(353 S. K. m. 43)
9 uncu P.Tüm. K.lığı Askeri Mahkemesinde görevli Hâk. Yzb. İ.İ.'nin eşi Av. E.İ.'nin 24.2.2002 tarihli vekâletnameye istinaden mahkemenin 2003/758 esas numarasında kayıtlı dava dosyasının sanıklarından olan P.Atğm. Y.Z. nin müdafii olarak, davayı hazırlık soruşturmasından itibaren takip ettiği, davanın esas hakkındaki mütalaa aşamasına geldiği tarihlerde, heyette bulunan Hâk. Bnb. T.Ö.'nün kurs nedeniyle mahkemeden ayrılması üzerine, 13.10.2003 tarihli oturumda, aynı mahkeme hâkimlerinden Hâk. Yzb. I.İ.'nİn, mahkemede görevli başka hâkim olmadığı için heyete zorunlu olarak katıldığı, eşi olan Av. E.İ.'nin de sanık Y.Z. müdafii olarak duruşmaya katılması üzerine, Hâk. Yzb. I.I.'nin yargılama faaliyetine başlanmadan, eşinin, sanık müdafii olarak katıldığı bu davanın mahkeme heyetinde bulunmasının Avukatlık Kanununun 13 üncü maddesi uyarınca mümkün olmadığı, Usul Kanununda ve Avukatlık Kanununda sanık müdafi inin davadan çekilmesi kurumunun düzenlenmemiş olması nedeniyle eşinin sanık müdafi iliğinden çekilmesinin de mümkün olmadığı, buna rağmen eşinin davadan çekilmesi ve kendisinin bu davada hâkim olarak görev yapması hâlinde, yargılama süjelerinin, tarafsızlığına olan inançlarını zedeleyebileceği gerekçeleriyle davadan çekilme isteğinde bulunduğu görülmüştür.
353 sayılı Yasanın 43/3 üncü maddesinde, hâkimin kendiliğinden davadan çekilme hâli düzenlenmiş olup, bu hükme göre, bir hâkimin reddini gerektiren sebepleri bildirmesi veya bazı hâllerin davaya bakamayacağı şüphesini doğurması hâlinde, davadan kendiliğinden çekilme isteğinde bulunabileceği öngörülmekle, bu çekilme isteğinin haklı olup olmadığı konusunda da Askeri Yargıtay tarafından karar verilebileceği kabul edilmektedir.
Bu bağlamda sürdürülen müzakere sonunda, "Bir hâkim veya Cumhuriyet savcısının eşi (veya sebep veya nesep itibariyle usul ve tunumdan veya ikinci dereceye kadar hısımları) olan avukatın, o hâkim veya Cumhuriyet savcısının baktığı dava ve işlerde avukatlık yapamayacağına" ilişkin olan Avukatlık Kanununun 13 üncü maddesi; avukatın dava takibinde yasaklı olduğu hâl ile ilgili bir düzenleme olup, bu madde uyarınca işbu davaya Hâkim Yzb. İ.İ.' nin değil; eşi olan Av. E.İ.'nin katılması mümkün olmadığı için. Hâk. Yzb. İ.İ.' nin Avukatlık Kanununun 13 üncü maddesi uyarınca bu davanın mahkeme heyetinde bulunmasının mümkün olmadığı yönündeki çekilme gerekçesi kabule değer bulunmamıştır. Avukatlık Kanununun bu âmir hükmü karşısında, Av. E.İ.' nin işbu davaya katılmasının yasak olduğu, eşi olan Hak. Yzb. İ.İ.' nin davanın heyetine hâkim olarak katılmasında yasal hiçbir engel bulunmadığı ve dolayısıyla Hâk. Yzb. İ.İ.'nin davadan çekilme isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülebilir ise de; Av. E.İ.'nin, sanık Y.Z. müdafii olarak esas hakkındaki mütalâa aşamasına kadar davayı takip etmesi şeklinde oluşan bu fiili durum karşısında, bu aşamadan sonra Avukatlık Kanununun 13 üncü maddesi uyarınca Av. E.İ.'nin duruşmalara alınmayıp, eşi Hâk. Yzb. İ.İ.' nin da hakim olarak katılmasının sağlanması hâlinde, bu defa hâkimin tarafsızlığı ve kararın objektifliği tartışılır hâle gelecektir. Her ne kadar tarafsızlık ilkesinin Hâk. Yzb. İ.İ. tarafından sübjektif olarak korunabileceği söylenebilir ise de, konuya objektif açıdan bakıldığında, eşi u/un süre davaya sanık müdafii olarak katılmış olan bir hâkimin, bu davadaki tarafsızlığı ve yargılama sonunda eşinin eski müvekkili hakkında vereceği her türlü karar şüphe ve şaibeyle karşılanabileceği için. Hâk. Yzb. İ.İ.'nin davadan çekilme isteğinin kabul edilmesinin maksada daha uygun düşeceği sonucuna varılmıştır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy