(1632 S. K. m. 66)
Askeri mahkemece sanığın 17.10.1997 tarihinde ayrıldığı izinden 23.10.1997 tarihinde dönmesi gerekirken 22.3.2002 tarihinde yakalanarak ele geçmesi nedeniyle mükerrer izin aşımı suçundan dolayı dava açılmış ise de, hakkında işlenemez suç nedeniyle beraat kararı verilmiştir.
Anılan kamı askeri savcı taralından; statü yasalarının usul yasaları gibi etkili olamayacağı olayda TCK' nın 2/2nci maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı, dolayısıyla beraat kararı verilmesinin kanuna aykırı olduğundan bahisle temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; tanığın 17.10.1997 tarihinde 6 gün süre ile ayrıldığı izinden 23.10.1997 tarihinde dönmesi gerekirken mazeretsiz olarak dönmediği 22.3.2002 tarihinde yakalanarak ele geçtiği anlaşılmakladır.
2.7.2003 gün ve 25156 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 15.7.2003 tarihinden geçerli olarak askerlik süresi 15 aya indirilmiştir.
Sanığa isnat edilen mükerrer izin asımı suçunun temadisi, söz konusu Bakanlar Kurulu kararından çok önce 22.3.2002 tarihinde kesilerek suçlanmıştır.
Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 24.2.1994 gün ve 1994/18 Esas, 1994/18 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi; statü yasaları, tıpkı usul yasaları gibi yürürlükte oldukları sürece hüküm ifade edip, geçmişe etkili olarak uygulanamamakladır. 15 aylık hizmet süresi dolanların terhis edilmeleri gerektiğine ilişkin düzenleme statüye ilişkin olup bu düzenlemenin yürürlüğe girmesinden çok önce işlenmiş bir suçu "istenemez suç" hâline getirmesine hukuki imkân bulunmamaktadır.
Belirtilen nedenlerle; sanığın üzerine atılı suçun işlenemez suç niteliğinde olduğundan bahisle beraat hükmü tesis eden mahkemenin kararı kanuna aykırı olduğundan bozmayı gerektirmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy