(353 S. K. m. 9)
Askeri mahkemenin 25.12.2003 gün ve 2003/1085-1094 esas ve karar sayılı hükmü ile;
Loj.Destek Kıta Komutanlığı iş ocaklarında 2.8.2002 tarihinde görevlendirilen Bçvş.S.Ö.'nün 1,5 ay kadar sonra 1.900.000.000 TL' sı açığının bulunduğunun Loj.Des.Komutanı tarafından tespit edilip, açığın oluşmasına Bçvş. S.Ö'nün sebep olduğu gerekçesi ile bu miktarı ödemesinin komutanlık tarafından istenmesi üzerine, sanık Bcvş.S.Ö.'nün bu açığı kapatabilmek için kredi çekmeye, diğer sanık M.E.'nin de kefil olmasına karar verdikleri, sanık Bçvş.S.Ö.nün maaşında icra ve mesken kesintisi, Bçvş.M.E.'in maaşından da Oyak ikraz kesintisi olması ve net ele geçen tutarların düşük olması nedeniyle, sanıkların maaş pusulalarının gerçek şekli ile bankaya ibraz etmeleri hâlinde S.Ö.'ye kredi verilmeyeceğini düşünerek, bankadan kredi alabilmek amacı ile her iki sanığın 15.10.2002 tarihli maaş pusulalarının yenisi hazırlanarak, bu pusulalarda kesinti kalemlerinin bazılarını yok gösterip, bazılarını da düşürmek suretiyle ele geçen tutarların yükseltilmesine karar verip, sanık Bçvş. S.Ö.nün yazıcı Er K.B.'ye bu yönde talimat vererek, sanıkların maaş pusulalarının, Er K.B.nin kesintiler bölümünde düzeltmeler yaparak sanık S.Ö.'nün icra ve mesken kredisi bölümüne sıfır, sanık M.E.'nin Oyak ikraz bölümüne de sıfır yazarak net ele geçen tutarları yükseltip pusulaların alt bölümüne de "Yukarıdaki personelin maaşlarında icra kesintisi yoktur" şeklinde yazarak, maaş mutemedinin adını "H.B.C." şeklinde ve Mly. Astsb. Üçvş. olan rütbesini de "Mly. Astsb. Kd. Çvş." şeklinde yazıp isim bloğunu açtıktan sonra, sanık Bçvş.S.Ö.'ye teslim ettiği, sanık Bcvş.S.Ö.'nün bu isim bloğu üzerindeki bölüme, sahte imza atarak, diğer belgeler ile birlikte bu belgeyi de kredi çekmek üzere bir özel bankanın Çerkezköy şubesine ibraz ettiği, banka şube müdürünün bilgisayar ekranından kontrol yaparak, gerek krediyi çekmek isteyen sanık Bçvş.S.Ö.'ye, gerekse kefil olan M.E.'nin daha önce çektikleri krediler nedeniyle haklarında İcra takibi yapıldığını gördüğü, sanığın ibraz ettiği maaş pusulasında maaşlarında icra kesintisi olmadığına dair ibareyi görünce borçlarını kapatmış olabileceklerini düşünüp, sanık Bçvş.S.Ö.'ye 4.000.000.000 TL kredi verdiği, sanığın kredi borcunu ödemeyince, banka müdürünün birlik mutemedini arayarak S.Ö.'nün maaşında haciz bulunup bulunmadığını sorduğu, bu şekilde sanıkların maaş pusulalarını sonradan sahte olarak düzenleyip bankaya ibraz ettiklerinin ortaya çıktığının mahkemece maddi vakıa olarak sabit olduğunun kabulü ile; her iki sanığın resmi evrakta sahtekârlık suçundan eylemlerine uyan TCK' nın 342/1 ve TCK' nın 59/2 maddeleri uyarınca neticeten birer yıl sekizer ay ağır hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına, her iki sanığın ASCK' nın 30'uncu maddesi uyarınca Türk Silâhlı Kuvvetlerinden çıkarılmalarına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Sanık M.E.'nin yüzüne karşı, diğer sanık S.Ö.'nün yokluğunda verilen hüküm sanık M.E. tarafından duruşma istemli ve sebep belirtilmeksizin temyiz edilmiş, diğer sanık S.Ö. ise, banka kredisini Bnb. A.İ.'nin baskısıyla çektiğinden Bnb.nin kendi cep telefonuna tehdit mesajları çektiği hususu araştırılmadığı nedeniyle hükmü temyiz etmiştir.
Başsavcılık tebliğnamesinde, sanıkların düzenleyip bankaya ibraz ettikleri belgede mühür ve düzenleyen makamın adını belirtir başlık bulunmadığından söz konusu belgenin resmi evrak niteliğinde değil, TCK' nın 345inci maddesinde düzenlenen özel evrak niteliğinde bulunduğu, her iki anığın eylemlerinin sübutu hâlinde TCK' nın 345'inci maddesinde yaptırım altına alınan özel evrakta sahtekârlık suçunu oluşturabileceği; bu suçun oluşabilmesi için belgenin kullanılmasının zorunlu olduğu, kışla sınırları içensinde düzenleyip düzenlenmemesin in öneminin bulunmadığı, suçun sahte olarak düzenlenen özel belgenin bankaya ibrazı ile gerçekleştiği, bu suçun ısken bir suç olmayıp, asker kişiler aleyhine işlenmediği, askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olmadığından yargılama görevinin adli yargıya ait olması nedeniyle askeri mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi gerekirken resmi evrakta sahtekârlık suçlarından ayrı ayrı tesis edilen mahkûmiyet ilişkin hükümlerin görev yönünden yasaya aykırı olarak tesis edilmeleri nedeniyle ayrı ayrı bozulması şeklinde görüş bildirilmiştir.
Sanıklar hakkındaki hükmün ağır cezalık işlerden olması nedeniyle duruşma isteminin kabulüne karar verilerek yapılan duruşma ve dosyanın incelenmesi sonucunda;
TCK' nın 342nci maddesinde düzenlenen resmi evrakta sahtekârlık suçunun oluşması için üzerinde sahtecilik yapılan belgenin resmi belge olması gereklidir.
Devlet bürokrasisinin ürettiği bir belge olan resmi belgenin o bürokrasinin getirdiği, o tür belge için öngörülen zorunlu bir takım biçim koşullarını taşıması gerekir (YCGK.8.12.1986, 67328-573).
İmza dışında başlık, paragraf, resmi mühür, soğuk mühür, tarih, sayı, ifade tarzı, konu itibariyle hitap şekli, kullanılan deyimler vb. gibi belgesine göre genellikle aranan, yerine göre belgenin geçerlik nedeni hâline gelen koşullardır.(Malkoç İsmail; Güler Mahmut; Türk Ceza Kanunu C.3 Sayfa 2505); (Savaş Vural, Mollamahmutoğlu, Sadık; Türk Ceza Kanunu C.3 Sayfa 3134). Dosyada bulunan ve sanıklar tarafından düzenlenerek bankaya kredi çekmek için ibraz edilen personelin maaşlarında icra kesintisi bulunmadığına dair maaş bordrolar örneği yazısında resmi mühür, belgeyi düzenleyen makamın adını belirtir başlık, tarih, sayı ve hitap edilen makam şeklinde resmi belgede bulunması gereken biçim koşulları yer almadığı için bu belgenin resmi evrak olarak kabul edilemeyip özel evrak niteliğinde olduğunu kabul etmek gerekmektedir.
Ancak, özel evrakta sahtekârlıktan TCK'nın 345'inci maddesi ile hüküm kurulabilmesi için özel evrakta sahtekârlık yapılması yeterli değildir. Suçun oluşması için madde de belirtildiği üzere sahte olarak düzenlenen özel evrakın bilerek kullanılmış olması gereklidir. Yani kullanma TCK' nın 345'inci madde de yaptırıma bağlanan bu suçun unsurudur.
Bu suçta fail çıkar sağlamak bilinciyle hareket etmektedir. Gerçekleştirmek istediği netice karşı tarafa zarar vermek, kendisine çıkar sağlamaktır. Bunun içinde özel evrakın sahte olarak düzenlenmesi yeterli olmayıp kullanılması şarttır. (YCGK.30.5.1994, 1994/9-131-154), (Gündel Ahmet; Zimmet, Sahtecilik, Hırsızlık, Gasp, Dolandırıcılık, Emniyeti Suiistimal Suçlar. Sayfa 354-356.)
Dosyada, sanıkların tanzim ettikleri maaş bordroları örneğinin evrak niteliğinde olmayıp, özel evrak vasfında olması nedeniyle eylemlerinin TCK' nın 345'inci maddesinde düzenlenen özel evrakta sahtekârlık suçunu oluşturabileceği, bu suçun da evrakın kullanılması ile oluşması ve sanıkların bu belgeyi askeri mahal dışında bir özel bankanın Çerkezköy Şubesine ibraz etmek suretiyle kullandıkları göz önüne alındığında anılan suçun askeri mahal dışında işlendiği görülmektedir.
Bu durumda, askeri bir suç olmayan, asker kişiler aleyhine ve askerlik hizmet ve görevleri ile ilgisi bulunmayan özel evrakta sahtekârlık suçundan yargılama görevinin askeri mahkemenin görevi dışında olması ve adli yargıya tâbi olması nedeniyle görevsizlik karan verilmesi gerekirken yargılamaya devam edilerek her iki sanık hakkında tesis edilen hükümlerin görev noktasından bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy