydana geldiği iddia ve kabul olunan olaylarda, bu yoldaki fiil ve hareketleri ile bahse konu edilen 13.2.2002-9.3.2002 tarihleri anısında üzerine atılı bulunan "Mükerrer Firar" suçu ile, 13.2.2002 tarihinde ayrıca "müteselsilen arkadaşlarının eşyasını çalmak" suçunu işlediğinden dolayı ayrı ayrı yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verildiği görülmektedir.
Ancak;
1- 9.7.2002 tarihinde tutuklu bulunduğu işbu dava dosyasındaki suçtan tahliye edilmesi üzerine, başka bir suçtan dolayı verilerek kesinleşen iki yıl on altı ay yirmi beş gün hapis cezasının infazı için Bayrampaşa/İstanbul Cezaevine teslim edilen sanığın, burada bulunduğu hususu Yerel Mahkemeye duruşma gününden önce bildirildiği halde, Mahkemece, sanığın aynı yargı çevresinde bulunan Bayrampaşa Cezaevinden duruşmaya getirilmeden ve duruşmadan vareste tutulma talebi olmamasına rağmen, duruşmadan vareste tutulmasına karar verilerek, aynı celse nihai hükme varılmak suretiyle, 353 S.K.nun 133 ve 136 ncı maddelerine aykırı hareket edildiği,
2- Esas Hakkındaki Mütalâada, ikinci suç yönünden iddianameden farklı olarak (iddianamede ASCK'nın 132 nci maddesinin iki kez tatbiki istenilmiş) askeri savcı tarafından ASCK'nın 132 ve TC K'nın 80 inci maddelerinin tatbiki ile sanığın cezalandırılması yolunda istemde bulunulmasına rağmen, suçun değişen hukuki mahiyetine göre sanığın 353 S.K.nun 166 ncı maddesine uygun olarak ek sorgu ve savunmasının saptanması cihetine gidilmesi gerekirken, bu hususa riayet edilmediği,
3- Sanık tarafından montunun çalındığı iddia ve kabul edilmesi nedeniyle olayın mağdurlarından olan fakat hazırlık soruşturması sırasında dinlenilmediği gibi, duruşma aşamasında da olayın yeterince aydınlandığından bahisle 353 S.K.nun 148 inci maddesine göre ifadesinin tespitinden vazgeçilen Hv.Svn.Er E.E.'nin mağdur tanık sıfatıyla ifadesine başvurularak, kendisinden; kendine ait olduğu belirtilen montun, koğuştan sanık tarafından kendi rızası ve haberi olmaksızın gizlice mi? alındığının yoksa bu montu sanığa kullanması için kendisinin mi? verdiğinin sorularak olayla ilgili beyanlarının saptanması gerektiği,
Tespit ve belirlenmiş olduğundan; Bahse konu hükümlerin belirtilen bu hususların ikmalinden sonra elde olunacak duruma göre yapılacak değerlendirme ve tartışmayı müteakip sonuca varılması bakımından bozulmalarına karar verilmesi gerekmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy