(1632 S. K. m. 137) (765 S. K. m. 59, 565) (647 S. K. m. 4, 6) (818 S. K. m. 44) (353 S. K. m. 162, 221)
Hizmet kusuru sonucu Askeri Aracın Hasarına sebebiyet vermek suçundan sanık Terhisli J. Ulş. Er Arif BOCGÜN hakkında 8nci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince verilen 10.09.2003 tarih ve 2003/312-454 Esas ve Karar sayılı mahkumiyet hükmü, sanık tarafından süresinde temyiz edildiğinden, dava dosyası Başsavcılığın 25 Şubat 2004 gün ve 2004/1111 sayılı noksan soruşturmadan bozma isteyen tebliğnamesi ile Dairemize gelmekle incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Askeri mahkemece, sanığın Hizmet kusuru sonucu Askeri Aracın Hasarına Sebebiyet Vermek suçundan dolayı; ASCK'nın 137 ve TCK 59/2nci ve 647 sayılı Kanunun 4ncü maddeleri gereğince sonuç olarak 36.345.000 TL. ağır para cezası ile mahkumiyetine, sonuç cezanın 647 sayılı Yasanın 6ncı maddesi uyarınca ertelenmesine, 3.402.948.000 TL. hazine zararından BK.nın 44ncü maddesi gereğince 2.402.948.000 TL.lık bölümün indirilerek, 1.000.000.000 TL. hazine zararının sanıktan tahsiline karar verilmiştir.
Anılan hüküm, sanık tarafından Hazine zararının taksitlendirilmemesi yönüyle temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelemesinden; 09.06.2002 tarihinde Pülümür ilçe Jandarma Komutanlığınca, arazide bulunan birlik personelinin getirilmesi için oluşturulan konvoyda, 762355 plakalı askeri aracın şoförü olarak sanık J. Ulş. Er Arif BOCGÜN'un, görevlendirildiği, Pülümür Tunceli karayolunda seyir halindeyken sanığın aracın direksiyon hakimiyetini kaybettiği ve aracın takla atarak, Pülümür ilçesi parkına yuvarlandığı, olayda 3.402.948.000 TL Hazine zararının meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Olayı takiben olay yerine Pülümür ilçe Emniyet Amirliğinden gelen trafik polis memuru tarafından Trafik kazası Tespit tutanağı tutulduğu görülmektedir.(D.34)
Tutanağa istinaden olayın Pülümür Cumhuriyet Savcılığına intikal ettirilmiş olması ve sanık hakkında TCK.'nın 565nci maddesinde düzenlenen suç nedeniyle, TCK.'nın 119ncu maddesi uyarınca ön ödeme bildirimi yapılmış olması, bu bildirim üzerine sanık tarafından öngörülen para cezasının ödenmesi üzerine takipsizlik kararı verilmiş olması ya da ödeme yapılmaması nedeniyle dava açılması üzerine, bu konuda sivil mahkemece bir karar verilmiş olması ihtimal dahilinde bulunmaktadır.
Dolayısı ile, sanık hakkında takipsizlik kararı verilmesi, dava açılmış olması durumunda ise sivil mahkemece bu konuda bir karar verilmiş olması halinde, 353 sayılı Kanunun 162/son maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerekecektir. Bu nedenle olayın Pülümür Cumhuriyet Savcılığına intikal ettirilip ettirilmediğinin, Cumhuriyet Savcılığınca veya mahkemece bir karar verilip verilmediğinin tespiti önem taşımaktadır.
Belirtilen nedenle, olayın Pülümür Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirilip ettirilmediğinin, ettirilmiş ise, bu konuda savcılık ya da mahkeme tarafından bir karar verilip verilmediği hususu araştırılmadan hüküm kurulması kanuna aykırı bulunmuştur.
Bozma nedeni karşısında sanığın temyiz nedeni incelenmemiştir.
Sonuç ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve re'sen 353 sayılı Kanunun 221/1nci maddesi uyarınca mahkumiyet hükmünün BOZULMASINA,
10 Mart 2004 tarihinde tebliğnamedeki görüşe uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy