(1632 S. K. m. 115, 130, 131) (765 S. K. m. 59, 80) (647 S. K. m. 4, 6) (492 S. K. 1 SAYILI TARİFE) (353 S. K. m. 16, 220, 221)
Zimmet, Müteselsilen Kişisel Çıkar Sağlamak İçin Sair Hallerde Makam ve Memuriyet Nüfuzunu Kötüye Kullanmak, Müteselsilen Sair Hallerde Makam ve Memuriyet Nüfuzunu Kötüye Kullanmak suçlarından sanık J.Bşçvş. İzzet KIZILTANLI ile Kişisel Çıkar Sağlamak İçin Sair Hallerde Makam ve Memuriyet Nüfuzunu Kötüye Kullanmak suçundan sanıklar Uzm.J.Çvş.İshak KAYHAN ve Uzm.J.Çvş.Hüseyin YILDIRIM haklarındaki, 8 nci Kolordu Komutanlığı Askeri mahkemesinin 7.11.2002 tarih ve 2002/629-1048 E.K. sayılı mahkumiyet kararlarının, sanık İzzet KIZILTANLI ve vekili, sanık İshak KAYHAN ve Askeri Savcı tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine, dava dosyası, Askeri Yargıtay Başsavcılığının 16.6.2003 tarih ve 2003/2751 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
HÜKÜM: Askeri Mahkemece; sanık J.Bçvş. İzzet KIZILTANLI'nın;
1. Aralık-2002'de zimmet suçunu işlediği kabul edilerek, As.C.K.nun 130/1 (2 nci bend), TCK.nun 59/2 ve 647 S.K.nun 4/1 nci maddeleri uyarınca 456.300.000 TL. ağır para cezasıyla cezalandırılmasına, As.C.K.nun 30/B maddesi uyarınca TSK.'nden çıkarılmasına, 9.470.200 TL. hazine zararının As.C.K.nun 131/1 nci maddesinin 3 ncü bendi uyarınca ödettirilmesine, 492 Sayılı Harçlar K.nun 1 nolu tarifesi uyarınca 4.960.000 TL. nisbi harç alınmasına;
2. Eylül 2000-Şubat 2001 tarihleri arasında müteselsilen kişisel bir çıkar sağlamak için sair hallerde makam ve memuriyet nüfuzunu kötüye kullanmak suçunu işlediği kabul edilerek, As.C.K.nun 115/2, TCK.nun 80, 59/2 ve 647 S.K.nun 4/1 nci maddeleri uyarınca 412.860.240 TL. ağır para cezasıyla cezalandırılmasına, cezanın 647 S.K.nun 6 nci maddesi uyarınca ertelenmesine;
3. Eylül 2000- Şubat 2001 tarihleri arasında müteselsilen sair hallerde makam ve memuriyet nüfuzunu kötüye kullanmak suçunu işlediği kabul edilerek, As.C.K.nun 115/1, TCK.nun 80, 59/2 ve 647 S.K.nun 4/2 nci maddeleri uyarınca 28.473.120 TL. ağır para cezasıyla cezalandırılmasına, cezanın 647 S.K.nun 6 nci maddesi gereğince ertelenmesine, 61.588.800 TL. hazine zararının 353 S.K.nun 16 nci maddesi uyarınca ödettirilmesine, 492 Sayılı Harçlar K.'nun 1 nolu tarifesi uyarınca 4.960.000 TL. nisbi harç alınmasına;
4. Sanık Uzm.J.Çvş.lar İshak KAYHAN ve Hüseyin YILDIRIM'ın Eylül 2000-Şubat 2001 tarihleri arasında müteselsilen kişisel bir çıkar sağlamak için sair hallerde makam ve memuriyet nüfuzunu kötüye kullanmak suçunu işledikleri kabul edilerek, As.C.K.nun 115/2, TCK.nun 80, 59/2 ve 647 S.K.nun 4/1 nci maddeleri uyarınca 412.860.240'ar TL. ağır para cezasıyla cezalandırılmalarına, cezaların 647 S.K.nun 6 ncı maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ: Sanık J.Bçvş. İzzet KIZILTANLI ve müdafii ile, sanık Uzm.J.Çvş. İshak KAYHAN hükümleri nedenlerini belirterek temyiz etmişlerdir.
Askeri Savcı, sanık J.Bçvş. İzzet KIZILTANLI hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü yanlış kanun maddesinden hüküm kurulması yönünden, her üç sanık hakkında müteselsilen kişisel çıkar sağlamak için sair hallerde makam ve memuriyet nüfuzunu kötüye kullanmak suçundan As.C.K.nun 115/2 nci maddesi gereğince kurulan mahkumiyet hükümlerini, cezanın alt sınırı altı ay hapis olmasına rağmen, üç ay hapis olarak kabul edilerek hüküm kurulması yönünden, sanık J.Bçvş. İzzet KIZILTANLI hakkında müteselsilen sair hallerde makam ve memuriyet nüfuzunu kötüye kullanmak suçundan As.C.K.nun 115/1 nci maddesi gereğince kurulan mahkumiyet hükmünü, cezanın alt sınırı bir ay hapis olmasına rağmen, 7 gün hapis olarak kabul edilerek hüküm kurulması yönünden, sanık uzman çavuşlarla ilgili mahkumiyet hükümlerini ise, ayrı ayrı verilmesi gerekirken birlikte verilmesinin usule aykırı olduğu yönünden, sanıklar aleyhine temyiz etmiştir.
İNCELEME:
1- Uzm.J.Çvş.Iar İshak Kayhan ve Hüseyin YILDIRIM'ın üzerlerine atılı suç yönünden yapılan inceleme sonunda;
Sanıkların Tunceli/Çemişkezek/Gedikler J.Krk.K.lığında görevli oldukları Eylül 2000-Şubat 2001 tarihleri arasında, çeşitli kereler erbaş ve erlerin istihkakından günlük tabela haricinde kendilerine kahvaltı hazırlatıp yemek suretiyle müsnet suçu işledikleri iddia edilmiş olup, Askeri Mahkemece Aşçı J.Er Hüseyin DOĞAN ve Hurşit ANKIT'ın yeminli beyanları ile sanıkların eylemleri sabit görülerek mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
Tanık Hurşit ANKIT'ın hazırlık ifadesinde bu sanıklara yönelik iddia konusu eylemlerle ilgili herhangi bir beyan yer almazken, son soruşturma aşamasında sanıkların aşçılara emir vererek kahvaltı hazırlattıklarını 2 kez gördüğünü beyan etmiş olup, beyanları itibariyle çelişkili ve tutarsız olduğu gibi, eylemlerin ispatına yönelik net açıklamalar da içermemektedir. Keza Aşçı Hüseyin DOĞAN'ın beyanları incelendiğinde, birçok kez sanıklara günlük tabela harici kahvaltı hazırladığını beyan etmektedir. Ancak dosyada mevcut Gedikler J.Krk.K.lığına ait iaşe tabelaları ve tabelaya dahil personel listesi ve aylık çarşaf listeleri incelendiğinde her iki sanığın da birçok kez tabelaya dahil olarak yemek yedikleri görülmektedir. Hem iddiada hem de tanık beyanlarında sanıkların eylemleri konusunda net bir iddia ve beyan bulunmadığından, sanıkların tabela harici yemek yemediklerine yönelik savunmaları ve dosyada mevcut zarf içindeki iaşe belgeleri ve özellikle sanık İshak KAYHAN'ın ibraz ettiği günlük tabela evrakları incelendiğinde, sanıkların mahkumiyetlerine yetecek derecede delil bulunmadığı, soyut günlük tabela harici kahvaltı hazırlattıkları yönündeki iddiayı kanıtlayacak yeterli belge ve bilgi bulunmadığı, özellikle tanık Hüseyin DOĞAN'ın beyanındaki yumurta kızarttırdıkları yönündeki anlatıma karşılık, İshak KAYHAN'ın sunduğu ve diğer sanığın da dahil olduğu günlük tabelada yumurta bulunması gerçeği karşısında sanıkların savunmalarının aksini ortaya koyacak netlikte delil bulunmadığı, sanıkların eylemleriyle ilgili net bir tespit de (hangi tarihlerde ne şekilde tabela harici yemek hazırlattıkları şeklinde) olmadığından, sanıklar hakkında mevcut delillere nazaran iddia edilen eylemleri gerçekleştirdikleri şüpheli kaldığından beraat kararı verilmesi gerekirken aksi ve hatalı değerlendirme ile mahkumiyet hükmü verilmesi karşısında her iki sanık hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin ayrı ayrı bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Başsavcılık tebliğnamesinde; sanıklar yönünden verilen hükmün, ayrı ayrı değil birlikte tek bir hükümde her iki sanığın da gösterilmesi şeklinde verilmesinin, uygulama yapılırken As.C.K.nun 115/2 nci maddesinin alt sınırının hatalı tespit edilmesinin uygulamaya yönelik bozma nedeni, Karakolun Tabldotuna bedelini ödeyerek dahil oldukları günlerin araştırılmaması ve ilgili belgelerin dosyaya ithal edilmemesi noksan soruşturma olarak bozma nedeni olarak belirtilmişse de; öncelikle dosya içindeki zarfta eksik soruşturma olarak belirtilen belgelerin mevcut olması ve bozma nedeni karşısında da uygulamaya yönelik diğer bozma nedenlerinin incelenmemesi karşısında, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
2- Sanık J.Astsb.Bşçvş.İzzet KIZILTANLI yönünden yapılan inceleme sonunda;
a- Müteselsilen Kişisel Çıkar Sağlamak İçin Sair Hallerde Makam ve Memuriyet Nüfuzunu Kötüye kullanmak Suçu Yönünden; Sanığın Gedikler J.Krk.K.nı olarak görev yaptığı Eylül 2000-Şubat 2001 tarihleri arasında, günlük tabela haricinde erbaş ve erlerin istihkakından kahvaltı ve meze hazırlatarak yediği iddia edilmiş, Askeri Mahkemece dosyada mevcut 3 adet tutanak ve bu tutanaklar altında imzası bulunan Er Hüseyin DOĞAN, Uzm.J.Çvş.Gökhan ALTAY ve Uzm.J.Çvş.İshak KAYHAN ile Er Hurşit ANKIT'ın (tutanak düzenleyicisi değildir) beyanları ile sanığın eylemi sabit görülerek mahkumiyet hükmü tesis edilmiştir.
Sanık savunmalarında, hazırlattığı kahvaltı ve mezelerin, kendi parasıyla aldırdığı ve kilerde muhafaza ettirdiği malzemeler olduğunu beyan etmiş, tanık Astsb. Serkan BAŞÇI da sanığın parasını vererek aldırdığı, özel yiyeceklerini kilerde muhafaza ettiğini beyan etmiştir.
D/30 sıradaki tutanakta sanığın 28.2.2001 tarihinde saat 09.30 da kendisine kilerden kahvaltılık zeytin getirttiği, 19.2.2001 tarihinde saat 10.00 sıralarında yiyecek çizelgesinde olmadığı halde kendisine siyah zeytin hazırlattığı, 10.2.2001 tarihinde saat 23.00 sıralarında içki mezesi olarak karışık meyve çıkarttığı belirtilmiş olup, Şubat ayına ilişkin günlük tabelalar (28 Şubat tarihli tabela mevcut olup kabule konu diğer 2 güne ait tabela mevcut değildir) ve tabelaya dahil personeli gösteren çarşaf liste incelendiğinde, sanığın 28.2.2001 tarihli tabelaya dahil olduğu, ancak o günkü yiyecek çizelgesinde zeytin bulunmadığı, 19.2.2001 ve 10.2.2001 tarihlerinde ise sanığın günlük tabelaya dahil olmadığı görülmektedir. Tutanakların bizzat kiler sorumlusu Uzm.Çvş.İshak KAYHAN ve aşçı Hüseyin DOĞAN tarafından (19.2.2001 tarihli tutanak aşçı yardımcısı Yusuf KAHRAMAN tarafından da imzalanmıştır) imzalanmış olması, net tarih ve sanığın çıkarttığı malzemelerin belirtilmesi, tutanağı düzenleyenlerin bu malzemelerin sanığın kendi malzemeleri olduğunu belirtmemeleri (aksi bir anlatımla sanığın kilerden çıkartmış olduğu malzemeler kendi malzemeleri olsaydı bu tutanakların zaten düzenlenmeyecek olması), aksine tutanak düzenleyicisi Uzm.J.Çvş.Gökhan ALTAY'ın (D/62) bu malzemelerin kiler malzemesi olduğunu belirtmesi, tanık Uzm.J.Çvş.Hüseyin YILDIRIM'ın kiler sorumlusu olduğu dönemde sanığın kilere beyaz peynir dışında malzeme koymadığını ifade etmesi karşısında, tutanakların içeriği itibariyle muteber oldukları ve sanığın Askeri Mahkemenin kabulünde de belirttiği gibi Şubat ayında 3 ayrı günde, tabelaya dahil olmadığı halde veya tabelaya dahil olduğu günde de yiyecek çizelgesi dışında kilerden malzeme çıkarttırarak yediği hususu sabittir.
Maddi olayın bu şekilde gerçekleştiği anlaşıldıktan sonra, sanığın eyleminin hangi suça vücut verdiğinin belirlenmesi gerekmektedir. Sanık Gedikler J.Krk. Komutanıdır. Aynı zamanda beslenme heyeti başkanıdır. Hem Krk.K.nı olması hem de heyet başkanı olması sebebiyle, karakoldaki erbaş ve erlerin istihkaklarının kilerde muhafazası ve murakabesinden sorumludur. Kilerde bulunan malzemeler, yaptığı görev itibariyle, bir hizmet nedeniyle kendisine tevdi ve emanet edilmiştir. Bu itibarla sanığın kendisine tevdi ve emanet edilmiş olan bu malzemeleri mal edinmesi As. C.K.nun 131 nci maddesindeki zimmet suçunu oluşturur. Askeri mahkemenin sanığın eylemini kişisel bir çıkar sağlamak için sair hallerde makam ve memuriyet nüfuzunu kötüye kullanmak olarak vasıflandırması hatalı olduğundan, mahkumiyet hükmünün suç vasfındaki hatadan dolayı bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Tebliğnamede belirtilen uygulamaya yönelik bozma nedenleri, mahkumiyet hükmünün suç vasfından dolayı bozulması nedeniyle incelenmemiş olup, suç tarihlerindeki tabldot kayıtlarının getirtilmesi gerektiğine yönelik bozma nedenine de, ilgili evraklar dosyada mevcut olduğundan iştirak edilmemiştir. Keza Başsavcılık tebliğnamesinde tanıklar Yusuf KAHRAMAN ve Özcan YOZGAT'ın tanıklıklarından vazgeçilmesinin hatalı olduğu, bu tanıkların hazırlık ifadelerinin okunması ile yetinilmesine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, tanık Özcan YOZGAT'ın beyanının hükme esas alınmaması, bu tanık dışındaki diğer delillerle olayın yeterince açıklığa kavuştuğu, diğer yandan tutanakta imzası olan Yusuf KAHRAMAN'ın dinlenilmemesinin de diğer tutanak düzenleyicilerinin beyanları karşısında bir eksiklik oluşturmadığı anlaşıldığından, bu görüşe de iştirak edilmemiştir.
b- Müteselsilen Sair Hallerde Makam ve Memuriyet Nüfuzunu Kötüye Kullanmak Suçu Yönünden;
Gedikler J.Krk.nı olan sanığın, suç tarihlerinde, elektrik kesildiğinde karakolun aydınlatılması maksadıyla jeneratörde kullanılması için tahsis edilen mazottan, karakola çeşitli malzemelerin taşınması karşılığında, müteaddit defalar sivil şahıslar Cengiz YILMAZ ve Naci ÇAKICIya mazot vermek suretiyle atılı suçu işlediği iddia edilmiş ve Mahkemece de eylemi sabit görülerek mahkumiyetine hükmedilmiştir.
Sanık ise Karakolun taşıma işleri karşılığında bu şahıslara mazot verdiğini kabul etmekle birlikte, verilen mazotun jeneratöre tahsis edilmiş mazot olmayıp, kendi parası ile aldırdığı mazot olduğunu iddia etmektedir. Öncelikle, Karakolun ihtiyacı olan malzemelerin üst komutanlık vasıtasıyla düzenli olarak gönderilmediği, bu işler için adı geçen sivil şahısların araçlarından faydalanıldığı ve gerek bu işlerin karşılığı gerekse Karakolun kum, çakıl v.s. gibi ihtiyaçlarının taşınması karşılığı, bu şahıslara mazot verildiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamakta, sanık da bunu kabul etmektedir. Sanık hazırlık ifadesinde verilen mazotun jeneratöre tahsis edilen mazot olduğunu ancak daha sonra Astsb. Serkan BAŞÇI ile dışarıdan mazot alarak yerine koyduklarını ifade etmekte, son soruşturma aşamasında cebinden parasını ödeyerek mazot aldırdığını ve jeneratörün yanındaki varilde muhafaza ettiğini, bunu sivil şahıs Naci ÇAKICI ile jeneratör sorumlusu İbrahim ALTUNBAŞ'ın bildiğini, Astsb. Serkan BAŞÇI'nın da bilebileceğini ifade etmiş, çelişki nedeniyle sorulması üzerine mazotu sivil şahıs Naci ÇAKICIya 2 kez para vererek aldırdığını ifade etmiştir. Sanığın beyanını Naci ÇAKICI doğrulamakla birlikte bu doğrulamayı hazırlık aşamasında değil, son soruşturma aşamasında yapmakta olup, sanığın çelişkili beyanları ve Astsb. Serkan BAŞÇI'nın da beyanı dikkate alındığında, TANIK Naci ÇAKICI'nın beyanının sanığı korumaya yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısı ile Askeri Mahkemenin de gerekçeli kararında değerlendirdiği gibi sivil şahıslara verilen mazotun jeneratöre tahsis edilen mazot olduğunda kuşku bulunmamaktadır.
Ancak, Gedikler J.Krk.K.lığının bulunduğu yer itibariyle bazı imkanlardan mahrum olması, Karakolun hizmetlerinde kullanılacak bir aracın dahi olmaması, üst komutanlık tarafından da Karakolun ihtiyaçlarının karşılanması için gerekli duyarlılığın gösterilmemesi gözönüne alındığında, Karakol hizmetlerinin bir şekilde yürütülmesinin gerektiği aşikardır. Sanığın da bu hizmetleri araç sahibi sivil şahıslara gördürdüğü sabit olup, bu hizmetlerin bedelinin de karşılanması gerekmektedir.
Yukarıda da açıklandığı gibi, hizmetin gereği gibi yürütülmesini sağlamaya yönelik olarak, gördürülen işlerin karşılığı olarak karakolun mazotunun verilmesi tasvip edilebilir bir davranış olmasa da, bir zorunluluğun sonucudur. Dolayısı ile sanığın eylemi kast yönünden değerlendirildiğinde, ne atılı suça ne de başka bir suça vücut vermektedir. Bu itibarla müsnet suçtan dolayı beraat kararı verilmesi gerekirken aksi yöndeki değerlendirme ile mahkumiyet kararı verilmesi hatalı görüldüğünden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
C- Zimmet suçu yönünden;
Sanığın izin dönüşünde kendisini havaalanından alıp karakola getirmesi karşılığı dolmuş şoförü Ali KARAPINAR'a, karakola tahsisli jenaratör mazotundan 20 lt. vermesi ile zimmet suçunu işlediği iddia edilmiş ve mahkemece bu eylem sabit görülerek mahkumiyet hükmü tesis edilmiştir.
Sanığın 2000 yılı Kasım ayında izne gittiği ve gidişinde sivil şahıs Cengiz YILMAZ'ın aracından faydalandığı, dönmeden önce karakola telefon ederek Uzm.J.Çvş.Hüseyin YILDIRIM'dan Cengiz'in kendisini havaalanından almasını istediği, Hüseyin YILDIRIM'ın Cengiz'le konuştuğu fakat Cengiz'in gitmek istememesi üzerine Hüseyin YILDIRIM'ın Ali KARAPINAR'ı arayarak sanığın isteğini ilettiği, Ali KARAPINAR'ın sanığı havaalanından alarak karakola getirdiği, yolda sanıktan para istediği, ancak sanığın sadece feribot geçiş ücretini verdiği, fazla parası olmadığını ve para yerine mazot vermeyi teklif ettiği, sivil şahıs Ali'nin de bunu kabul ettiği, yaklaşık 1 ay kadar zaman geçmesine rağmen sanığın mazot vermediğini gören Ali KARAPINAR'ın karakola gelerek Uzm.J.Çvş.Hüseyin YTLDIRIM'a durumu anlattığı ve sanıktan mazot istediğini iletmesini istediği, Hüseyin'in bu durumu sanığa ilettiği, bunun üzerine sanığın J.Er İbrahim ALTUNBAŞ vasıtasıyla Ali KARAPINAR'ın minibüsünün yanma bir çanta bidon (20 lt.) mazotu koydurduğu, Ali KARAPINAR'ın da bu mazotu alarak karakoldan ayrıldığı, gerek Ali KARAPINAR'ın gerekse diğer tanıklar Hüseyin YILDIRIM, İbrahim ALTUNBAŞ ve İshak KAYHAN'ın beyanları ile sabittir. Sivil Şahıs Ali KARAPINAR'a verilen mazotun, karakola tahsisli jenaratör mazotu olduğu da yukarıda 2/b maddesinde açıklandığı şekliyle sabittir. Bu itibarla, sanığın görevi nedeniyle tevdi ve emanet edilmiş mazotu, şahsi işi sebebiyle Ali KARAPINAR'a vermek suretiyle mal edinmesi eylemi zimmet suçunu oluşturmaktadır.
Askeri Mahkemenin maddi eylemi bu şekilde kabulünde ve eylemi vasıflandırmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Keza eylemi az vahim hal fıkrası içerisinde değerlendirmesi, 647 sayılı Kanunun 4 ncü maddesinin tatbiki yerindedir.
Ancak, hüküm fıkrasında sanığın zimmet suçunu işlediği belirtilmesine rağmen madde numarasının As.C.K.nun 131/1 madde ve bendinin 2 nci fıkrası yerine As.C.K.nun 130/1 nci maddesinin 2 nci bendi olarak hatalı yazıldığı, ancak madde numarasındaki bu hatanın yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından, hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar ödetme miktarında 5 bin liralık bir hata mevcut ise de, bu hatanın önemsiz olması nedeniyle bozmayı gerektirmediğine karar verilmiştir.
Başsavcılık tebliğnamesinde, karakola tahsis edilen mazot miktarının araştırılmaması ve harcanan mazot ile tahsis edilen mazotun miktarının mukayese edilmemesinin eksik soruşturma teşkil ettiği belirtilmiş ise de; D/128 sıradaki Çemişgezek İlçe J.K.lığının cevabi yazısında karakola tahsis edilen ve el senedi ile teslim edilen mazota ilişkin senetlerin yıl sonunda imha edildiğinin bildirilmesi karşısında, bu hususun ikmalinin olanaksız olduğu anlaşılmıştır.
Sonuç olarak; sanığın ve sanık vekilinin her bir suç için, suçun oluşmadığına veya suç vasfının hatalı belirlendiğine yönelik olarak temyizlerinde ayrıntılı olarak belirttikleri temyiz nedenleri, ilamımızda her bir suç için yapılan açıklamalar nedeniyle yerinde görülmemiştir.
KARAR: Açıklanan nedenlerle;
1-) Askeri Savcının ve sanık Uzm.J.Çvş.İshak KAYHAN'ın temyizlerine atfen ve re'sen, 353 sayılı Kanunun 221/1 nci maddesi uyarınca, sanık Uzm.J.Çavuşlar Hüseyin YILDIRIM ve İshak KAYHAN haklarındaki mahkumiyet hükümlerinin sübut noktasından ayrı ayrı BOZULMASINA,
2-) Askeri Savcının, sanık İzzet KIZILTANLI ve vekilinin temyizlerine atfen ve re'sen;
a- Müteselsilen Kişisel Çıkar Sağlamak İçin Sair Hallerde Makam ve Memuriyet Nüfuzunu Kötüye Kullanmak suçundan dolayı Astsb.İzzet KIZILTANLI hakkında verilen mahkumiyet hükmünün, 353 Sayılı Kanunun 221/1 nci maddesi uyarınca suç vasfındaki hatadan dolayı BOZULMASINA,
b- Müteselsilen Sair Hallerde Makam ve Memuriyet Nüfuzunu Kötüye Kullanmak suçundan dolayı Astsb.İzzet KIZILTANLI hakkında verilen mahkumiyet hükmünün 353 sayılı Kanunun 221/1 nci maddesi uyarınca esas yönünden BOZULMASINA,
c- Sanık Astsb.İzzet KIZILTANLI hakkında zimmet suçundan dolayı verilen mahkumiyet hükmünün 353 sayılı Kanunun 221/1 nci maddesi uyarınca kanun maddesinin hatalı yazılması nedeniyle BOZULMASINA,
Kanun madde numarasının hatalı yazılması yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında zimmet suçundan dolayı kurulan mahkumiyet hükmünün As.C.K.nun 130/1 nci maddesinin 2 nci bendi bölümünün, 353 sayılı Kanunun 220/2-H madde, fıkra ve bendi uyarınca As.C.K.nun 131/1 nci madde ve bendinin 2 nci fıkrası şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
d- Sanık İzzet KIZILTANLI ve vekilinin sair tüm temyiz nedenlerinin 353 sayılı Kanunun 217/2 nci maddesi uyarınca REDDİNE,
Tebliğnamedeki görüşe sebepte farklı sonuçta kısmen uygun olarak, 02.07.2003 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy