(1632 S. K. m. 81)
Sanığın, Kıbrıs'taki birliğinden 4.11.2002 tarihinde saat 08.00de yol dâhil 4 gün müddetle kanuni izin verilerek İstanbul adresine gönderildiği, bu izni sonunda en geç 8.11.2002 günü saat 08.00'e kadar birliğine katılması gerekirken katılmadığı ve iznini tecavüz etmeye başladığı; izin tecavüzü hâlinde iken suçunu gizlemek için Büyükçekmece Askerlik Şubesi tarafından Gümüşsüyü Asker Hastanesi Psikiyatri Polikliniğine sevk edilip düzenlenmiş gibi, isim kaşeleri, imzalar ve mühür taklitlerini havi sahte KKK Hasta Kabul ve Taburcu Teskeresi suretleri hazırlayıp, bu belgelerin arka yüzüne Gümüşsüyü Asker Hastanesi Psikiyatri Polikliniğinde protokol kaydının yapıldığına ve Psikiyatri Uzmanı Tbp.Yzb.A.A. tarafından muayene edilerek tarafına 8.11.2002 tarihinden itibaren 20 (yirmi) gün ve daha sonra da 26.11.2002 tarihinden itibaren 15 (on beş) gün olmak üzere yatak istirahatları verilmiş olduğuna ilişkin tamamen sahte iki ayrı rapor düzenlediği, bu sahte istirahat raporlarının sonunda (son sahte raporun bitim tarihine göre) 3 günlük dönüş yol süresi de hesaplandığında en geç 13.12.2002 günü 24.00 saatine kadar dönmesi gerektiği hâlde dahi izin tecavüzü kastını sürdürerek eylemini işlemeye devam ettiği, bir süre daha izin tecavüzünü sürdükten sonra, Türkiye Mersin-Taşucu Deniz Hudut Kapısından çıkış yaparak 25.12.2002 tarihinde KKTC'ye Girne Limanından giriş yaparken izin tecavüzü durumunda olduğunun tespit edilmesi nedeniyle Liman İnzibat Subaylığı tarafından yakalanarak Girne Merkez Komutanlığına getirildiği, KTBK Girne Merkez Komutanlığında fiilen nezarethaneye kapatılmayıp serbest olarak barındırıldıktan sonra, 27.12.2002 günü birliği komutanlığına teslim edildiği; bu suretle sanığın 8.11.2002-25.12.2002 tarihleri arasında izin tecavüzünde bulunarak birliğinden ve dolayısıyla askerlik hizmetinden uzak kaldığı anlaşılmaktadır.
Sanık 8.11.2002 günü 08.00'de birliğine katılması gerekir iken katılmamış, iznini tecavüz etmeye başlamış, bu durumda iken suçunu gizlemek amacıyla tamamen sahte iki ayrı rapor düzenlemiş 25.12.2002 tarihine kadar birliğinden ayrı kalmıştır.
Sanık izin tecavüzü suçunu işlemeye başladığına göre, bu durumda iken sahte rapor temin etmesi, başlayan izin tecavüzü suçunu etkilememekte bu durum 25.12.2002 tarihine kadar devam etmiş bulunmaktadır. Dolayısıyla ister sahte belge düzenlensin, ister düzenlenmesin sanığın 8.11.2002 tarihinde başlayan izin tecavüzü suçu 25.12.2002 tarihine kadar temadi etmekte ve bu tarihte tamamlanmaktadır.
Sanığın izin tecavüzü sırasında iki adet sahte evrak tanzimi askerlikten kısmen ya da tamamen kurtulmak amacına yönelik olmayıp başlamış olan izin tecavüzü suçunu gizlemeye yöneliktir.
Nitekim As.Yrg.Drl.Krl.nun 21.4.1988 gün ve 1988/72-48 sayılı kararında, "görev belgesi ve kıt'a komutanının müsaadesi ile kıt'adan ayrılan bir kişinin, görev süresini tecavüz etmesi hâlinde görev belgesinde yapacağı bir tahrifatla bu süreyi uzatıp zamanında birliğine katılmaması, izne ayrılan kişinin iznini tecavüz ettiğinde, bunu mazur göstermek için sahte tabip raporu ve sair belge temin etmesi hâllerinde, kişinin bu dillerinin askerlikten kurtulmak için hile yapmak şeklinde kabul edilmesi gibi yasa ve mantığa ters bir durum ortaya çıkacaktır.
Müsaadesiz olarak her kıt'adan ayrılış hâlinde aynı zamanda askerlik hizmetinden uzak kalınmaktadır. Bu hususta yapılan her hileli hareketin ASCKnın 81inci maddesindeki suçu oluşturduğu kabul edilemez" denilmektedir.
Olayımızda, sanığın 8.11.2002-25.12.2002 tarihlerini içeren izin tecavüzü suçu yanında bu suçtan ayrı olarak "resmi evrakla sahtecilik" suçu da bulunduğundan, anılan suçlar nedeniyle ayrı ayrı hüküm tesisi gerekirken, mahkemenin sanığın eylemlerinin askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçunu oluşturduğundan bahisle tesis ettiği mahkûmiyet hükmünün suç vasfında hata nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy