(353 S. K. m. 166)
Askeri Savcılığın 14.12.2000 tarih ve 2000/29-1327 esas ve karar sayılı iddianamesi ile, sanığın olay tarihinde içki içerken yakaladığı üç eri bölük komutanına şikâyet edeceğini söyleyerek kimliklerini aldığı, erlerin aralarında topladığı üç milyon Türk lirası parayı sanığa vermeleri üzerine kimliklerini geri verdiği, bu suretle müteselsilen memuriyet görevini suiistimal suçundan eylemine uyan ASCK'nın 144'üncü maddesi delaletiyle TCK'nın 240 ve 80inci maddeleri gereğince cezalandırılması talep edilmiştir.
Askeri mahkemece; sanığın, 9.10.1998 tarihinde rüşvet almak suçunu işlediği kabul edilerek eylemine uyan ASCK'nın 135'inci maddesi delaletiyle TCK'nın 212/2, 219/3, 59/2'nci maddeleri uyarınca bir yıl dört ay yirmi gün ağır hapis ve 4.166.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına, ASCK'nın 30uncu maddesi uygulanarak Türk Silâhlı Kuvvetlerinden çıkarılmasına karar verilmiştir.
Hüküm sanık tarafından sebep gösterilmeksizin, sanık vekili tarafından ise eksik soruşturma, vasıf ve takdir yönlerinden yasal süre içinde temyiz dilmiştir.
Tebliğnamede, sanığın savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle usul yönünden kanuna aykırı kurulan mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmesi görüşü bildirilmiştir.
CMUK'un 258 ve 353 sayılı Kanunun 166'ncı maddelerinde düzenlenen ek savunma müessesesi, sanığın hakkında iddianame tanzim edilerek yargılandığı suçun mahiyet ve niteliğinde değişme olması hâlinde sanığın bundan haberdar edilerek savunmasını hazırlamasına imkân vermek amacıyla konulmuştur.
Sanığın ifadesinin tespiti için Keşan Asliye Ceza Mahkemesine yazılan 10.1.2001 tarihli talimat yazısında, "Sanığın eyleminin ASCK'nın 135'inci maddesinde düzenlenmiş olan rüşvet suçunu oluşturma ihtimaline binaen ve sanık hakkında bu madde ile ASCK'nın 30 ve maddenin fer'i cezaların uygulanması ihtimaline binaen ek sorgusu alınmasını" şeklinde yazılarak, sanığın dosya 112'deki 9'uncu Piyade Tümen Komutanlığı Askeri Mahkemesince tespit olunan sorgusunda bu maddelere göre ek savunması alınmıştır.
29.5.2003 tarihli duruşmada askeri savcının "sanığın eyleminin rüşvet almak suçunu oluşturduğu anlaşıldığından eylemine uyan ASCK'nın 135'nci maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve sanığın ASCK'nın 30'uncu maddesi uyarınca Türk Silâhlı Kuvvetlerinden çıkarılmasına karar verilmesi" şeklindeki esas hakkındaki mütalâaya karşı "sanığın savunması ve son sözü yerine geçmek üzere önceki ifadeleri okundu." denilmekle yetinilmiştir.
ASCK'nın 135'inci maddesi bir ceza maddesi olmayıp, askeri şahısların Türk Ceza Kanununun 3'üncü babının 3'üncü faslında yazılı suçlardan birini işlemesi hâlinde o fasıldaki cezalarla cezalandırılacağını düzenleyen bir atıf maddesidir. Sanığın Türk Ceza Kanununun hangi maddesini ihlâl edebileceği belirtilerek hangi suçtan ve hangi maddelerden yargılanacağına dair suç vasfındaki değişikliğin açıkça sanığa bildirilmesi ve bu maddeler doğrultusundaki hukuki nitelemeye göre ek savunması alınması gerekirken ASCK'nın 135'inci maddesine göre ek savunmasının alınması savunma hakkını kısıtlayıcı nitelikte görülerek 353 sayılı Kanunun 166 ve 207'nci maddelerine aykırılık nedeniyle hükmün usul yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy