(1632 S. K. m. 63)
Yapılan incelemede; 17.10.1990 talihinde İTÜ Maden Fakültesi Jeoloji Bölümü mezunu olarak 5.11.1990 tarihinde 30/11 inci grup Yedek Subay Aday Adayı olarak askerliğine karar alınan 8.11.1968 doğumlu sanığın, ilk olarak Aralık 1991 celbinde sevke tabi olmakla birlikte sevkinin çeşitli defalarda 10.8.1999 tarihine kadar ertelendiği ve sevk tarihinin 15.1.1999 tarihinde iptal edilmesi üzerine tâbi olduğu Mart 1999 celbine rapor alarak katılmadığı, daha onu katılmadığı Temmuz 1999 celbi nedeniyle hakkında savuşturmaya yer olmadığına dair karar ve Kasım 1999 Celbi nedeniyle hakkında beraat kararı tesis edilen sanığın Mart ve Temmuz 2000 celplerine katılmadığı için yargılandığı Donanma K.lığı Askeri Mahkemesinin 6.6.2001 tarih ve 2001/350-276 sayılı ve kesinleşen hükmüyle mahkûmiyetine karar verildiği, bu hükümden sonra da 22.7.2001-30.4.2002 tarihleri arasındaki bakayalık eyleminden dolayı doktora öğrenimi mazeret sayılarak hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar ve yine katılmadığı sonraki Temmuz 2001, Kasım 2001 ve Mart 2002 celpleri nedeniyle 1.5.2002 tarihinde suç evrakı düzenlenen sanığın hakkındaki soruşturma sürerken, 4414 sayılı Kanun gereği soruşturma ve yargılamaları devam eden yükümlülerin de müteakip ilk celpte silah altına alınmaları gerektiğinden, Radyo ve Televizyonda yayınlanan Ağustos 2002 celbinde silah altına alınacak Yd. Sb. Ad. Adaylarına ait TRT duyurusunda daha önceki celp dönemlerinde bakaya kalıp askeri mahkemeye verilmiş olanların yargılanmalarının sonuçlanıp sonuçlanmadığına bakılmaksızın sevke tâbi olduğu ve sevk evraklarını almak üzere en geç 31.7.2002 gönü mesai bitimine kadar askerlik şubesine başvurmalarının gerektiğinin tebliğ mahiyetinde duyurulduğu, sanığın bu celbe katılmadığı, 21.8.2002 tarihinde Kepsut Askerlik Şubesine başvurup ifade verdiği, hakkında temyiz incelemesinin de konusu olan 1.8.2002-21.8.2002 tarihleri arasında bakaya kalmak isnadıyla kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır.
Halen Balıkesir Üniversitesi Meslek Yüksek Okulunda öğretim görevlisi olan sanığın İTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü İşletme Mühendisliği Anabilim Dalında doktora öğrenimine 28.2.1998 tarihinde kaydının silindiği öğrenci affı ile ilgili 4584 sayılı Kanundan yararlanmak için 23.8.2000 tarihinde Enstitüye başvurup yeniden öğrencilik hakkı kazandığı, 2.10.2000 tarihinde doktora öğrenimine yeniden başladığı, Kurumunun 29.11.2002 tarihli yazısına göre de hâlen bu öğreniminin sürdüğü belirlenmiştir.
1111 sayılı Askerlik Kanununun 33 inci madde (E) Fıkrası 2 nci bendine göre, Devlet veya kendi hesaplarına yurt içinde veya yurt dışında staj, yüksek ihtisas veya doktora yapanların 33 yaşını doldurdukları yılın sonuna kadar askere celp ve sevkleri tehir edilebilmektedir.
8.11.1968 tarihinde doğan sanığın 8.11.2001 tarihinde 33 yaşını tamamladığı ve sevk tehirinin 2001 yılı sonuna kadar mümkün olduğu anlaşılmaktadır.
28.6.2000 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 4584 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanununa eklenen Geçici Madde 47' de özetle, 2000 yılı sonuna kadar öğrenim görürken, her ne sebeple olursa olsun kurumları ile kesilen öğrencilere başarısız olduğu dersler için iki sınav hakkı, yüksek lisans öğrencileri için bir yıl, doktora öğrencileri için de iki yıl tez hazırlama süresi verileceği, doktora yeterlilik sınavına girebilmek için yabancı dil sınavında başarısız olanlara üç sınav hakkı tanınacağı, bu Kanundan yaralanmak üzere müracaat eden öğrencilerden askerlik erteleme süreleri sona erenlerin askerliklerinin bir defaya mahsus olmak üzere bir yıl daha erteleneceği, bu haklardan yararlanmak isteyenlerin bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren kurumlarına iki ay içerisinde müracaatlarının son olduğu biçiminde düzenleme yapılmıştır.
Açıklanan bu mevzuat hükümlerine göre, sanığın yeniden doktora öğrenimine başladığı 2.10.2000 tarihinden itibaren 4584 sayılı Kanuna göre bir yıl askerlik ertelemesi hakkı bulunduğu ve bu direnin de sevke tâbi olduğu 1.8.2002 tarihinden önce bittiği, esasen sanığın kanundan kaynaklanan bir yıllık erteleme süresinin bittiği 2.10.2001 tarihinde ve sonrası için en fazla 31.12.2001 tarihine kadar sevk tehirinin mümkün olduğu, dolayısıyla sevke tabi olduğu 1.8.2002 tarihi itibariyle yasal bir mazeretinin söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda sanığın öğreniminin hâlen sürüyor olmasını mazeret olarak nitelemek ve suç kastının bulunmadığını kabul etmek olası değildir. Sanığa 4584 sayılı Kanunla bir yıllık erteleme olanağı tanınmış olup daha fazlasını tanımaya mevzuat engeldir. Diğer taraftan, 4584 sayılı Kanunun içeririne vakıf olarak 2 ay içinde yararlanmak için başvuran sanığın erteleme süresinin bir yıl olduğunu bildiğinde de kuşku yoktur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın 1.8.2002-21.8-2002 tarihleri arasında bakaya suçunu işlediği tüm dosya kapsamı elverişli delillerle sabit olup, Mahkemenin yerinde uygun gerekçelerle tesis ettiği mahkûmiyet hükmünde, usul, sübut, vasıf, takdir yönlerinden bir isabetsizlik bulunmadığından, temyizde ileri sürülen sağlık raporlarının dikkate alınmadığına dair sebep soyut nitelikle olup varit görülmemekle tüm temyiz sebeplerinin reddi gerekmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy