(1632 S. K. m. 89)
Sanıkların, Beşiri İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı Oğuz Jandarma Karakolunda askerlik hizmetini yaptıkları sırada 15.9.2001 günü saat 10.30'da karakol komutanı tarafından karakolun dış çevre aydınlatmalarının yanıp yanmadığının kontrolü maksadıyla görevlendirildikleri, görevlerini yaptıktan sonra karakola dönerlerken E.E.'nin dere yatağında kapsül şeklinde tanımlanan bir cisim bulduğu, bu cismi 4 No.lu tankın bulunduğu nöbet yerine getirerek oynamaya başladıkları, burada nöbetçi olan Onb. M.Ç.'nin sanıklara cisimle oynamamalarını, komutanlarına haber vermelerini söylediği hâlde, sanık E.E. nin cismin arkasındaki kanatçıkları yan keskiyle kestiği, diğer sanık M.M. S.'nin de cismin ön kısmını çıkarmaya çalıştığı, çıkaramayınca cismi duvara vurduğu ve cismin patladığı, sanıklar ile nöbetçi Onb.M.Ç.'nin yaralandıkları, bu cismin 66 mm'lik M 72 A2 lâv silâhına ait roket mühimmatı olduğu sanıklar ile mağdur ve tanık ifadeleri, dosyadaki yazılı delillerden anlaşılmaktadır.
Askeri mahkemece, sanıkların kendilerine tebliğ edilmiş olan, ayrıca olaydan 5 gün önce verilen "emniyet kazalarını önleme dersinde" anlatılan Emniyet ve Kaza Önleme Özel Talimatı nın 32'nci maddesinde belirtilen, Arazide bulduğum şüpheli malzeme, patlayıcı madde ve buna benzer cisimlerle oynamayacağım, bulduğum ya da gördüğümde haber vereceğim. şeklindeki emre aykırı hareket etmek birbirlerinin hayati tehlike risklerine yol açmak suretiyle büyük zararlar doğuran emre itaatsizlikte ısrar suçunu işledikleri sabit görülerek mahkûmiyetlerine karar verilmiş ise de;
Sanıklara da tebliğ edilmiş olan "Tek Er İçin Emniyet ve Kaza Önleme Özel Talimatı" incelendiğinde, genellikle askeri hizmetle ilişkisi bulunmayan bazı hususlara dikkat edilmesi için uyarı niteliğinde olduğu, talimatın 32'nci maddesinde yer alan yukarıda belirtilen ibarenin de personelin can güvenliğini sağlamaya yönelik bir uyarı niteliğinde bulunduğu, yüklenen suçun unsurları itibariyle oluşmadığı sonucuna varılmaktadır. Nitekim sanıkların kendi hayatlarının da tehlikesi söz konusu olduğundan, emre itaatsizlikte ısrar kaslıyla hareket ettikleri düşünülemez.
Nöbetçi Onb.M.Ç.'nin de yaralanmış olması nazara alındığında, sanıkların dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak mahiyetini bilmedikleri cisimle oynamaları sonucu patlamasına sebebiyet vermek şeklindeki eylemlerinin, TCK'nın 459'uncu maddesinde yazılı "Tedbirsizlik ve dikkatsizlikle Yaralamaya sebebiyet vermek" suçunu oluşturabileceği, bu suçun ise askeri bir suç olmaması, askeri bir suça bağlı olmaması ve sanıkların da terhis edilmiş olmaları itibariyle askeri mahkemede yargılanmalarını gerektiren ilginin kesilmiş olduğu cihetle, dosyanın görevsizlik kararıyla adliye mahkemesine intikal ettirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi kanuna olduğundan mahkûmiyet hükmünün bozulması yoluna gidilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy