(1632 S. K. m. 87)
Mahkemece sanığın 31.8.2000 tarihinde 01.00-03.00 saatleri arasında garaj nöbetçisi olduğu ve diğer nöbetçilerle beraber doldur-boşalt istasyonuna girip çıktıkları, sonra nöbet yerlerine giderken gruptan ayrılıp koğuşa gittiği, ayrılmadan önce kendisiyle beraber nöbetçi olan M.Ö'ye "devriye gelirse araçların arasında dolaştığımı söyle" diyerek sıradan ayrıldığı, bunu duyan nöbetçi onbaşısı M.Ö.'nün birkaç kez sanığın ikaz ederek nöbet yerine gitmesini emretmesine rağmen, sanığın nöbetçi onbaşısına "götün yiyorsa beni nöbet yerine götürürsün" diyerek nöbet yerine gitmediği, daha sonra yapılan araştırmada koğuşta olduğunun ve nöbeti hiç tutmadığının tespit edildiği, bu suretle sanığın hizmete müteallik bir emir olan nöbet ile ilgili emri birkaç kez tekrar edildiği hâlde yerine getirmeyerek emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediğinin kabulüyle eylemine uyan ASCK'nın (4551 sayılı Kanunla değişik) 87/1 inci maddesinin emir tekrar edildiği halde emri yerine getirmeyenler cümlesi ve TCK'nın 59/2 nci maddeleri gereğince neticelen iki ay on beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, yasal imkânsızlık nedeniyle cezanın paraya çevrilmesi ve ertelenmesi taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Maddi vakıanın Mahkemenin kabulünde belirtildiği şekilde sübuta erdiği sanığın tevil yollu ikrarı, olay şahitleri Ulş.Er S.U., Ulş.Er M.Ö., Ulş.Onb.E.K., Ulş.Er M.Ö. ve P.Kd. Uzm. Çvş. M.K.'nın yeminli beyanları ve dosya münderecatı ile anlaşıldığından sanığın, komutan tarafından hazırlanarak malûm ve muayyen hâle getirilmiş, 31.8.2000 tarihinde 01.00-03.00 saatleri arasında garaj nöbetçisi olduğu hâlde diğer nöbetçilerle birlikte doldur-boşalt
yaptıktan sonra nöbetine hiç gitmeyerek emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği, TSK İç Hizmet Yönetmeliğinin 397 nci maddesi 5 inci fıkrasına nazaran nöbetçileri kaldırıp bizzat değiştirmekle görevli koğuş nöbetçi onbaşısı Ulş.Er M.Ö.'nün, bu görevi gereği sanığa nöbet yerine gitmesini birkaç kez emretmesine rağmen gitmeyerek ASCK'nın 87/1 inci maddesi ikinci cümlesinde ifadesini bulan "emir tekrar edildiği hâlde emri yerine getirmeyenler" cümlesinden mahkûmiyetine hükmedilmesinde, usul, sübut, tavsif, takdir ve uygulama yönlerinden kanuna aykırı bir cihet görülmediğinden, sanığın kabule değer görülmeyen tüm temyiz nedenlerinin reddiyle, hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Bu görüşe azınlıkta kalan iki üye, "sanığın daha önce komutanlığı tarafından hazırlanmış malum ve muayyen hâle getirilmiş hizmet emri olan 31.8.2000 tarihinde saat 01-03 arasında garaj nöbetçisi olduğuna dair emrin tebliğ edildiği ve koğuş nöbetçi onbaşısı Ulş.Er M.Ö. tarafından kaldırılarak doldur-boşalt yerine gittikten sonra nöbetine başlamadan koğuşa gidip yatması şeklindeki eylemi ile, ASCK'nın 87/1 inci maddesindeki ilk cümlede ifadesini bulan "hizmete ilişkin emri hiç yapmayan" cümlesini ihlâl etmiştir. TSK İç Hizmet Yönetmeliğinin 397/5 inci maddesinde koğuş nöbetçi onbaşısına verilen görev nöbetçiyi kaldırıp nöbet yerine bırakmaktan ve değiştirmekten ibarettir. Hizmete ilişkin emir ancak bu emri veren komutan veya üst komutan tarafından değiştirilebilir veya yinelenebilir. Koğuş nöbetçi onbaşısının bu emri yinelemeye dair bir vazifesi ve yetkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle koğuş nöbetçisinin birkaç kez nöbete gitmesine dair verdiği emir görevi hatırlatmaktan ibarettir. Bu nedenle sanık hakkında ASCK'nın 87/1 inci maddesi ilk cümlesi yerine ikinci cümlesinden kurulan mahkûmiyet hükmü kanuna aykırıdır." diyerek katılmamıştır.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy